SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

‘MEMNUN’İYET

26 Ocak 2021

Galatasaray’ın resmi internet sitesine girdiğinizde, erkek basketbolundaki başarılar 5 ayrı bölümde ‘Yenilmez Armada’ başlığıyla anlatılıyor.

Kadınlarda 3, erkeklerde 1 Avrupa kupası kazandı bu kulüp. Türkiye’de daha iyisi yok. Basketbol, Galatasaray camiası için olmazsa olmaz. Bu sporu Türkiye’ye tanıtan kulüp. Efsanesi çok… Ama hala bunun farkında olmayanlar var!

Diagne ve Luyindama gibi; bırakın 5 büyük ligi, Avrupa’nın ikinci sınıf futbol ülkelerinin takımlarında zor forma bulacak kapasitedeki iki oyuncuya 21 milyon Euro bonservis bedeli ödemeyi başarıp tarihe geçtiler! Falcao’nun imza parası ile maaşını da katın; sadece 3 futbolcu transferiyle kulübü neredeyse 50 milyon Euro zarara uğrattılar. Akıllanmadılar, hala saçma sapan paralara gereksiz transfer yapma peşindeler. Kadro mühendisliği yine sıfır! Hal böyleyken…

İşe yaramaz transferlerle şov yapıp tribüne oynayan yönetimin kulüp tüzüğünü bilmeyen ikinci başkanı, topu topu 3 milyon Euro’luk bütçeye sahip bir şube için “Kapatalım” diyebildi. Bu yönetici, kulüpten hangi gazete ve gazeteciye haber sızdıracağını iyi biliyor sadece! Yaptığı transferlerle futboldan anlamadığını kanıtlayan yönetimin basketboldan hiç haberi olmayan başkan yardımcısı; bir akrabasına torpille basketbolcu lisansı çıkarttırdı. Sağdan soldan ulaştırılan istatistiklerle kendini savunmaya çalıştı. Takım sahada 30 fark yerken turşucu tarifi veren yöneticiyi de unutmadık.

O kadar vizyonsuzlar ki… Yıllardır bu branşı domine eden ezeli rakiplerinin gölgesinde kalmaktan bıkmadılar, usanmadılar! Mali açıdan daha kötü durumda olan ama en azından (iyi-kötü, tutar-tutmaz) proje geliştiren diğer ezeli rakibin gençlerinden fark yiyen takımlarını izleyen Galatasaraylı yönetici var mıdır peki? İzlediyse ne düşündü acaba? Türkiye’nin en çok uluslararası kupa kazanan şubesinin değeri, mevcut yönetimin gözünde sıfır. Ama zaten planlama yapacak bilgileri de yok yetileri de…

Şube kime emanet; kadro planlamasını kim, nasıl, neyle yaptı, yapıyor; belli değil… Kadın takımı, bir şekilde kendi yağında kavruluyor. Erkek takımının hali ise içler acısı. 16 takımlı Süper Lig’in puan sıralamasında Ormanspor ve Fethiye Belediyesi’ni geçebildiler. 18 maçın 12’sini kaybetti Galatasaray ve düşme hattının hemen üzerinde. Avrupa’da 5 yıl önce 2 numaralı turnuvayı, EuroCup’ı kazanan takım birkaç yıldır galibiyeti bile arar oldu. Bu sezon Kupa 3’teki (FIBA Şampiyonlar Ligi) grubunda, fark yediği Danimarka temsilcisinin bile altında kaldı. Yalçın Granit’in kulübü bu; ayıp!

Sezon başından beri 3 koç değişti. Ertuğrul Erdoğan ile başladılar, Ömer Uğurata ile devam ettiler, şimdi Ekrem Memnun var takımın başında. Ne dedi Ekrem hoca en başta? “Disiplinli olmak lazım. Ben kulübün geçmişine, kültürüne, inancına, basketbola olan sevgisine güveniyorum.” İyi de… Bu geçmişi, kültürü bilen, basketbolu seven yönetici mi var kulüpte? Disiplinden, kültürden söz etmişken… Cinsel saldırı suçundan hapis cezası aldığı halde takımda kalan oyuncu ne olacak? Ekrem Memnun, camianın içinden biri. Türkiye’nin Kupa 1 seviyesindeki ilk Avrupa şampiyonluğunda onun imzası var. Ama şimdi şartlar da farklı, takım da. İşi çok zor.

Basketbolda en önemli şey düzen ve organizasyon. Sezon ortasında nasıl kurulacak bunlar? Ekrem hocanın şansı (veya şanssızlığı) basketbolun, sürekli futbolun gölgesinde kalıp hiç gündeme gelmemesi. Ne yapsa kimse umursamayacak! Umarım yolun sonu ‘MEMNUN’İYET olur… Ama bu yönetimle ve bu kafayla zor!

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek