SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İbrahim Çolak Sözcü’ye konuştu: Olimpiyat altınını şansa bırakamam

Son olarak Mersin'de düzenlenen Artistik Cimnastik Şampiyonası'nda altın madalya kazanan dünya şampiyonu İbrahim Çolak; başarısının sırrını, ailesinin kendisine olan güveni, Tokyo Olimpiyat hedefini ve annesinin başarısındaki payını Sözcü'ye anlattı.

Güncellenme: 12:59, 27/12/2020
İbrahim Çolak Sözcü’ye konuştu: Olimpiyat altınını şansa bırakamam

YASİN YILDIRIM – SÖZCÜ | Halka aletindeki performansına dünyanın şapka çıkardığı İbrahim Çolak, Türk cimnastik tarihini yeni baştan yazmaya devam ediyor hem de altın harflerle… Tek dünya şampiyonumuz İbrahim, bu unvanına Mersin'de Avrupa şampiyonluğunu da ekledi. Şimdi gözü en tepede, yani olimpiyatlarda. İzmir'deki evinin kapılarını SÖZCÜ HAFTASONU'na açan şampiyon sporcumuz dünden bugüne uzanan başarı hikayesini anlattı.

TÜRK CIMNASTIĞININ ALTIN ADAMI

7 Ocak 1995 İzmir Konak'ta doğan İbrahim, 5 yaşında amcası Erkan Çolak'ın keşfiyle Çavkar Jimnastik Kulübü'nde spora başladı. 20 yıldır antrenörü Yılmaz Göktekin ile birlikte çalışmalarını sürdürüyor. İlginç keşif hikayesini de İbrahim'den dinleyelim: “Küçükken kapılara falan tırmanıyordum, çok hareketliydim. Amcam beni bu spora yönlendirdi. Antrenörüm beni denemeye aldı. Benden şınav çekmemi istedi. Başlamışım 20, 30, 40… O dur demese devam edecekmişim. Yılmaz hoca bu çocuk düzenli çalışırsa çok iyi yerlere gelebilir demiş. Zaten kısa süre sonra Türkiye çapında dereceler elde etmeye başladım.”

  • Bu başarılar nasıl geldi peki?

“Gönül vermek, fedakarlık, zorluklara karşı asla pes etmemek. Bunun yanında büyük destekler verildi bize. Güzel bir jenerasyon yakaladık. Aynı salonda antrenman yapıyoruz. Spordaki hırs, arkadaşlık ilişkimizin önüne geçmedi. Arkadaştan çok kardeş gibiyiz. Bu başarılarda en büyük etken büyük bir aile olabilmemiz. Antrenörüm Yılmaz Göktekin'in titizlikle hazırladığı planlı ve programlı çalışmanın ürünü bu. Ailem, antrenörüm ve takım arkadaşlarımın büyük emeği var. Bunu birlikte başardık.

Tokyo sonrası nikah masasına
Hedefim 2024 olimpiyatlarında da yarışmak. Fizik olarak iyi olursam 2028'i zorlarım. O zamana kadar kazanabildiğim kadar madalya alarak unvanımı korumak istiyorum. Özel hayatımda da nasip olursa 2021'den sonra evlenmeyi düşünüyorum. Hayat orada da devam ediyor.

  • Antrenmanlarınız çok ağır. Biraz bahseder misin?

Haftanın 3 günü çift 3 günü tek antrenman yapıyoruz. Çift antrenmanlarda 6 saate çıkıyor. Bir gün izin var. Yılın bütün zamanı bu şekilde. 20 yıldır bu sporu yapıyorum. 15 yılını böyle bir programla geçirdim.

  • Halka aletini biraz anlatır mısın?

Tamamen kuvvete dayalı bir alet. Kuvvetiniz ne kadar gelişmiş durumdaysa o kadar sağlam ve net yapabilirsiniz. Zorluğu burada. Diğer aletlerde teknikle birçok şey yapılabilir. Halka aletinde kuvvetli olmak zorundasınız. Yoksa hiçbir şansınız kalmaz. İki gün bile antrenman yapmazsanız etkilenirsiniz.

  • 2019 yılında Dünya Şampiyonu olduğun o tarihi anı anlatır mısın?

Her şey bir rüya gibiydi. Kelimelerle anlatılmaz yaşanır gerçekten. Tarihimizde bir ilk oldu, olimpiyat hakkı kazandık. Üzerinden biraz zaman geçtikten sonra nasıl önemli bir şeyi başardığımı idrak edebildim. En büyük hayalimdi. 20 yılın emeği var. Böyle başarılarla tarihe geçmek her şeyi unutturuyor. İyi ki de bu yolu izlemişim.

  • Sakatlandığın ana gelelim. Olimpiyatları kaçıracaktın ama salgın belki de senin kaderini değiştirdi.

Gözümün önüne olimpiyatlar ve Avrupa şampiyonası geldi. Korkmuştum açıkçası. Tokyo rüyam bitmişti. Nasip deyip ameliyata girdim. Her işte bir hayır vardır. İkisi de ertelendi Avrupa Şampiyonası üstelik Türkiye'ye verildi. Ciddi stres yaşadım. Serimi bitirip yere indiğim an üzerimden o kadar büyük bir yük kalktı ki. Çok şükür dedim.

  • Tokyo 2021'den beklentin ne?

Olimpiyatlar bir sporcu için zirve. Hedefim olimpiyatlarda madalya kazanmak. Tabii ki altın için yarışacağım. Üzerimde baskı olacaktır ama üzerinden gelebileceğimi tahmin ediyorum. Olimpiyatlarda işimi şansa bırakmak istemiyorum. Orası en ufak bir hatayı kaldırmaz. Çok ama çok çalışacağım. Emin olun ki altın için her şeyi yapacağım ve başarabileceğime inanıyorum.

  • Senin peşinden gelmek isteyen çocuklara neler tavsiye edersin?

Bu spor sabır isteyen bir spor. Ama cimnastikçi olmak bence bir ayrıcalıktır. Çünkü çok fazla yapan olmuyor. 35 farklı ülkeye gittim. Bu sayede kişisel gelişimime katkıları oldu. Kendilerine hedefler koymaları gerekiyor. Bu yolda engelleri aşmalı ve asla pes etmemeliler. Hiçbir şey imkansız değil. Türkiye'de bu spor hak ettiği yerde değil henüz. Biz bayrağı yukarıya çıkartmak için çalışıyoruz.

“AİLEM SAYESİNDE BURALARA GELDİM”

İbrahim Çolak'ın annesi Sultan Çolak yarı maraton koşan bir ev hanımı. Babası Mehmet Çolak da maraton koşan bir işçi emeklisi. Sporu seven anne-baba çocuklarının bugünlere gelebilmesi için gecesini gündüzüne katmış. İbrahim'den dinleyelim: “Annem beni her gün cimnastiğe götürüyor. Orada 2-3 saat bekleyip geri getiriyordu. Annem ve babam benim en büyük destekçim. Babam işe giderken görüyordum. Hep annemle vakit geçiriyordum. Annemin işi olduğunda ablam, babaannem, yengem kim müsaitse. Kimse de ‘bana ne' demedi. Herkes benim için adeta seferber oldu aslında. Amcam sadece yarım saat-kırk dakika zaman kazanayım diye motoruyla beni almaya gelirdi. Bütün ailem bana göre uyardı. Hepsi benim için fedakârlık yaptı. Hayatımdaki her konuda beni desteklediler. Onlar sayesinde buralara geldim.”

O SAKATLIK HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

“Her şerde bir hayır var derler ya. 2013 yılında sol ayak bileğimden sakatlandım. Ayağım tam 5 hafta alçıda kaldı. O 5 hafta, koltuk değnekleriyle salona gidip kollarımı ve gövdemi çalıştırıyordum. 5 hafta sonra gövdem o kadar güçlendi ki halka performansımı çok üst düzeye çıkarttı. Hareketleri yaparken titreme falan olmuyordu. O sakatlık bana çok büyük bir avantaj sağladı. Halka serüvenim başladı. 20 yıllık sporculuğumdaki en büyük tecrübe şu, sporcu yatarak iyileşmiyormuş. Ben her sakatlığımdan sonra salona gittim. Oradaki havayı soludum, arkadaşlarımı gördüm. Sakatlık sonrasında hep güçlü şekilde geri döndüm.”

THE COLAK-2 YOLDA

Bir cimnastikçinin kendi adını taşıyan bir hareketinin olması tarifsiz bir duygu. 3 aylık çalışmayla The Colak' hareketi çıktı. 2017 Avustralya'daki Dünya Kupası'nda gerçekleştirdik. Deneme formu dolduruyorsunuz sonra hareketin videosu çekiliyor. O yarışma için geçici bir puan veriyorlar. 1.5 ay sonra Federasyon Başkanımız Suat Çelen'e bu hareketin onaylandığı mesajı geldi. O mesaj gelince çok farklı bir mutluluk oluştu. Madalyanın yeri çok ayrı ama bu sefer gerçek anlamda ismimi tarihe yazdırmak beni çok mutlu etmişti. Belki bu ilgiden dolayı thecolak2 hareketini 2021'den sonra literatüre sokabilirim.

Yayınlanma Tarihi:12:00,