SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fatih Terim: İspatlanamasa da talimatlı iş yaptığını düşünüyoruz

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim yayıncı kuruluşa verdiği özel röportajda başkanlık gibi bir hedefinin olmadığını söyledi. Hakemlere olan güvensizliğe de değinen Terim, ''İspatlanamasa da talimatla iş yaptığını düşünüyoruz'' dedi.

20:08 -
Fatih Terim: İspatlanamasa da talimatlı iş yaptığını düşünüyoruz

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim BeINsports’a özel açıklamalarda bulundu. Sarı kırmızılı takımın son dönemlerdeki gündemini değerlendiren Terim camiaya önemli mesajlar verdi. İşte Fatih Terim’in açıklamalarından satır başları…

‘İŞİN DOĞASINDAN UZAKLAŞTIK’

”Biz bir oyun anlayışı belirleyip, o oyun anlayışına uygun olarak oyuncular değil, elimizdeki imkanları zorlayarak ilk 11'e çıkabilecek oyunculardan bir oyun anlayışı geliştirmek zorundaydık. Satranç, dünyada bilinen en stratejik oyunlardan biri kabul edilir. Geçen sene benim koltuğumda olmayı bir strateji oyunu haline getirselerdi çok az kişi seviye atlayabilirdi. Herkesin elden gelenin fazlasını yapıldığından emin olunmasını istediğim bir sezon geçirdik.

Geçen sene sakatlıklar oldu. Bir oyuncu için durmak hem beden, hem heyecan hem de zihni etkiler. Bütün oyuncular da profesyonel. Bir profesyonel her koşulda ve krizde motivasyonunu sağlamak ve hazır olmak zorunda. Bunu yaşayan sadece Galatasaray değil. Bu pandemi döneminde tüm dünya ve oyuncular yaşadı. Ekstra bir durum yaşandı. İşin garibi yaşamaya devam ediyoruz. İşin doğasından uzaklaştık. Hayat devam ettiği için alışmaya çalışıyoruz.”

‘BANA BİR ŞEY OLMAZ PSİKOLOJİSİ TÜM DÜNYADA VAR’

”Enteresan bir durum ortaya çıktı. Dolayısıyla oyuncular da bu olaydan çok etkilendiler. Nasıl hareket edeceklerini bilemediler. Biz de öyleydik. Bütün birimler Florya’da olağanüstü hal ilan ettiler. En az zararla bunu nasıl atlatırız diyerek tedbirler aldık. Oyunculara anlatıldı. En büyük sıkıntı şuydu; Sabah antrenman yapıyorsunuz, öğlen dinleniyorlar, akşam tekrar antrenman yapıp evlerine gidiyorlardı. Ne yapıyorlardı, misafirleri kimler, şoförleri kimler? Bunları kontrol etmeye çalıştık. Oyuncular da işin ciddiyetini anladılar. Sonuçta genç adamlardan bahsediyoruz. Bana bir şey olmaz psikolojisi tüm dünyada var.”

‘EN AZ TAKIMIM KADAR TARAFTARIMA DA GÜVENİYORUM’

”En önemli şey şudur; maçın içerisinde hepimizi etkileyen bir olay var. Özellikle oyuncunun iyi ve kötü hareketine etken olan taraftar yok. Bu bir sıkıntı. Galatasaray’ın başarılarında taraftarın büyük etkisi oldu. Bunu 1996-2000’de en iyi şekilde yaşadık. Son yıllarda toplum sosyolojisinin değişimi, teknolojinin daha çok hayatımıza girmesiyle taraftara biraz da seyirciler eklendi. Taraftar ile seyirciyi özellikle ayırıyorum. Statta hangisi fazla ise maçın atmosferi değişiyor. Galatasaray hala taraftarı seyircisinden fazla bir takım. taraftar bizim için itici güç olmaya devam ediyor. Maça çıkarken en az takımım kadar taraftarıma da güveniyorum.”

‘BAŞKANLIK GİBİ BİR DÜŞÜNCEM YOK’

”Altyapı, öz kaynak önemli ama altyapıdan önce üst yapılara bakmak lazım. Büyük resme baktığınızda kulüplerin kapısına kilit vurulması gerektiği çok açık. Diğer kulüpler farklıdır ama benim açımdan Galatasaray’ın durumu kabul edilir değil. Bu laflardan da yakıştırmalar yapılacaktır başkanlıkla ilgili, bir kez daha açık olarak ifade edeyim. Böyle bir düşüncem yok. Zaman zaman direk basın toplantılarında böyle gitmez diyoruz. Deniz bitmiş durumda. Hangi yönetim daha iyi kredi anlaşması yapar, hangi yönetimin yerel veya uluslar liglerle ilişkisi iyidir, hangisi kasa kolaylığı yapar? Bunlar geride kaldı. Çevrilebilir bir borçtan bahsetmiyoruz. Kredi faizleri bile ödenebilir durumda değil.”

‘GALATASARAY BİZİM KUTSALIMIZ’

”Zaten çıkıp kimse de benim çıkış planım var diyemez. Her sene şampiyon olsanız, Şampiyonlar Ligi’nde kupa kaldırsanız da borçları ödemeniz zor. Altyapıya nasıl yöneleceğiz? Mülkleri mi satacağız? Sponsorlarla mı bu işimizi yürüteceğiz? Ortak mı bulacağız? Satışa mı yöneleceğiz? Bunların hiçbirini konuşamıyoruz. Nedenini söyleyeyim; Galatasaray bizim kutsalımız. Tarihiyle, değerleriyle bir dünya markası. Bu kıymetin heba edileceğini ve değerlerinin değişeceğini söylüyoruz. Yıllardır duyarsınız. Galatasaray’ın en önemli değerlerinden birisi ‘Kol kırılır, yen içerisinde kalır’

‘OZAN’DAN GELEN PARANIN YÜZDE KAÇI AKADEMİYE KALDI?’

”Kol kaza ile mi kırıldı yoksa bilerek ve isteyerek mi kırıldı? Bazı konuları net bir şekilde konuşma taraftarıyım. Altyapılara gelelim. Çok duyuyorum, ‘Hocam, Ozan gibi oyuncular çıksa kulüp kurtulur’ diye. 11 milyon Euro Ozan’ın satışından geldi. Bu paranın yüzde kaçı akademiye geldi. ‘Sıfır.’ Neden? Ya yeni oyuncu alınması gerekir, ya borç ödenir ya da maaş ödenir. Bütçede de böyle bir kalem yok. Akademinin böyle bir bütçesi yok. Ozanları yetiştiren antrenörüm ne kadar maaş alıyor? 2 bin 500 ile 4 bin TL arası bir maaş alıyor. Bu arkadaşlar haftada 6 gün çalışıyor. Türkiye’nin en büyük kulübünde çalışıyor ve Ozan’lar yetiştiriyor. Anadolu’yu düşünürsek vay halimize.”

‘SADECE YETENEK KÂFİ DEĞİL’

”Artık genç oyuncu kavramı değişiyor. Sosyal medya, çevre, aile kavramı var. Bunlar oyuncuyu değiştiriyor. Sonra zaman zaman neden şu genç oyuncu neden oynamıyor deniyor. Demek ki bir bildiğimiz var ki bazı genç isimler süre alamıyor. Sadece yetenek kafi değil. Baskıyı ve stresi nasıl yönettikleri, algılamaları, uygulamaları veya seviyelerini belirli bir yere çekmek için lazım olan kavramlar. Dünyanın hiçbir yerinde genç oyuncu oynat ve her sene şampiyon ol beklentisi anlaşılabilir ama uygulanabilir değil. Kulüplerin geleceği olarak görülen alt yapılarda durum bu. Yeni Ozanlar çıkar mı? Kulüplerin geleceği için alt yapılar yeterli midir?”

“FUTBOLUMUZUN 10 YILI TEHDİT ALTINDA”

”B Ligi için kulüplere katılım isteğe bağlı diye yazı gönderildi. Statüyü hiç anlatmayayım, evlere şenlik zaten. Herhalde yapılmayacak ki ses seda yok. U17 takımlarının oynanmayacağı açıklandı. Türk futbolunun gelecek 10 yılı büyük bir tehdit altında. Bu oyuncular 7 aydır antrenman yapmıyor. Yerli teşvik sistemi niye işlemedi, yabancı sayısı ne olacak diye soranlara, ne doğru ve istikrarlı ki bu olsun diyorum. Yabancı kuralını ben, futbol direktörü olduğum dönemde yaptım.”

“14 TÜRK MECBURDU”

”Esasında kural Türk oyuncu kuralıydı, 14 Türk mecburdu. Kim ne kadar Türk oynatırsa, o kadar karşılığını alacaktı, altyapıdan alınan genç de 2 misli karşılık bulacaktı, önemli bir katkısı olacaktı kulübe. Kulüpler tarafından pek rağbet görmeyince bu şeklinde kaldı. Çok büyük Euro’larla yedek oturan çok yabancı oyuncumuz vardı, 4+2, 5+2, 6+2 olduğunda, yabancı oyuncular kendini sıkmadan oturarak bu parayı alabiliyordu. Avrupa’da Türk oyuncuların daha fazla süre bulabileceğini anladım ve bugün baktığımızda herkes oynamak istiyor ve sadece Türkiye’yi değil, dışarıyı tercih ediyor ve Türk oyuncularımızın takır takır oynadığını görmekten büyük gurur duyuyorum. Bu artacaktır.”

“VAR’DAKİ ÇELİŞKİLER ZAMANLA AŞILIR”

”İnsan unsurunun olduğu her yerde, ne kadar teknolojiyi devreye sokarsanız sokun, yorum veya bakış açısı farkı olacaktır. VAR sistemi niye geldi? Özü itibariyle bir sağlama yapma, hatayı ve hasarı aza indirme mekanizmasıydı. Hakemlerin üzerinden yükü alacak, yani bir yardımcı gibi. Elbette her yeniliğin beraberinde getirdiği çelişkiler de var, zamanla aşılacağını düşünüyorum.”

“HAKEMİN PİŞMESİ İÇİN ZAMAN GEREKİR”

”Bir hakem kolay yetişmiyor, bir hakemin pişmesi ciddi bir zaman alıyor. Bu kadar zor yetişen meslek sahibini bizler parçalıyoruz. Neden? Çünkü ne kişiye, ne de içinde bulunduğu sisteme güveniyoruz. Performans değerlendirmesinin subjektif olduğunu, yanlı kararlar alabileceğini veya ispatlanamasa da talimatla iş yaptığını düşünüyoruz. Bunu düşündüren ise, hakemlerin şahsı özelinde değil hiçbir zaman. Sadece içinde bulundukları sistemden dolayı.”

“KURULLAR TFF’DEN BAĞIMSIZ OLSUN”

”TFF'nin hakem kurulu, disiplin ve tahkim kurullarının bağımsızlaşması ve TFF Yönetimi'nden ayrı, kulüpler tarafından oylanacak bir seçimle belirlenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu düşüncelerim yeni değil, Türkiye Futbol Direktörü'yken de bahsettiğim ve projelendirdiğim ancak uygulamada tahmin edilebilir engeller yaşanan bir durum bu. Kabul ediyorum, bu değişimi anlamak ve uygulamak da kolay değil ancak Türk futbolunun yakın gelecekte bu sistem değişikliğine gitmesi, bence TFF'nin itibarı ve ülke futbol markası adına önemlidir.’