SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Çocuklara ismini veren futbolun kırılgan kralı: Jari Litmanen…

Şampiyonlar Ligi'nde oynanacak Ajax-Liverpool maçı öncesi hatıralarda çok özel bir isim canlandı: Jari Litmanen... Ajax'ın duvarlara asılan efsane kadrosunun en özel parçalarından biri olan 'futbolun kırılgan kralı' için çok özel bir yazı kaleme alındı.

SKOR DETAY HABER
Güncellenme: 15:43, 21/10/2020
Çocuklara ismini veren futbolun kırılgan kralı: Jari Litmanen…

DERLEYEN: ÜMİT GENÇ |  “Ben, bu takımı sırtlayacak bir potansiyel görene kadar emekli olmayacağım. Ne zaman öyle bir isim çıkar ve ben bu isme güvenirsem, o zaman yeşil zemine vedamı göreceksiniz” bu sözler 40 yaşına kadar bu amaç uğruna futbolu bırakmayan Finlandiyalı efsane futbolcu Jari Litmanen’e ait. Futbola ilgisi olan en az 2 kuşak onu Ajax ve Liverpool eşleşmesi öncesi yine hatırladı.

Peki, bir döneme damga vuran kuzeyli yıldızın baştan sona şanssızlıklarla dolu anısına rağmen futbola olan aşkını bilen var mı?

The Athletic’den James Pearce onun için çok özel bir yazı kaleme aldı. İşte Jari Litmanen’in hikayesi…

AJAX’TA CAM ADAM LAKABI

Barcelona’nın efsanevi orta saha oyuncusu Xavi onun hakkında şöyle diyor; “Jari’yi düşündüğümde aklıma sauna geliyor. Her gün oraya giderdi. İç çamaşırı giymezdi ama ayağında kramponları vardı. Bunu merak ettim. Kramponlarını hiç çıkarmak istemediğini böyle daha uyumlu olduğunu söyledi”

Ajax’taki takım arkadaşları da ister otoparkta ister duşta olsun Litmanen’in sürekli esneme alışkanlığı ile şakacı bir şekilde alay ediyorlardı. Ve tedavi masasında geçirdiği süre nedeniyle kendisine ‘Cam Adam’ lakabı takılmıştı.

‘NEREDEYSE AMBULANS ÇAĞIRMALARI GEREKİYORDU’
Ronald de Boer onun bu özelliği ile ilgili şu ifadeleri kullanıyordu; ”Bir keresinde Arena’da iyi bir maç çıkardığını hatırlıyorum ve tekrar fit olduğu için çok mutluyduk. Kendini çok iyi hissettiğini söyledi ve arabasına binip gitti. 1 saat sonra arabasında sırtına bir şey oldu. Onu çıkarmak için neredeyse bir ambulans çağırmaları gerekiyordu.”

 

Litmanen’i Liverpool’da da benzer hikayelerle anımsıyoruz. Her antrenman öncesi ayak bileklerini sargıyla bağlarken, kenarda herkesi büyüler ve formda olduğunda Gerard Houllier’i ona az süre verdiğinden şikayet ederek kızdırırdı.

‘FUTBOLDA KARŞILAŞTIĞIM EN ŞANSSIZ ADAM’

1999-2009 yılları arasında Malmö’de sportif direktör olan Hasse Borg de, Litmanen’in bir gazozu açarken kapağının gözüne gelmesiyle korkunç bir yara aldığını söylemişti.

Fulham’a imza attıktan hemen sonra antrenmanda kaleci Ricardo Batista’ın kafasının arkasına açtığı yarık nedeniyle bir maç bile forma giyemedi. Roy Hodgson bunu bir füzeyle vurulmaya benzeterek Litmanen’i ‘futbolda karşılaştığım en şanssız adam’ diyerek nitelendirdi.

Ulusal bir simge haline geldiği Finlandiya’da da takma adı buydu: ‘Cam adam!’ Ajax ile Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadığında işçi sınıfının şehri Lahti’nin rüyayı gören tek çocuğuydu.

Ve şimdi Şampiyonlar Ligi’ndeki eşleşme Litmanen’in eski kulüplerinden ikisini karşı karşıya getiriyor. Amsterdam’da çok sevilen Litmanen için Liverpool tarafı da zamanın hocası Gérard Houllier tarafından çok erken kenara atıldığını düşünüyor.

Kendi jenerasyonunun en yetenekli oyuncularından biri olan Litmanen kura çekilişinden bu yana Avrupa basınındaki tüm röportaj taleplerini geri çevirdi.

ŞİMDİLERDE SESSİZ SAKİN BİR HAYAT SÜRÜYOR

49 yaşındaki eski futbolcu şu günlerde Estonyalı eşi Ly ve iki oğluyla günlerini Helsinki ve Tallinn arasında geçiriyor. 2011 yılında emekliye ayrılan Litmanen o günden beri ilgiden uzak sessiz ve sakin bir hayat sürüyor.

Finli gazeteci Ari Virtanen The Athletic’e Litmanen ile ilgili verdiği bilgilerde şunları söylüyor;

”Jari Finlandiya’nın şimdiye kadar yetiştirdiği en iyi futbolcu ve burada bir süperstar, özel bir kişi ama herkesin önündeyken çekingen bir tavrı var. Onu yakından tanıyan iyi arkadaşları onun gerçekten komik ve biraz tuhaf bir mizah anlayışı olduğunu söylüyor. Birkaç yıldır Finlandiya Federasyonu’na danışmanlık yapıyor ve genç milli takımlarda yer alıyor. Buradaki genel kanı onun emekliye ayrıldıktan sonra futbolla fazla ilgilenmemiş olması. Bazı antrenörlük denemeleri var ama eski milli takım arkadaşlarının çoğu gibi tam zamanlı antrenörlüğe geçmedi”

VAN GAAL 10 NUMARAYA KAYDIRDI, KADERİ DEĞİŞTİ

Louis van Gaal, onu 1992’de 21 yaşındayken Fin kulübü MyPa’dan aldı. Ajax gözlemcisi Ton Pronk’u onu bir eğitim kampına davet etmeleri gerektiğine ikna eden şey Litmanen’in Finlandiya Kupası finalindeki performansı oldu. Van Gaal onunla ilgili hemen bir fikir sahibi olamadı. Hatta iki gün sonra onu eve geri göndermeyi düşündü, ancak orta sahanın sağından 10 numara rolüne kaydırılmak Litmanen için kader anı oldu. Anlaşma yapıldı. Ajax, Inter’e giden Dennis Bergkamp’ın yerine mükemmel bir yedekle karşılaştı.

‘JARİ’NİN GELMESİ MÜKEMMELDİ’
Van Gaal o dönem için şöyle diyor; ”Jari’nin harika bir vizyonu vardı. Sahada her zaman özgürdü. Ona her zaman izin verebilirsin. Çok hızlı değildi ama her zaman tam zamanında, yerinde olurdu. O savunma da yapardı Bergkamp bunu yapmazdı. Ajax için Dennis’in gitmesi ve Jari’nin gelmesi mükemmeldi”

 

Litmanen antrenman bittikten sonra 20-30 top dizerek idman sahasında tek başına kalırdı ve tek bir atışı kaçırırsa her şeye yeniden başlardı. Bu pratik onu mükemmelleştirdi.

1993’te Hollanda’da yılın futbolcusu seçildi ve 1993-94’te 26 lig golüyle altın ayakkabı kazandı. Ronald de Boer, “Jari’nin özel olduğunu görebiliyordunuz. Her şeyin en iyisini yapmakta çok kararlıydı. Çok fazla ekstra çalışma yaptı” diyordu.

Ajax, beş sezon boyunca dört kez Eredivisie şampiyonluğu yaşadı ancak akademiden yetişen yeteneklerle dolu bir takımın en büyük zaferi, 1995’teki Şampiyonlar Ligi zaferiydi.

HARİKALAR YARATAN AJAX’IN 10 NUMARASI

Jari Litmanen’in o sezonki en iyi maçı 2 gol attığı yarı finaldeki 5-2’lik Bayern Münih zaferi olarak hatırlanıyor.

Van Gaal’ın 3-4-3 sisteminde kalede Edwin van der Sar geride Michael Reiziger, Danny Blind ve Frank de Boer ortada Frank Rijkaard, Clarence Seedorf, Edgar Davids ve hemen önlerinde Litmanen yer alıyordu. Bu harika ekibin ileri üçlüsü ise Marc Overmars, Ronald de Boer ve Finidi George ile tamamlanıyordu.

Finalde Patrick Kluivert, Litmanen’in yerine oyuna girdi ve Viyana’da AC Milan’a tek golü atarak Şampiyonlar Ligi zaferini getirdi. O sezon Tokyo’daki Kıtalararası Kupayı kaldırarak devam eden Ajax’ta Litmanen’in muazzam katkısı Ballon d’Or’da üçüncü sırada yer almasını sağladı.

AMSTERDAM’DA ÇOCUKLARA İSMİ VERİLDİ

Ronald de Boer o zamanki kadroyu şöyle özetliyordu; “Bu bir makineydi ve herkes ne yapacağını biliyordu. Fazla kibirli olmadan söylüyorum, o zamanlar dünyanın en iyi takımıydık”

Litmanen’in Ajax’ta geçirdiği süre boyunca müthiş bir hayran kitlesi oluştu. O dönem Amsterdam’da doğan yaklaşık 1600 çocuğa Jari adı verildi. Hatta Van der Sar’ın kız kardeşi bile kedisine onun adını verdi.

Litmanen 1995-96 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde 9 golle en çok gol atan oyuncu oldu. Finalde Juventus’a karşı da gol attı ancak Ajax penaltılarda yenildi.

Hollanda’daki ilk 3 sezonunda tüm maçlarda 85 gol atan Litmanen ayak bileğindeki sorun nedeniyle kısıtlı süre aldığı 1996-97 sezonunda 8 golde kaldı. Ameliyat olmayı reddettiği için pişmanlık duyacaktı. Jari geç kalan o ameliyatını 2006 yılında Finlandiya’da oldu ama her şey geride kalmıştı.

‘MAÇLARDAN ÖNCE ACILARI UYUŞTURMAK İSTEDİM’

O dönemi şöyle anlatıyor Jari; ”90’ların ortası çılgınca geçti ama sonra ağrı kesicisiz sadece 4 veya 5 maç oynadığım bir sezon oldu. Maçlar arasındaki acıya tahammül edebilirdim ama oynamaya konsantre olabilmek için maçlardan önce acıları uyuşturmak istedim

1997’de Barcelona’ya giden Van Gaal onun durumundan ve direncinden şüphe edenler arasındaydı ve şöyle diyordu; “Zihinsel olarak güçlü olmadığı hissine kapıldım ama bunu yargılayamıyorum çünkü hissedemiyorum,”

Van Gaal’ın bu şüphesi yine de onu 1999’da Nou Camp’a çağırmasını engellemedi. 2 sezon sonra 32 maçta 4 golle veda etti Barça’ya… 7 yıl sonra da Amsterdam Arena’ya RKC Waalwijk maçında 2 gol atarak şu sözlerle duygusal bir veda yaptı;

“Vedayı asla unutmayacağım. Daha fazlasını isteyemezdim. Muazzam desteğiniz için hepinize teşekkür etmek istiyorum. Burada geçirilen yıllar harikaydı. Şimdi benim için devam etme zamanı. Ajax’ı ve hepinizi her zaman hatırlayacağım “

TEKNİĞİ XAVİ’YE ÖRNEK OLDU

Katalonya’da gencecik Xavi’yi kanatlarının altına aldı. Van Gaal, Xavi’ye Jari’nin nasıl pratik yaptığını ve sahayı nasıl kontrol ettiğini izlemesini söylüyordu. Tekniği ona örnek oldu ve Xavi’ye her zaman çok yardımcı oldu. Bir sonraki jenerasyona Xavi hediyesi sunulurken bunda Litmanen’in de büyük katkısı vardı.

‘İSPANYA FUTBOLU ÇOK DAHA HIZLIYDI’
Van Gaal İspanya’da Litmanen’in neden önemli bir parça haline gelemediğini şu sözlerle anlatmıştı; “Bir defansif orta saha oyuncusu ve iki 10 numara ile oynadım. Ortada oynamakla sağda veya solda oynamak arasında belki beş metrelik bir fark vardı, ancak Jari için uyum sağlamak zordu. Bu yüzden pek çok kez takımıma girmedi. Ayrıca İspanyol futbolu, Hollanda oyun tarzından çok daha hızlıydı”

 

Belki de o dönem direkt Liverpool’a gitse çok daha farklı olabilirdi her şey. Liverpool Litmanen ile daha önce 2 kez sözleşme imzalamaya yaklaşmış ancak başarısız olmuştu. 2001’de nihayet Litmanen formayı giyiyordu ancak 30’uncu yaş gününe sadece 1 ay kalmıştı… Kenny Dalglish’i idolleştiren bir çocuk olarak Liverpool’u hep desteklemişti. 7 numarada Vladimir Smicer vardı. 10 numaranın sahibi ise Michael Owen’dı. Litmanen’e 37 numara kalmıştı.

Litmanen kendini Owen, Emile Heskey ve Robbie Fowler ile savaşırken buldu. Premier Lig’deki ilk maçında Aston Villa’ya karşı 3-0’lık bir galibiyet alırken 71’de kenara alınıyordu ve daha o gün yerinin burası olmadığını anlıyordu.

Jamie Carragher Jari için o dönemi şöyle anlatıyor; “O zamanlar dünyadaki hiçbir kulüpte bu kalibrede dört hücum oyuncusu yoktu. Jari geldiğinde, hocanın bu seçimi nasıl yapacağını düşündüğümü hatırlıyorum. Takım rotasyonunun başlangıcıydı. Jari olağanüstü biriydi ama sorunu, formda kalamamasıydı, bu yüzden asla düzenli bir oyun oynamadı.”

Kısa Liverpool kariyerinden sonra Ajax’a dönen daha sonraki 8 yılda Lahti, Hansa Rostock, Malmö, Fulham ve son olarak Helsinki forması giyen Litmanen 2012’de muhteşem ve bir o kadar şanssız kariyerine nokta koydu.

JUBİLE KARARINI 34’TE VERDİ 40 YAŞINDA BIRAKTI

İşin aslına bakıldığında Litmanen, 34 yaşında efsanesi olduğu Ajax'ta jübile yapmaya karar vermişti. Ancak Finlandiya'ya büyük bir aşk duyan yıldız isim, ülkesinin milli takımının durumunu pek iç açıcı bulmadığı için, kariyerini sürdürme kararı almıştı. Litmanen ülkesi için bu potansiyelde birini görene kadar bırakmadı. O isim Teemu Pukki olacaktı. 2010-2011 yılında Helsinki'de beraber forma giydiği genç isim, performansıyla ikna edip Litmanen'e ‘artık tamam’ dedirtti.

2010’da Finlandiya için 137 uluslararası maçının sonuncusunu San Marino’ya karşı oynarken tam 40 yaşındaydı.

‘UMARIM HEYKEL DAHA DAYANIKLIDIR’

Memleketi Lahti’nin kulübü, stadyumunun dışında bir Litmanen heykelinin açılışını yaptığında, kabul konuşmasında şunları söyleyerek kariyerini özetliyordu adeta:

“Heykeltıraş Reijo için bir dileğim var. Umarım heykel, tasvir ettiği kişiden daha dayanıklıdır.”

Litmanen, her şeye rağmen Ajax ve Liverpool’da her zaman kollar açılarak karşılanacak.

Yayınlanma Tarihi:14:39,