SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Tweetlerle yaşıyorum

Hafta içinde Terim ile yönetim arasında yaşanan kriz, “Her şey yolunda” tweetiyle rafa kalkmıştı. Gel gör ki asıl kriz sahada. Ankaragücü önünde bir kez daha görüldü ki Galatasaray'ın ortaya koyduğu futbolda hiçbir şey yolunda değil.

10 futbolcusu Covid-19'a yakalanan, 8 as futbolcusundan yoksun, yedek kadroyla İstanbul'a gelen ligin dibindeki Ankaragücü, biraz dikkatli olsaydı Galatasaray'ı perişan etmişti. Gücü ölçüsünde bu ligin en kötü oynayan takımı Galatasaray. Koşu mesafesi ölçülememiştir muhtemelen çünkü yürüme mesafesinde oynuyor takım. O kadar temposuz. Fatih Terim, Galatasaray'ın kırmızı çizgisi olabilir ama o da hatıralarını yemekle meşgul. Ortaya konan futbol çok gerilerde kaldı, belki 1980'lerde…

Stoperleri oyun kuruyor, doldur boşaltla pozisyon arıyor sarı-kırmızılılar. Kim önünde, az önce anlattığımız Ankaragücü önünde. Oyunu rakip alana yıkmak yok, baskı yok, tempo yok. Üstüne bolca basit hata var. Topu rakibe bırakan, sanki üç büyüklerle deplasmana çıkmış Anadolu takımı Galatasaray. Seyirci olmayınca G.Saray'ın defosu iyice ortaya çıktı. Bu takım iç sahada seyirci baskısıyla oynuyordu. Seyirci olmayınca o da gitti. Bir takımın forveti ceza sahasında topla buluşmadan oyundan çıkıyorsa orada suçlu futbolcu değildir. Diagne çıktı, takım ceza sahasına orta yapmaya başladı! Arda Turan'a da haksızlık yapılıyor. Aklıyla oynayan, oyuna zekâ katan bir futbolcun var. O da yedek.

İlk yarının sonunda Babel'le gelen gol (İsabetli ilk şut) sadece günü kurtardı. İstenmeyen adam Babel iki haftadır takımı ipten alıyor, gerisini siz düşünün.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek