SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Küme düştük

19 Kasım 2020

Budapeşte’de, yerel saat ile maç 20.45'te başlıyor. Londra'da saat 19.45… Bizde, 22.45… Uyku saatine doğru, çalışanlar için… Bu saat işi, kışın, futbolun izlenme oranını düşürür. Televizyoncu deyimiyle, prime-time dışı olduğu için, reklam gelirini etkiler.

Gelelim maça, çıkan kadromuz mesajı verdi: ”Kazanmak zorundayım.” Bu maçlarda, pas oyunu çok önemli. Özellikle, rakip yarı sahada, çabuk, tek toplarla, savunma yerleşmeden, pozisyon arayışına girmeniz gerekiyor. Futbol sözlüğümüze, son dönemde giren “akan oyun” deyimine, bir ek yapayım. İlk yarının büyük bölümü, bizim için, “donuk oyun” oldu. Takım boyunu ayarlayamadık. Alan daraltamadık. Ceza sahası yakınlarında, duvar pası girişimlerimiz negatifti. Devre sonuna doğru biraz toparlanır gibi olduk. O da çok kısa sürdü. 54. dakikada, ilk net gol pozisyonumuzu yakaladık, Cenk ve Ozan'la… Orta saha organizasyonu içinde, yaratıcı Yusuf Yazıcı'nın oyuna girmesi, beni umutlandırırken, az, ama etkili gelen Macarlar öne geçti. Siger'in golüne engel olamadık. Maçın büyük bölümünde, top, ev sahibinde kaldı. Dönen topları, onlar çabuk aldılar. Kendi açımızdan, final olarak çıktığımız maça neden odaklanamadık, anlamak zor.

Son 15 dakika, Macaristan kendi yarı sahasına çekilince, bizim baskımız ortaya çıktı. Keşke oyuna da böyle başlayabilsek… İşin gerçeği çok acı. Grup lideri olmak için sahaya çıktığımız Budapeşte'de, küme düştük… Son saniyede Varga'nın attığı gol ise işin tuzu, biberi oldu…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek