SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Göztepe ve Türk futbolunun ‘İngiliz’i Nevzat Güzelırmak’ı kaybettik

Türk Futbolunun 'İngiliz Nevzat'ı, Göztepe'nin efsanelerinden eski milli futbolcu Nevzat Güzelırmak hayatını kaybetti. Ülke futboluna büyük katkıları olan İzmir'in efendi futbol adamının bir plastik topla başlayan ve Avrupa'ya uzanan hikayesini yazdık...

07:32 -
Göztepe ve Türk futbolunun ‘İngiliz’i Nevzat Güzelırmak’ı kaybettik

DERLEYEN: ÜMİT GENÇ |  Türk futbolu ve Göztepe camiası bir efsanesini daha kaybetti… İzmir’de Gürsel Aksel’den sonra Süper Lig’de en fazla forma giyen Nevzat Güzelırmak nam-ı diğer ‘İngiliz Nevzat’ 78 yaşında hayata veda etti.

İsmi bir dönemle, bir ekolle bütünleşen Nevzat Güzelırmak 12 yıl yan yana oynadığı ve ‘ağabeyim’ dediği ”Koca Kaptan Gürsel Aksel”in ölüm yıldönümünde aramızdan ayrıldı. 70 ve 80’li yıllara damga vurmuş efsane kadroya çok değerli katkıları olan Güzelırmak kariyeri boyunca sadece Göztepe forması giydi (1960-75)

Futbolumuza kattığı değer ve bıraktığı izlerle babacan bir futbol adamı olarak hatıralarımızda kalan İngiliz Nevzat’ın çok özel bir hayat hikayesi var…

DEDESİ MENEMEN’DE ŞEHİT EDİLMİŞTİ

1 Ocak 1942 yılında İzmir’de Üsküplü bir anne Kumanovalı bir babanın göçmen çocuğu olarak dünyaya geldi. Balkan Savaşı döneminde İzmir’e gelen dedesi Yunan işgali zamanında Menemen’de Yunan askerleri tarafından şehit edilmişti. Alsancak sokaklarında başlayan hayatı babasının ölmeden önce ona hediye ettiği plastik bir topla değişecekti.

Babasını henüz 5 yaşında kaybeden küçük Nevzat anısını şu sözlerle anlatıyor;


”Babam ölmeden 15-20 gün önce bana bir plastik top getirmişti. Lastik top deyince bayağı kalın kauçuktan yapılmış bir toptu. Sanki babam, “Oğlum ben gidiyorum, sen bununla geleceğini inşa edeceksin” der gibi onu hediye etmiş. Ben, senelerce o topla yattım kalktım, mahalledeki arkadaşlarımla o topla oynadım”


TENİS TOPLARIYLA FUTBOL OYNADI

Çocukluğu Kahramanlar semtinde mahalle aralarında top oynayarak geçen Nevzat Güzelırmak’ın tenis kulübünün etrafında yaptığı maçlar onun gelişimine müthiş bir katkı sağlar.

Kulübün müdavimlerinden eski Türkiye Şampiyonu tenisçi Ziya Kıpkızıl ve Esin Özgener, üzerindeki tüyleri aşınan tenis toplarını oynamaları için Nevzat ve arkadaşlarına verirdi.

Tenisin futbolla olan alakasını küçük bir top üzerine kuran Güzelırmak yeteneğinin gelişmesine o küçük topların büyük katkıları olduğuna inanırdı.

GÖZTEPE’YE 2 GOL ATIP GÖZTEPE’Lİ OLDU

Namık Kemal Lisesi’nde futbol takımında oynarken Türkiye şampiyonu olurlar. Yetiştiği kulübü Çayırlıbahçe’de ilk kez lisansı çıkan Güzelırmak forvet olarak oynadığı sıralar Göztepe Kulübü’nün yetenek avcısı Abbas Göçmen tarafından keşfedilir.

Futbol oynayan çocuklara baktığı zaman iyi oyuncular bulma konusunda çok iyi olan Abbas Göçmen bir gün Halk Sahası’nda Göztepe ağlarına 2 gol atan Nevzat Güzelırmak’ı gözüne kestirir.

Maç çıkışında ‘Sarı, gel bakayım buraya’ diye çağırdığı sarışın Nevzat’a Göztepe’yi sevip sevmediğini sorar. ‘Severim’ cevabını alınca onu idmana davet eder.

Ertesi gün malzemelerini ve arkadaşlarını yanına alarak Alsancak Stadı’na giden Güzelırmak’ın Göztepe macerası böyle başlar.

1959 yılında Göztepe ile profesyonel sözleşme imzalayan Nevzat Güzelırmak adını İzmir dışına, Türkiye’ye hatta Avrupa’ya duyuracağı efsane kadronun orta sahadaki beyni olacaktır.

Sabırlı ve disiplinli çalışmaların meyvesini Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Türkiye Kupasını kazanarak alan Güzelırmak Avrupa Kupaları’nda da yarı final oynayarak Ege’nin göğsünü kabartmış ve Milli Takım’ın vazgeçilmezlerinden olmuştu.

İZMİR’DE MADALYA ALAN İLK SPORCU

Genç, Ümit ve A Milli Takım formalarıyla yaklaşık 40 maça çıkan Güzelırmak İzmir’de milli takımlarda oynayarak gümüş madalya ile ödüllendirilen ilk sporcudur.

Güzelırmak’ı 1976’da futbola vedasından önce Göztepe tarihine kazıyan en büyük maçı Türk futbol tarihinin de en büyük başarılarından bir olan Atletico Madrid zaferidir.

Göztepe 1967-68 sezonunda o dönemin en büyük futbol organizasyonlarından biri olan Fuar Şehirleri Kupası’nın 2. Turu’nda Atletico Madrid ile eşleşir. Dönemin Atletico Madrid’i 1962 yılında Kupa Galipleri Kupası’nı kazanan çok güçlü bir rakiptir.

Göztepe camiasına tarihinin en güzel günlerini yaşayan Adnan Süvari’nin yönetimindeki İzmirliler 6 Kasım 1967’de Madrid Havalimanı’na iner. 3 dil bilen Süvari gazetecilere İspanyolca verdiği demeçte şu sözleri kullanır;

”Her şeyden önce iyi bir futbol göstermek istiyoruz”

O dönem İstanbul’un tahtını sallayan Göztepe Avrupa’da galibiyeti unuttuğumuz günlerde Türkiye’nin tek umududur. Deplasmanda işler çok kötü gitmese de beklenti boşa çıkıyor. 8 Kasım 1967'de del Manzanares'de 35 bin kişinin izlediği maçtan Atletico Madrid 2-0 galip ayrılıyor.

‘İSPANYOLLAR TÜRKİYE’DE HAKEMİ DÖVDÜ’

22 Kasım’da Alsancak’taki rövanş günü Göztepeliler tarihi bir ana şahitlik edeceklerinden habersizdir. Daha maçın 14’üncü dakikasında Halil’in penaltısıyla öne geçen kadroyu sahada yöneten isim Nevzat Güzelırmak’tan başkası değildir. O penaltıda hakeme küfrettiği için Madrid’in kaptanı Collar da oyundan atılır.

27’de ‘Koca Kaptan Gürsel’ attığı müthiş kafa golüyle farkı 2’ye çıkarıp şartları eşitler. Madrid artık turu geçebileceğinden endişelidir. İspanyollar’da sinirler iyice gerilir. 65’te Yugoslav hakem Josip, Atletico'lu Ufarte'yi yan hakeme 3. kez tükürdüğü için oyundan atar. 10 kişi kalan Madrid’e 3’üncü gol için yüklenen Göztepe fişi uzatmalarda ‘Bombacı Halil’in 45-50 metreden adını duyurduğu müthiş şutla çeker.

Nevzat Güzelırmak ve uzatmalarda golü adan Halil Kiraz (Bombacı) Göztepe müzesindeki Atletico Madrid zaferi köşesinde.

Alsancak Stadı o güne kadar gördüğü en büyük çılgınlığı yaşarken 3’üncü golle elenen Atletico Madrid’liler hakeme saldırır. Tarihin en büyük zaferlerinden birinin atıldığı sabah gazetelerde şu manşetler atılır: ”3-0 yenilen İspanyollar sahada hakemi dövdü”

‘HEY YAVRUM HEY TIPKI İNGİLİZ GİBİ!’

O gün sahada büyük bir liderlik gösteren Nevzat kaptanın forması Göztepe müzesindeki yerini aldı. Kendine özgü bir futbol tarız olan Güzelırmak top kullanımında, pas dağıtımında kramponlarının dışını kusursuz kullandığı ve alandaki duruşu özel olduğu için futbolun beşiği olarak tanımlanan ‘İngiliz' lakabını aldı.

Dillere dolanan “İngiliz Nevzat” lakabının kendisine çok sevdikleri Göztepe Kulübü yöneticilerinden David Franko'nun taktığını belirten Güzelırmak adını Türk futboluna kazıtacak o günü şöyle anlatıyor;


“O dönem kulüp yöneticilerinden, herkesin çok sevdiği David Franko vardı. Bir gün maç esnasında topa öyle uzun bir vuruş gerçekleştirmişim ki, David ağabey tribünde ayağa fırlayarak ‘Hey yavrum hey. Tıpkı İngiliz gibi!' diye bağırmış. O günden sonra lakabım İngiliz Nevzat olarak dillere dolandı”


Uzun başarılarla dolu kariyeri boyunca Antalya, Göztepe, Denizli, Konya, Bursa, Karşıyaka, Kayseri ve Adana’da teknik direktörlük yapan İngiliz Nevzat Türk futboluna büyük gururlar yaşatarak aramızdan ayrıldı. ‘İngiliz’ beyefendisi Güzelırmak adını Adnan Süvari, Ali Artuner, Çağlayan Derebaşı, Gürsel Aksel, Atalay Alsan, Bombacı Halil gibi ölümsüz Göztepe’liler arasına yazdırdı.