SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Teofilo Stevenson!

10 Ekim 2020

FIDEL Castro'dan sonra Küba'nın en ünlü kişisiydi, Stevenson. Çok fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası, haritada bile yerini zor bulabileceğimiz, Saint Kitts diye bir adadan göç etmişti Küba'ya.

NE olursa olsun bir işe girmekti amacı. Annesi Dolores, az olan kazançlarını artırmak için İngilizce dersleri veriyordu. Babası onu, iyi olan fiziği ile boksa yönlendirildi. Ama Castro öncesi ülkedeki çürümüşlük, bu sporun içinde de vardı. Yasa dışı paralar dönüyordu boksta.

CASTRO, ülkeyi rayına oturtamamıştı henüz. Teofilo, 9 yaşında çok çelimsiz bir çocuktu. Babası ile beraber spor yapmayı hiç bırakmadı. Spor salonunda, iyi bir boksör olan Herrera'nın dikkatini çekti. Çok cesurdu. Kendisinden deneyimli boksörlerle ringe çıkmaya başladı. Kazanıyordu. 1960 yılının başlarına doğru, Küba'da görevli Sovyet antrenör Andrei Chervonenko onu izledi. Andrei'e göre bir şampiyon yetişiyordu.

KÜBA'NIN en ünlü antrenörleri ve Andrei ona yumruk atma tekniklerini öğretmeye başladılar. O kadar yetenekliydi ki, tek yumruğu ile maçı erkenden bitiriyordu. O zaman var olan Doğu Almanya'nın şampiyon boksörü Bernd Andern'i, binlerce seyircisi önünde perişan etti. 20 yaşında, Küba Olimpiyat Takımı'nın altın madalya umudu olmuştu.

VE büyük sporcu ortaya çıktı. 1972 Münih ile başlayan 3 olimpiyat şampiyonluğu. Hayatı boyunca kazandığı 322 maç. Bu, bir rekordu. Onu profesyonel yapıp Muhammed Ali ile Las Vegas'ta ringe çıkarmak istediler. Bu olay gerçekleşse, Hollywood için yıllarca kullanılacak büyük bir malzeme ortaya çıkabilirdi. Kabul etmedi.

CASTRO ona, Havana yakınlarında küçük bir kulübe hediye etmişti. Veranda ve bahçesi olan bir ev. “Orada mutluyum ben” dedi.

RİNGLERİN kaplanı; sessiz, mütevazı yaşayıp, bu dünyadan göç etti gitti. Dolar milyoneri olabilirdi. O, kasabasını seçti.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek