SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Diego Maradona taburcu edildi: Yeniden hoş geldin…

Futbol sahasında yaptıkları kadar, saha dışındaki olaylarıyla da efsaneleşen bir isim Maradona. Birçok kez alkol ve uyuşturucu tedavisi gören Arjantinli efsane, son olarak beynindeki pıhtı nedeniyle acil olarak ameliyata alınmıştı ve iyi haber geldi...

SKOR DIŞ HABER
Güncellenme: 14:46, 12/11/2020
Diego Maradona taburcu edildi: Yeniden hoş geldin…

Derleyen: Alican ÖZCAN | Beynindeki pıhtı nedeniyle ameliyata alınan Arjantinli efsane futbolcu Diego Maradona taburcu edildi. Arjantin’in Buenos Aires şehrindeki Olivos hastanesinde tedavi gören Diego Maradona, zorlu geçen günlerin ardından taburcu edildi durumunun iyi olduğu belirtildi.

30 Ekim’de 60 yaşına giren Maradona, geçtiğimiz hafta beynindeki kan pıhtısı nedeniyle ameliyat oldu ve subdural hematom ameliyatı başarıyla sonuçlandı. Dr. Leopoldo Luque’nin açıklamasına göre; efsane futbolcu artık ayakta tedavi görebilecek ve yeni bir programla sağlığı kontrol altında tutulacak.

Maradona hastaneden böyle taburcu edildi.

Geçtiğimiz hafta terleme ve anlık öfke nöbetleri şikayetleriyle hastaneye kaldırılan Maradona’nın beyninde pıhtı olduğu ortaya çıkmıştı. ABD Ulusal Tıp Kütüphanesine göre; subdural hematom ‘tüm kafa travmalarının en ölümcül olanı’ olarak kabul ediliyor.

Kafatasının dura adı verilen dış kaplamasının altındaki bölümde, beynin yüzeyinde bulunan bir kan pıhtısı. Genellikle ciddi kafa yaralanmalarından kaynaklanır, ancak küçük yaralanmalar da buna neden olabilir ve günlerce hatta haftalarca fark edilmeyebilir.

İLGİLİ HABER Dünya futbolunun mirası Pele 80 yaşında! Brezilya`nın ulusal hazinesi: Siyah İnci! Dünya futbolunun mirası Pele 80 yaşında! Brezilya`nın ulusal hazinesi: Siyah İnci!

“EN FAKİR ŞEHİR EN PAHALIYI SATIN ALIYOR”

Tüm zamanların en iyi oyuncularından biri olarak gösterilen Maradona’nın hayatı her zaman zorluklar ve tartışmalarla geçti. Dünya Kupası zaferleri, Napoli’yi İtalya’nın zirvesine taşıması gibi unutulmayacak başarıların yanı sıra saha dışındaki renkli yaşamı, özellikle de bağımlılıkları başına hep sorun açtı. Madde bağımlılığı, gayri meşru çocuklar ve para konusundaki davaları hiç bitmedi.

Kabul etmediği çocuklar, mafya ve kokain alemler, İngiliz Oscar ödüllü yönetmen Asif Kapadia’nın Maradona’nın Napoli’deki dönemiyle ilgili yaptığı belgeselde belgelendi. Ve o dönemlerin, futbol kariyerinin en başarılı günlerine denk gelmesi de ilginç bir tesadüf. 1960 yılında Buenos Aires’in Villa Fiorito bölgesinde doğan Maradona’nın futbola bakış açısı, ailesinin yoksulluktan kurtarmasına yardımcı olan ‘kurtarıcı‘ rolündeydi. Ve 1982’de Barcelona’ya 8 milyon Euro’luk rekor ücretle transfer olduğunda yoksulluğundan eser kalmamıştı.

Katalan hayatına uyum sağlayamaması ve yaşadığı sakatlıklar sonrasında Napoli’ye transfer olduğunda haber kanalları şöyle söylüyordu: “İtalya’nın en fakir şehri, dünyanın en pahalı oyuncusunu satın alıyor.”

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Leo Messi (@leomessi)’in paylaştığı bir gönderi ()

NAPOLİ İLE UYUŞAN KİMLİK

Kurtuluşumdu‘ dediği Barcelona’dan ayrıldığında ‘dünyada beni satın alacak başka takım yoktu‘ diyen Maradona, İtalya’nın en zorlu şehirlerinden Napoli ile yeniden hayata tutundu. Çünkü Napoli ve Maradona arasında doğal bir bağ vardı. Maradona, İtalya’nın ‘Afrikalıları‘ olarak görülen Napoli halkının bir yansıması gibiydi. Her ikisi de sıkıntılıydı ve zorluklardan besleniyordu, ikisi de tutkuluydu -belki de haddinden fazla.

Napoli’ye ilk Serie A şampiyonluğunu yaşatırken bunu neredeyse tek başına başarmıştı. Ve ardından ikinci şampiyonluk gelince İtalya’da kahraman oldu. Arjantin’i 1986’da Dünya Kupası finaline götürmeden önce UEFA Kupası’nı da Napoli müzesine bıraktı. Dünya çapında birçok Arjantinli forvetten sadece biri olsa da -Real Madrid’in efsanesi Alfredo Di Stefano’dan Barcelona’lı Lionel Messi’ye kadar- onu diğerlerinden ayıran özelliği küstahlığıydı. 1986 Dünya Kupası’nda göz kamaştırdığı günlerde metresi Cristiana Sinagra İtalya’ya döndü ve hamile olduğunu açıkladı. Ancak “Ben Aziz değilim” diyen Maradona, 2003 yılına kadar babalığını kabul etmedi ve oğluyla görüşmedi.

MEKSİKA’DA ZİRVE VE UYUŞTURUCU…

Meksika’daki 1986 Dünya Kupası Maradona’nın şöhretinin zirve yaptığı yerdi. Gücünün en üst seviyesinde olan 26 yaşındaki Maradona, çeyrek final müsabakasında İngiltere’ye attığı iki unutulmaz golle hem karakterini, hem de futbolculuğunu özetliyor gibiydi. Eliyle attığı -meşhur Tanrı’nın eli- ilk gol Maradona’nın küstah tarafını gösterse de; sadece dört dakika sonra, orta sahada topu alıp 7 İngiliz futbolcu ve kaleci Shilton’ı çalımlayarak attığı ‘yüzyılın golü’ de, onun ne kadar yetenekli bir futbolcu olduğunun kanıtıydı.

Ancak Meksika’da hayatının futbolunu oynarken, kişisel yaşantısında işleri aynı beceriyle sürdüremedi. Napoli’nin ünlü mafyası Camorra ile olan ilişkisi ve suç örgütü üyeleriyle çekilen fotoğrafları, Kapadia’nın belgeselinde yer aldı. Barcelona’da ilk kokain deneyimiyle ilgili olarak “Tek seferde kendimi Süpermen gibi hissettim” diyen Maradona, Napoli’de bu alışkanlığını daha da ileri boyutlara götürdü. Pazar gününden çarşambaya kadar süren uyuşturucu partilerinin ardından Maradona, kendi evine gizli gizli girip küçük yaştaki kızlarından saklanmak için kendisini tuvalete kilitlediği günler yaşadı.

RÜYA ÇABUK BİTTİ

Her şeye rağmen İtalya’da mutlu günler geçiren Maradona’nın rüyası 1990 Dünya Kupası ile sona erdi. Turnuvaya ev sahipliği yapan İtalya yarı finalde penaltı atışları sonucunda Arjantin’e elenince, Maradona’nın penaltı golünü atması Napoli prensinin tacının ellerinden kayıp gitmesine neden oldu. Ertesi gün İtalya’daki gazetelerde “Lucifer Napoli’de yaşıyor” manşetleri sonun başlangıcı için fitil ateşlenmişti. İtalya basını her gün Maradona’nın bağımlılık sorunlarını manşetlerine taşırken Arjantinli efsane tamamen soyutlanmış oldu.

1991’deki uyuşturucu testinden geçemeyen ve 15 ay futboldan men cezası alan Maradona futbolu bırakmadı. Ancak İspanya Sevilla ve Arjantin’de Newell’s ile Boca Juniors’ta geçirdiği birkaç yılda, o eski günlerine bir daha geri dönemeden 1999’da futbolu bıraktı. 1994’teki Dünya Kupası’nda Yunanistan’ı 4-0 yendikleri maçta attığı golden sonraki sevinci ise, hala hafızalarda. Ancak maçtan sonra yapılan uyuşturucu testinin pozitif çıkması, onun Arjantin Milli Takımı formasına dramatik vedası olmuştu.

Bir türlü dikiş tutturamadığı teknik direktörlükteki göçebe kariyerinde Birleşik Arap Emirlikleri ve Arjantin’de birçok takımı çalıştırdı.

Son olarak Arjantin’in Gimnasia takımının başında olan Arjantinli efsaneyi en kısa sürede yeniden sahalarda görmek dileğiyle…

İLGİLİ HABER Unutulan efsane, ilklerin sporcusu Arthur Wharton! 155 yaşında... Unutulan efsane, ilklerin sporcusu Arthur Wharton! 155 yaşında...

Yayınlanma Tarihi:14:10,