SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Sercan Hamzaoğlu – Sözcü | Derbide net bir şekilde gördük, tutanın ne kadar iyiyse atanın da o kadar kaliteli olmalı. Galatasaray, Fenerbahçe'yi kalecisi ve santrforunun kalitesiyle mağlup etti.

Aslında iki takımda birbirine büyük bir üstünlük kurmadı. Beraberliğe kitlenen maçı santrforların kalitesi ve kalecilerin performansı belirleyecekti. Altay, Onyekuru'nun net pozisyonunu çıkararak üzerine düşeni yaptı. Ancak Mostafa Mohamed'in birinci sınıf vuruşuna yapacağı hiçbir şey yoktu. Muslera dün yine kalesinde devleşti. Fenerbahçe'nin santrforları da birinci sınıf vuruşlar yapamayınca Galatasaray 3 puanı atan ve tutanının kalitesiyle aldı. Maçın özeti resmen buydu.

Devre arası transfer döneminde Fenerbahçe, özellikle Szalai ve Osayi gibi takıma hemen katkı sağlayan iyi isimler aldı. Ancak bu takımın net bir şekilde santrfor ihtiyacı varken takviye yapılmaması büyük yanlıştı. 25-30 gol atacak santrfor alacağız dendi ama goller daha çift hanelere bile çıkmadı. Fenerbahçe'nin santrforları şampiyonluk yolundaki rakiplerinin oyuncularından oldukça geride.

Sahanın içine tekrar dönecek olursak özellikle 1-0'dan sonra Fenerbahçe'nin Mesut Özil'le oynadığı oyun gelecek adına olumlu işaretler verdi. Mesut Özil oyuna girdikten sonra oyun zekasını gösterdi. Arkadaşlarını yönlendirdi. Onun üzerine bir an önce sistem kurulmalı. Erol Bulut, Mesut'un futbol bilgisinden saha içinde mutlaka yararlanmalı.

Erol hocanın oyuna müdahaleleri yine yeterli olmadı. Sezon başından beri Fenerbahçe'nin sıkıntısı da bence bu. Haftalardır sakatlığı nedeniyle oynamayan Sinan Gümüş yerine oldukça formda olan Thiam neden tercih edilmedi, gerçekten anlamadım. Mert Hakan Yandaş'a da net bir şey söylememiz lazım. Bu gidişatıyla Fenerbahçe tarihinin hayalı kırıklığı transferlerinin başında gelir ve sarı-lacivertli formayı da uzun süre giyemez.

Erol Bulut'un saha içinde alternatif planlarını da bir türlü göremiyoruz. Bir bölgeden oyuncu çıkıyor, yerine aynı bölgeden futbolcu giriyor. Rakibi şaşırtacak, baskıya artıracak müdahaleleri yapmıyor. Elindeki kadro her sistemi, her oyun planını oynamaya müsait. Bu kadronun zaten şampiyonluk yarışında olmaması mucize olurdu. Kalan 17 maçta teknik direktör dokunuşları ligin kaderini belirleyecek.

Hakeme gelecek olursak, Cüneyt Çakır dün maçı idare etmeye gelmiş. Aslında pozisyon pozisyon değerlendirmektense VAR'ın varlığını tartışmak lazım. İnanılmaz standartsız bir sistem Türkiye'de. Yani o çizgi nasıl çizildi. Federasyon bunu açıklamalı. Göstermeli. İnsanların vicdanını rahatlatmalı. Pozisyonu tekrar tekrar izledik, çizginin çekildiği açıdan imkanı yok ofsayt anlaşılmaz. Milimetrik bir karar 30 saniyede verildi. Daha net ofsayt kararları 3-4 dakika sürüyordu. Demek ki Fenerbahçe aleyhine olunca çizgi 30 saniyede çiziliyor, hem de santim değil milimetrik pozisyonda.

Sonuç olarak Fenerbahçe dün sadece bir derbi kaybetmedi. Rakibine liderliğin yanı sıra sezon sonu çok önemli olabilecek ikili averajı da verdi. Kaybedilen derbi dünyanın sonu değil ancak şampiyonluğun ne kadar zor olduğunu herkes görmüştür. Galatasaray da Beşiktaş da kadrosunu ciddi anlamda güçlendirdi. Sarı-lacivertliler dersini alıp bir an önce artık rakiplerine oyununu kabul ettirdiği bir sisteme dönerek şampiyonluğa yürümeli.

Yayınlanma Tarihi:10:00,