SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Abdullah Avcı organizasyonu zaman alır

13 Kasım 2020

Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’da göreve getirilmesinin birinci önceliği takımın Ünal Karaman sonrası oyun kültürünü önce yavaş, sonra hızlı bir şekilde tamamen kaybetmesidir.

Bu nedenle aslına bakarsanız da geç kalınmış bir hamledir. Geçtiğimiz sezonun devre arasından sonra Hüseyin Çimşir ve Eddie Newton ile devam eden süreçte Avcı ismi masadaki seçeneklerin en tepesindeydi.

Hatta belki de Türkiye Kupası kazanılmamış olsa sezona Newton ile değil Abdullah Avcı ile başlanacaktı.

Ancak hangi karar mekanizması Newton’ın bu işi sürdürebileceğine ya da yapamayacağına 7. haftada ikna oldu orasını anlamak pek de mümkün değil! Üstelik transfer tahtasının neredeyse tamamını onun verdiği isimlerle doldururken.

AVCI ORGANİZASYONU ZAMAN ALIR

Peki Abdullah Avcı yapısal olarak bordo mavililer için doğru isim mi?

Bu cevabı bize ancak hangi amaçla getirildiği verebilir. Eğer Avcı’dan bir mucize yaratıp önümüzdeki haftadan itibaren geçen sezonun Trabzonspor’unu geri getirmesi bekleniyorsa kimse kusura bakmasın herkes ters köşe olur.

Ama eğer kaybolmuş oyun felsefesini kendi yöntemleriyle tekrar kurması, eldeki oyuncuların gelişmesine katkı sağlayarak fark yaratacak sistemsel değişiklikler yaratması beklenecekse eyvallah.

Çünkü Avcı, içinde bulunduğumuz futbol ikliminin çok dışında duran bir isim. Bunu en iyi anlayabileceğiniz cümleyi ise kendisi şöyle kuruyor;

”Bu işler transferle değil, organizasyonla olur. Organizasyon da zaman alır”

Avcı’nın camia içerisindeki dinamikleri harekete geçirebilecek potansiyeli vardır doğrudur ama kendisi aynı zamanda şehrin hiç alışkın olmadığı kadar da sistem takıntılıdır. Saha içi parselasyon, topu geri kazanma süresi, pas yüzdesi, geçiş oyunu akışkanlığı gibi terimlerle fazlaca haşır neşir olacaktır Trabzonlular.

ÖNCELİĞİ SKOR DEĞİL OYUN GÜCÜDÜR

Çünkü Abdullah Hoca’nın olayı tam olarak budur. Oyuncuyu sistemin değerli hale getirdiğini düşünen bir felsefesi vardır. Disiplinli bir oyun tarzı yaratmaya çalışır ve tekrardan hiç sıkılmaz. Başakşehir’de yıllar içerisinde oturttuğu daha sonra bugün Okan Buruk’a devrettiği çalışma sistemi de aynı.

Yani önceliği skor değil oyun gücüdür. Her şartta kendi doğrularına bağlı kalan idealist bir yapısı vardır. İşte tam olarak büyük camiada ve Milli Takım’da yaşadığı sıkıntının muhtemel sebebi de bundan kaynaklanıyor.

Ancak durumlar şimdi bir hayli farklı ve dürüst olmak gerekirse her zamankinden zor. Çünkü hem ilk kez sezon ortası bir takım devraldı hem de Trabzonspor’un mevcut konumu itibariyle fazla zamanı yok.

Başarılı olmak zorundaysanız, üstelik sizden bunu hemen yapmanız bekleniyorsa o zaman pragmatist düşünmeniz gerekebilir. Bu durum da Abdullah Avcı’nın kendisinde değiştirmesini istediği en son şeydir.

GERÇEK ANLAMDA BİR TEKNİK ADAM GELDİ

Trabzonspor’un bu sezon kusurlu yönleri bir hayli fazla. Kadro kalitesi olarak da geçen sezonun çok çok uzağında. Ancak olumsuzlukları bir tarafa koyarsak hem Abdullah Avcı için hem de Trabzonspor için heyecan verici bir buluşma oldu.

Geçtiğimiz sezonun devre arasından beri gerçek anlamda bir teknik direktörü olmayan Trabzonspor artık zaruri hale geldiğini kabul ederek bu yönde bir adım attı. Bu ismin daha önce denenmiş, ismi ezberlenmiş ‘yerel’ teknik adamlardan olmaması da kıymetli.

Abdullah Avcı da artık kendini kazanan bir teknik adam olarak kanıtlamak zorunda. Yapılan 2.5 yıllık anlaşma da bana göre sezonu kurtarma değil tamamlanması gereken uzun soluklu bir görev sinyali veriyor.

Avcı’nın kısa vadede toparlamayı sağlayacak etkisi olacağını düşünüyorum ancak zirveye oynayacak takım yaratma şansını yakalaması için bu etkiyi skora da yansıtması gerekecek. 

 

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek