SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yeşil kazaklı panter kaleci: Ray Clemence!

Futbol tarihi bir efsanesine daha veda etti. 1970'li ve 80'li yıllarda İngiltere futboluna damga vuran ve meşhur yeşil formasıyla hafızalarımıza kazınan Ray Clemence, artık aramızda değil. Ancak geride bıraktığı eşsiz hikayesi ve başarıları, geleceğin kalecilerinin yolunu aydınlatacak...

SKOR DETAY HABER
Güncellenme: 16:17, 16/11/2020
Yeşil kazaklı panter kaleci: Ray Clemence!

Alican ÖZCAN | 1970’lerde sahalar daha çamurlu, top daha ağırdı. Futbol ise basit bir oyundu ve İngiliz kaleci Ray Clemence yeşil formasıyla dönemin efsane sembollerinden biriydi. İngiltere Milli Takımı, Liverpool ve Tottenham formalarını giyen Clemence’in, 2005 yılında yakalandığı prostat kanseriyle devam eden savaşı sona erdi ve 72 yaşında hayatını kaybetti.

Belki İngiltere ve dünya tarihinin en iyi kalecisi değildi, ancak döneminin en iyileri arasında yer alan ve kariyerine sayısız şampiyonluk sığdıran Clemence; Skegness sahilinde şezlong görevlisi olarak haftalık 9 pound kazandığı günlerde böylesine bir efsaneye dönüşeceğinden habersizdi.

Şimdilerde bize hayali bile zor gelse de, o dönemlerde futbolcuların saha içindeki görevlerinin dışında bir işleri olurdu. Atletik yapısı, taktik zekası ve şaşırtan sakinliği ile genç bir kaleci olarak sahaya çıkan Clemence, futboldan arta kalan zamanını yazları memleketinde şezlong görevlisi olarak değerlendirirdi.

Ancak yeteneklerini göstermesi istendiğinde kum üzerinde de uçmaya devam ederdi.

Liverpool’un efsane 1978-79 sezonunda 42 maçta sadece 16 gol yemesi onun yenilmez bir kaleci olduğunu kanıtlarken; Eylül ayında Anfield Road yakınlarındaki bir binaya çizilen resminin üzerine efsane Bill Shankly‘den yapılan alıntı aynı zamanda nasıl biri olduğunu özetliyordu: “Ray her şeye sahiptir. Hızlıdır ve asla yenilmek istemez. O harika bir kaleci.”

Kariyeri boyunca 635’i Liverpool’da olmak üzere toplamda 1117 maça çıkan ve bunu başaran sayılı isim arasında yer alan Clemence’in hata yaptığı maç sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Onun verdiği bu güvenirlilik hissi, o dönem sokaklarda kalecilik yapan çocukların her kurtarıştan sonra “Ray Clemence” ismini haykırmasına neden oldu.

Yetenekli bir kaleci olmanın ötesinde, Clemence oyunu o kadar iyi okuyan okuyan kalecilerden biriydi ki, çoğu zaman kalesini terk etmesine gerek bile kalmıyordu. Çünkü genellikle doğru zamanda, doğru yerde olurdu.

Efsaneye saygı duruşu…

ŞEZLONG DİZERKEN L’POOL’A TRANSFER OLDU

5 Ağustos 1948’de Skegness’te doğan Clemence aslında kaleci olmaya hevesli bir çocuk değildi. 9 yaşında santrfor olarak başladığı futbola, Lincolnshire’da büyüyen bir gençken stoper mevkisinde devam etti. Ancak günlerden birinde okul takımının kalecisi ortalıkta görünmeyince, öğretmeni eldivenleri 15 yaşındaki Ray’e verdi ve bir daha hiç çıkarmadı.

18 yaşına geldiğinde Scunthorpe’da ilk 11’in vazgeçilmezi haline geldi ve ünü hızla yayıldı. Öyle ki, eski adıyla 3. Lig’deki ilk sezonunda Liverpool’un efsanesi Billy Shankly onu dört kez izlemeye geldi. Ancak Shankly’nin onu izlediği maçlardan birinde yediği üç golün ikisinde hata yapması umutlarını söndürmüştü. “Aileme şansı teptiğimi söylediğimi hatırlıyorum” diyen Clemence’in, annesine gelen telefonla yanıldığını fark etmesi uzun sürmedi. Clemence sahilde şezlong dizdiği sırada Shankly’nin kendisini 18 bin Pound’a Liverpool’a transfer ettiği haberini aldı.

“Annem kulüpten bir telefon geldiğini, Scunthorpe’un Liverpool’un verdiği ücreti kabul ettiğini ve gitmek isteyip istemediğimi sordu. O anda orada şezlongları üst üste dizerken hayatım değişti.”

O andan itibaren Clemence’in üst üste dizeyeceği tek şey kupalar ve övgülerdi…

SHANKLY’NİN KANDIRMACASI

Liverpool efsanesi Bill Shankly, yeteneği ile bütün dikkatleri üzerine çeken Clemence’i transfer etmek için yalanlara başvurmaktan imtina etmedi. Shankly, takımdaki mevcut kaleci ‘Uçan Domuz’ lakaplı Tommy Lawrence’ın 30 yaşında olduğu için günlerinin sayılı olduğunu ve Clemence’e kısa süre içinde eldivenleri alabileceğini söyledi. Ancak gerçek şu ki, Lawrence 27 yaşındaydı ve Clemence onu saf dışı bırakmaktan çok uzaktaydı. Ve 2,5 yıl boyunca Liverpool’un yedek kadrosunda oynayan Clemence, 1970’te FA Cup’ta Watford’a karşı alınan yenilgiden sonra kulüpte işlerin değişmesiyle şans buldu.

6 YILDA ÜST ÜSTE 336 MAÇ!

Lawrence’tan kaleyi devralan Clemence bir daha eldivenleri bırakmadı ve Anfield’da 11 sezon boyunca sadece 6 lig maçında oynamadı. Eylül 1972’den Mart 1978’e kadar arka arkaya 336 maçta forma giyerek inanılması güç bir performansa imza attı. Tutarlılığı, konsantrasyonu, sakinliği, ve eşsiz şut kurtarma çevikliği öne çıkan özellikleriydi. Ayrıca, genç bir kaleci olarak gelişimi, Liverpool’un taktik planına mükemmel bir şekilde uymasını sağladı.

Kalecilerin geri pasları kontrol edebildikleri günlerde oyunu yeniden kurmakta ustalaşan Clemence, isabetli paslarıyla takım hücumunda da kritik bir rol oynadı. Tehlikeyi sezdiği anda kalesini terk etme konusunda uzmanlaşmasını selefi Tommy Lawrence’a borçlu olsa da, muhtemelen İngiliz futbolunun ilk “süpürücü kalecisi” Clemence’ti. Takım arkadaşlarına verdiği mesaj netti: “Eğer top ceza sahası içindeyse önüme çıkmayın çünkü o artık benim kontrolümde”

Melwood’daki antrenmanlarda zaman zaman santrfor olan Clemence, kayarak yaptığı müdahaleler ve uzaktan şutlarıyla Liverpool’daki ilk yıllarında özelliklerini geliştirme konusunda kritik adımlar attı. Futbolun tüm temel gerekliliklerini dünya standartlarında yapan Clemence, Liverpool savunmacılarının işini kolaylaştırıyordu.

MİLLİ TAKIM ŞANSSIZLIĞI
Clemence kulüp takımlarında ne kadar başarılı dolu yıllar geçirdiyse, İngiltere Milli Takımı’ndaki kaderi de bir o kadar kötü oldu. İngiltere’nin katılmaya hak kazanamadığı 1974 ve 1978 Dünya Kupası’nda boy gösterme şansını kaybeden Clemence, kendisi kadar iyi bir kaleci olan Peter Shiton ile aynı döneme gelmesi nedeniyle sadece 61 milli maçta görev alabildi. 1982 Dünya Kupası’nda Shiton’dan eldivenleri kapamaması en büyük üzüntüsü oldu.

AVRUPA FATİHİ LIVERPOOL’UN KALECİSİ

Anfield’da geçirdiği yıllara 5 lig şampiyonluğu, 3 Şampiyon Kulüpler Kupası (dönemin Şampiyonlar Ligi), iki UEFA Kupası, bir FA Cup ve bir League Cup şampiyonluğu sığdıran Clemence, Liverpool’un Avrupa futboluna damga vurduğu yılların ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Kevin Keegan, Emlyn Hughes, Tommy Smith, Terry McDermott ve Phil Thompson gibi isimlerin yer aldığı Liverpool, 1973’te lig ve UEFA Kupası şampiyonluğunu tattı. UEFA Kupası’ndaki finalinin ilk maçında Liverpool, Borussia Monchengladbach’ı 3-0 yenerken Clemence, Jupp Heynckes’in penaltı vuruşunda gole izin vermedi. Bu kurtarış belki 3-0 kazanılan bir maçta çok büyük bir önem taşımıyordu. Ancak Almanya’daki rövanş maçında alınan 2-0’lık yenilgiye rağmen Liverpool ilk Avrupa kupasını kazanırken, Clemence’in kurtarışı gerçek anlamını kazanmıştı.

O maçta yaşadıklarını yıllar sonra anlatan Heynckes şu sözleri sarfediyor:

“Bizim için ilk uluslararası finaldi. Anfield’daki atmosfer bizi şaşkına çevirdi. Isınma sırasında “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” şarkısını söylemeye başladılar ve tüm stadyum katıldı. Daha önce böyle bir şey yaşamamıştık. Sahada inanılmaz bir enerji vardı. Kevin Keegan, John Toshack, Clemence gibi oyuncuları olan takımla yüzleşmek zorunda kaldık. Kaçırdığım penaltı da yeterince iyi vurmadım ama kötü de değildi. Yinede Clemence’in tepkisi büyüktü. Aslında Liverpool o an UEFA Kupası’nı kazandı. Antrenör olduktan sonra oyuncularıma hep şunu söyledim: Köşeye nişan al ve sert vur, o zaman kalecinin şansı yok. Clemence’i sakin, mütevazi, cesur ve çevik bir kaleci olarak hatırlıyorum. Karşı karşıya pozisyonlarda özellikle iyiydi. Güçlü refleksleri sayesinde yaptığı kurtarışlar gol atmış gibi sevinçle karşılanırdı. Onun ismi Liverpool’un o günlerdeki başarılarında sonsuza dek yaşayacak. Çünkü sadece harika bir kaleci ile kupa kazanabilirsiniz.”

Shankly’nin emekliliğinin ardından asistanı Bob Paisley takımın başına geçerken, 1976’da lig ve UEFA Kupası ikinci kez kazanıldığında da takımın kalesinde Clemence vardı. 1977’de ligi ve Şampiyon Kulüpler Kupası’nı (dönemin Şampiyonlar Ligi) kazanan Liverpool, FA Cup finalini Manchester United’a kaybetti ve sezonu üç şampiyonlukla tamamlama şansını kaçırdı.

KAYBEDİLEN KUPA VE İSTASYONDA DANS

FA Cup finalindeki Manchester United yenilgisinden sonra Watford istasyonunda Liverpool’a giden treni bekleyen futbolcuların mutsuzluğunu dağıtan isim Clemence olur. Aslında çok şakacı biri olarak tanınmayan Clemence, dört gün sonra Borussia Monchengladbach ile oynayacakları Şampiyon Kulüpler Kupası finalini düşünerek takımın üzerindeki kötü havayı dağıtmak için bir anda dans etmeye başlar ve tek kişilik bir gösteri sergiler. Ancak ayağı kayıp yere düşen Clemence, bütün takımı kahkahaya boğarken kasvetli hava yerini gülüşmelere bırakır.

Yine de, final maçında Liverpool’u dansıyla değil yaptığı kurtarışlarla zafere götüren Clemence, maç 1-1 devam ettiği sırada Uli Stielke’nin belki de galibiyeti getirecek şutunu kurtararak takımının sahadan 3-1’lik zaferle ayrılmasının yolunu açar. “Her zaman yaptığım şeyi yaptım” diyerek Liverpool’a tarihinin ilk Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğunu yaşatan kurtarışını mütevazi bir dille anlatan Clemence, 1978-79 sezonunda ise; oynadığı 42 lig maçında sadece 16 gol yedi ve 28 maçı gol yemeden tamamladı. 1977 ve 1978’deki Şampiyon Kulüpler Kupası zaferlerinden iki sezon sonra, 1981’de Real Madrid’i mağlup ederek üçüncü kez kupayı müzeye götürdüler. Ancak finalinin ardından Parc de Princes soyunma odasında herkes şampanya içip kutlama yaparken, o kulüpten ayrılma zamanın geldiğine karar verdi.

Ian Callaghan’dan tarihi kurtarış hakkında:
“Stielke’nin vuruşu gol olsaydı ikinci yarının ortasında 2-1 geriye düşecektik. Clem’in birinci sınıf kurtarışından aldığımız güç, ilk kez Avrupa Kupası kazanmamızı sağladı. Oyunun kaderini değiştirdi ve Ray’i özetledi. Açıyı daraltmak için çizgisini terk etti ve cesurca kendisini topa attı. İnanılmazdı.”

YENİ MEYDAN OKUMA: TOTTENHAM

Liverpool için 665 maça çıkan ve 33 yaşına geldiğinde yeni bir meydan okumayı kafasına koyan Clemence, 1981’de 300 bin Pound’a Tottenham’a transfer olur. White Hart Lane’in yolunu tutmasına özel hayatıyla ilgili dedikoduları eşlik etti ancak bunlar hiçbir zaman doğrulanmadı. Tek motivasyonunun yeni bir meydan okuma arzusu ve sevdiği kulübü kendi şartlarıyla terk etme olduğu konusunda ısrar etti.

Yaşından dolayı kendisine ödenen ücretin fazla olduğu yorumlarına, Tottenham’da oynadığı 300 maçla cevap verirken kariyerine bir FA Cup ve UEFA Kupası zaferi daha eklemeyi de ihmal etmedi. Her ne kadar 1984’te Tottenham ile kazandıkları UEFA Kupası finalindeki Anderlecht maçında sakatlığı nedeniyle forma giyemese de, yerine oynayan Tony Parks’ın kurtarışlarını yedek kulübesinden aynı şevkle izledi.

SADECE 1 RAY CLEMENCE VAR!

Ama 1985’te eski takımı Liverpool’a karşı oynadıkları maçın yeri başkaydı. Tottenham, Liverpool deplasmanındaki son galibiyetini Titanik’in buz dağına çarpmasından bir ay önce, Mart 1912’de almıştı. Ve o maçta da kaderin değişeceğine olan inanç yok denecek kadar azdı. Ancak bu kez kalede Clemence vardı ve yaptığı kurtarışlar Liverpool oyuncularına geçit vermiyordu. Tottenham 73 yıllık makus talihini 1-0’lık galibiyetle değiştirirken, Liverpool taraftarları yenilmezlik serisinin sona ermesini umursamadan tribünlerde ‘İngiltere’nin 1 numarası’ ve ‘Sadece bir tane Ray Clemence var’ bestesini söyleyerek eski oyuncularını onore ediyordu.

Kariyerinde 1000 maçtan fazlasını gören nadir futbolculardan biri olarak 1987’de aşil tendonundan yaşadığı sakatlık nedeniyle sahalara veda etti ve ardından Tottenham’da kaleci antrenörlüğü yaptı. Birkaç yıl Barnet takımında teknik direktörlük yaptıktan sonra yeniden Tottenham’da görev aldı. 1990’ların ortalarından itibaren İngiltere’nin kaleci koçu olan Clemence, prostat kanseri tedavisinin ardından 2013’te emekli olana kadar İngiltere Federasyonu’nda genç takımların gelişimi için çalıştı.

Ancak 2005 yılında yakalandığı prostat kanseri ile 15 yıl boyunca verdiği savaş sonrasında 72 yaşında hayata veda etti. Liverpool kalecisi Allison Becker sakatlandığında “Acaba Clemence geri dönebilir mi?” diye düşündürten efsane kaleci, Liverpool’un ve dünya futbol tarihinin en iyi kalecilerinden biri olarak hatırlanmaya devam edecek…

Kaynaklar: The Guardian, The Telegraph, Sky Sports, The Athletic

Yayınlanma Tarihi:07:26,