SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Diego Maradona’ya çalım atan adam: Şevket Candar

Galatasaray'ın eski yıldızlarından Şevket Candar, Diego Maradona'ya çalım attığı tarihi anı anlatırken geçmişe dair önemli açıklamalar yaptı.

Güncellenme: 10:45, 20/12/2020
Diego Maradona’ya çalım atan adam: Şevket Candar

Diego Armando Maradona'nın dünyayı yasa boğan vefatının ardından çok şey yazıldı çizildi. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de derin izler bırakan Arjantinli efsanenin Sevilla forması giydiği dönemde Galatasaray ile oynadığı gösteri maçı da yeniden gündeme gelmişti. O maçın unutulmaz anlarından biri Galatasaray forması giyen Şevket Candar'ın, Maradona'ya attığı çalımdı.

Hafızalara ‘Maradona'ya çalım atan adam' olarak kazınan Candar'la SÖZCÜ HAFTASONU için çok özel bir röportaj gerçekleştirdik.

  • O anı bizlere anlatır mısınız?

“Rahmetli gelmiş, geçmiş ve gelecek en iyi futbolcuydu. Messi yanından geçemez. Topu orta alandan bir alıyordu, al alabilirsen. Kelimelerle anlatılmaz bir futbolcuydu. Sağdan, soldan, ortadan gittiğinde ne yapacağı belli değildi. Allah yeteneği vermiş de almayı unutmuş. Sevilla ile özel maçımız vardı. Simone de oynuyordu, Maradona da. Taç kenarının orada bir çalım attım. Denk geldi, iki üç kişi daha geçtim, ardıma bir baktım arada Maradona da varmış. ‘Ulan ne yapıyorum' dedim. O maçta hiç sıkmadı. Terlemedi bile. Şov için gelmişti. Ölçü olamaz ama ona çalım atmak mükemmel bir duygu. Onu yakından görmek gurur verici. Unutulmaz bir anımdı. Çocukluğunun idolüne karşı oynamak farklı bir şeydi. Ayaklarım titriyordu. Adamın yüzüne bakamıyordum. Öyle bir enerjisi vardı.”

“NAİM'İN OKULUYDU”

  • Biraz kendinizi anlatır mısınız?

“1966 Bulgaristan doğumluyum. Liseye kadar spor okulunda okudum. Oradaki spor okulları devlet destekliydi. Komünist rejimde devlet destekliydi. Her büyük şehirde bir spor okulu vardı. Naim Süleymanoğlu gibi o da spor okulunda yetişmeydi. Daha sonra ikinci ligde bir takıma çıkıp oynamaya başladım. Türkleri pek sevmezler ve üstlere çıkarmazlar. Bulgar liginde çok çok nadir Türk futbolcu çıkartırlar, ben de aralarından biriyim. 1986'dan 1989'a kadar top oynadım. O dönemde Türkiye için kapılar açıldı. Sıra aldık evimizi boşalttık. Bir anda sınır kapandı. Kaldım orada. Giden gitti kalan kaldı. Bonservisim elimdeydi. Bir teklif geldi Lokomotiv takımından. Oraya gidip orada oynadım. Ardından Türkiye'ye transfer oldum.

RAŞİT HOCA KEŞFETTİ

  • Peki Galatasaray'a nasıl geldin?

“Raşit Çetiner beni Galatasaray'a kazandırdı. Avcılar'da akrabalarda kalırken ona ulaştılar. O dönemde Raşit Hoca, Mustafa Denizli'nin birinci yardımcısıydı. Yanımda kaset vardı. Ve hocaya gönderdik. O da evinden izledikten sonra Mustafa Hoca'ya izletti. Mustafa Hoca da görüyor hemen idmana çıkartalım diyor. Yönetim de görüyor. Yurdeşen Karahasan abi. Ondan sonra alalım dediler. Ertesi gün idmana çıktım. İdman bitmeden pasaportumu aldılar.”

  • Galatasaray'a geldikten sonra hayatında ne değişti?

“Galatasaray’a transfer olursan hayatın komple değişiyor. Türkiye'nin gözde futbolcusu oluyorsun. İnsanlar sana ilgi gösteriyor. Görmediğim değeri görmüştüm.”

  • Florya'daki maceran neden kısa sürdü?

“Resmen hakkımı yediler. Şampiyon olduk her şey yolunda gitti. Bütün kupaları aldık. Yeni imza atmıştım ve Almanya'ya kampa gittik. Ondan sonra ne oldu anlayamadım döndüm, Adnan Polat aradı. ‘Gel' dedi. Gittim. ‘Kusura bakma seni Ankaragücü'ne gönderiyoruz' dedi. ‘Olur mu öyle şey her şey yolunda gidiyor neden' dedim. Ağlayarak çıktım gittim. Gururuma yediremedim. Ankaragücü'ne gittim. Ama bu, benim sonum oldu. İki ay sonra çok talihsiz kaza geçirdim. Dönemin başkanı Celal Aydın aramadı. Kalçam çıktığı için 6 ay oynayamadım. Beni aramadıkları için artık orada oynamak istemiyorum dedim. Petrol Ofisi, Denizlispor, Siirt'e ondan sonra Zeytinburnu… Öyle kariyerim bitti ve futbolu bıraktım.”

İLGİLİ HABER Fatih Karagümrük-Galatasaray maçında yaşananlar: Fatih Terim`in sözleri hakemi dağıttı Fatih Karagümrük-Galatasaray maçında yaşananlar: Fatih Terim`in sözleri hakemi dağıttı

BEŞİKTAŞ’A UNUTULMAZ GOL

“TSYD maçıydı. Kalli hocanın geldiği sene. Kendimi göstermek için her şeyimi vermek zorundaydım. Beşiktaş'a karşı Madida'yı marke ediyordum. Top geldi. Santradan önümü boş gördüm, sol ayağımla bir vurdum baktım 90'a gitti. Herkes havalara uçtu. Biraz da şansım vardı. İdmanda 100 tane deneme atsam atamazdım.

“ÇENEMİ TUTAMADIM”

“Benim dezavantajım burada doğup burada büyümemekti. Keşke burada doğsaydım. Orada rahattım. Hazır cevaplılığım ve ani tepkilerimin kurbanı oldum. Çenemi tutmadım. Galatasaray'da büyük haksızlıklara uğradım.”

“YALAKA OLSAM HOCA OLURDUM”

“Teknik direktörlüğüm tutmadı değil. Sistem bozukluğu var. Bir siyasi partiye yakın olmalısınız. Yalaka olsam bir yere gelirim. Yalaka değilim. Hocalığıma güveniyorum. Allah şans versin herkes görecek.”

“UEFA KUPASI’NIN TEMELİNİ KALLİ ATTI”

“Galatasaray efsanesi bizim zamanımızda oluşmaya başladı. UEFA Kupası'na giden temeli Karl Heinz Feldkamp attı. Kalli'nin döneminden itibaren, genç isimler takıma kazandırıldı ve yıldızlaştı. Okan, Tugay, Suat, Bülent vardı. Bunların üstüne Hakan Ünsal, Hagi, Popescu, Taffarel eklendi ve başarı yakalandı. Başlangıç Kalli'nin döneminde oldu. Kalli, Alman olduğu için disipline hayrandı. Adam idmanda dakikti. Bu disiplinle kazandı. Futbolu çok iyi bilen isimdi. Ön tarafta yapılan baskı onun zamanında olmuştu. Fatih Terim, Kalli'nin bıraktığı mirasa sahip çıktı ve zaferler kazandı. Fatih Hoca üstüne koyarak devam etti. Hakkıyla aldı, tartışmasız Türkiye'nin bir numarası.”

“OKAN BURUK BAYERN’E GİDECEKTİ”

“OKAN ile diğer takım oyuncuları arasında büyük fark vardı. Çok çok yetenekliydi. Ayağı Trabzonspor maçında kırılmasaydı Bayern Münih'e gidiyordu. Korkunç yetenekliydi. Maradona'nın en güçlü zamanı gibiydi. Topu aldığında ondan topu alamazdınız. Koordinasyon, oyun zekası, dikine oynama, gol atma, gol attırma her şey vardı. Ona faul yapmadan topu ondan alamazdınız. Sakatlığı çok kötü oldu. Görünen köy kılavuz istemez. Kendini çok iyi yetiştirdi. Gittiği bütün takımlarda üstüne kattı. Maalesef bizden sonraki nesilde teknik direktör olan kendini futbolcu sanıyor. Ama sen artık teknik direktör olmuşsun. Orada yenilik neyse onu takip edeceksin. Futbol elektronik eşya gibi. Devamlı gelişiyor ve kendini yenilemen lazım. Hoca kendini çok yeniledi ve geçen sene hakkıyla şampiyon oldu.”