SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe’nin PP’si

22 Kasım 2020

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ‘Erol Hoca Kasım ayı ortasında sistemi oturturuz dedi’ demişti. Son Gençlerbirliği maçına baktığımızda bunun yerini bulan bir iddia olduğunu söylemek güç değil. Ancak sistem otursa da, kadro henüz kendisini bulabilmiş değil. Elbette böyle geniş bir kadroda ve olağan dışı bir dönemde yaşanacak aksilikler hesaba katılınca zaman zaman değişiklikler olacaktır. Ancak ligin 9. haftasındaki maça; ilk kez 11’de oynayan 4 futbolcusu, stoperden bozma sağ bekiyle çıkması ve bu maçı 5 gol atarak kazanması takdir edilesi bir başarı.

Erol Bulut’un performanstan memnun olmaması haklı bir bakış açısı. Çünkü isabetli pas sayısı ve topla oynama yüzdesinde Gençlerbirliği’nin gerisinde kalınması, yerleştirilen sistemin bu maçta işlemediğini gösteriyor. İlk yarıdaki düzensiz ve plansız futbola rağmen soyunma odasına 2-1 önde girilmesi ise tamamen bireysel yeteneklerle sağlandı. Mert Hakan’ın müthiş plaseli füzesi, Perotti’nin pes etmeyişi ve penaltıyı aldırışı bu handikapın üstünü örttü. İkinci yarıda ise; isabetsiz orta arayışından vazgeçip Dimitris Pelkas ile kurulan üçgenlerle pozisyon yaratılması bir nebze olsun oyun akışını değiştirdi.

Ancak şu bir gerçek ki; Fenerbahçe kritik deplasmandan galibiyetle döndüyse bunu sistemiyle değil yetenekli ve kaliteli ayakları sayesinde başardı. Şampiyonluk iddiasıyla yola çıkan bir takım için bunu başarabilmek de marifet. Herkes tüm maça hükmeden ve 90 dakika kontrolü elinde tutan bir takıma sahip olmak ister. Ama gerçekler farklıdır. Üstelik bazen rakiplerinizin seviyesi, sizin futbolunuzun seviyesini belirler. Bu nedenle; kontrolü elinde fazla tutamadığın, rakibe diş geçiremediğin maçta 5 gol atarak kazanmak da şampiyonluk yarışına dahildir.

FENERBAHÇE’NİN PP’Sİ!

Perotti‘nin ilk kez 11’de çıktığı maçta iki gol atmasından daha önemlii olan oyun içerisindeki istekli görüntüsüydü. Penaltıyı kazandırdığı pozisyonda mücadeleyi bırakmayışı, hiç aksatmadan savunmaya yardıma gelişi ve ikinci goldeki kaliteli vuruşu. Yeni kurulan bir takımda, ilk kez 11’de oynuyor ve henüz performansının yüzde 50’sinde değil. Çok korkulan sakatlık başına bela olmaz ve bu şekilde saha içine odaklanmaya devam ederse çok canlar yakar.

Çoğu futbolcu transfer olduktan sonra bir süre takımla çalışır, birkaç hafta alışma süreci yaşar. Ancak Pelkas, İstanbul’a geldikten 13 gün sonra Göztepe deplasmanında 11’de forma giyip 3-2 kazanılan maçta bir de gol atarak bu takım için ne kadar biçilmiş kaftan olduğunu göstermişti. Gençlerbirliği maçındaki iki asistiyle, takımın hücum organizasyonu bağlantılarında ne kadar kritik bir noktada olduğunu kanıtladı. İsabetsiz ortalarla tıkanan hücum aksiyonlarının bir numaralı dermanı Pelkas’la kurulacak üçgenler!

YAYINLAYAMAYICI KURULUŞ

Bonus: Yazının dipnotu ise yayıncı kuruluşa. Pandemi nedeniyle seyircisiz oynanan maçlara taraftar efekti verilmesi ne kadar başarılı bir kararsa, bu seslerin içinden hakem düdüklerinin ayıklanmaması bir o kadar kötü bir yayıncılık hatası. Maç içinde sürekli arkada çalan bir hakem düdüğü vardı. Yayına verilen ses efektlerinden bu düdük seslerinin ayıklanması çok zor olmasa gerek.

İLGİLİ HABER Fenerbahçe`nin orta sahası elmas gibi parladı Fenerbahçe`nin orta sahası elmas gibi parladı

İLGİLİ HABER Sarı-lacivert fırtına Sarı-lacivert fırtına

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek