SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Premier Lig’in yeni incisi: Deli Bielsa

Marcelo Bielsa'nın, kaybedilen bir maç sonrası evini basan taraftarları el bombasıyla tehdit ettiğini duymuş olabilirsiniz ya da futbolcusuna düğününde maç görüntüsü izlettiğini! "Ayıp değil mi koca adama deli diyorsunuz" diyebilirsiniz belki de, ama birazdan okuyacaklarınızın yanında bu lakabın deliliğe övgü olduğunu anlayacaksınız.

SKOR ÖZEL | Alican ÖZCAN
08:27 -
Premier Lig’in yeni incisi: Deli Bielsa

Alican ÖZCAN / George Orwell “Belki de deli dedikleri tek kişilik bir azınlıktır” derken Marcelo Bielsa’yı kastetmiyordu ancak, geldiğimiz nokta da onu tarif edebilecek en iyi tanım kesinlikle bu olur. Orwell’ın ‘Bir Delinin Güncesi’ kitabındaki kahraman “Liberte… Egalite… Fraternite…” (Özgürlük, Eşitlik, Adalet) diye bağırarak deliliğini ispatlıyordu. Bielsa olsa “Futbol… Futbol… Futbol…” derdi.

Bielsa’nın ‘deli’ lakabı, futbola olan takıntılı derecesindeki sevgisi ve görev aldığı takımlarda tek başına yarattığı inanılmaz değişimlerden geliyor. Futbol camiasının gaddar, sıra dışı ve esrarengiz hocası, 1992 yılında başladığı teknik direktörlük kariyerine tarifsiz başarılar sığdırdı. Metotları ve fikirleri ile ülkesi Arjantin’de kahraman, komşu ülke Şili’de ‘aziz’ ve unutulmaz anılar yaşattığı birçok kulübün taraftarının hafızasında “efsane” olarak yaşayan Bielsa, şimdilerde Leeds United ile yeni bir delilik peşinde. Ve yine tek tabanca…

Leeds United’ı 16 yıl sonra Premier Lig’e yükselten 65 yaşındaki Arjantinli teknik adam yeni serüveninde yol alırken, medya pohpohlamasından uzak, Wetherby’deki mütevazi evinde her zaman olduğu gibi sakin bir yaşam tercih ediyor. Arjantinli hocayı şehrin her yerinde Leeds eşofmanlarıyla görebilir, marketlerdeki ‘3 al-2 öde’ kampanyalarının olduğu yerlerde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen hayranlarının yanında yakalayabilirsiniz.

Ligdeki ilk maçında son şampiyon Liverpool’a 4-3 yeniseler de, 7 gollü maçın sonunda tüm takımların korkması gereken bir ekip olduklarını ilan ettiler. Çalıştırdığı her takımda efsane haline gelen, şimdilerde Leeds sokaklarına ismi, duvarlarına resimlerinin kazındığı Bielsa futbolun sadece kazanılan kupa sayısından ibaret olmadığının canlı kanıtı. Şehirde ‘Bielsa’ya güveniyoruz’ yazan ünlü duvar resmi, Leeds taraftarlarının onun hakkında ne düşündüğünü özetliyor.

Şampiyonluklarla dolu bir kariyeri olmayan Bielsa, saha içi ve saha dışındaki karakteriyle efsaneleşti. Aston Villa maçında rakip oyuncu sakatlanınca attıkları golden sonra, oyuncularının bilerek gol yemesi talimatını veren Bielsa UEFA Fair Play ödülü alırken, bu olay Arjantinli hocanın bu zamana kadar yaptıklarının yanında bir hiçti.

Karşınızda, Arjantin eyaleti Santa Fe’nin başkenti Rosario’da doğan, yüksek başarılara sahip politikacı, avukat ve diplomat dolu ailenin ortanca çocuğu, ‘gönüllerin şampiyonu’ Bielsa!


“Yeni fikirleri olan bir adam, fikirleri zafer kazanana kadar delidir.” – Marcelo Bielsa


FUTBOLCU OLMADI, FUTBOLUN PATRONU OLDU!

Bielsa’nın futbol sevgisi, Newell’s Old Boys takımına aşık olarak başladı. Erkek ve kız kardeşi hukuk ve siyasette kariyer yaparak aile geleneğine devam ederken -erkek kardeşi Rafael eski Santa Fe Milletvekili, kız kardeşi María Eugenia Bielsa Caldera mimar ve Arjantin Kalkınma Bakanı – annesi Bielsa için gazete bayileri dolaşarak spor gazetelerini topluyordu.

Bielsa’nın Old Boys sevgisi Rosario Central taraftarı babasını memnun etmese de, futbolculuk kariyerine de Newell’s altyapısında adım attı. Ancak çok sevdiği futbolda saha içinde değil saha kenarında daha başarılı olacağını anlayınca, 25 yaşında futbolculuk kariyerini bitirdi. Buenes Aires Üniversitesi’nde beden eğitimi öğretmenliği okurken teknik direktörlüğe başlayan Bielsa, aşık olduğu kulübün altyapısındaki çocukları yetiştirerek işe koyuldu.

Devraldığı Newell’s akademisine şimdilerde bile devam eden müthiş bir oyuncu izleme ağı kuran Bielsa, kısa sürede Old Boys’un A takımına yükseldi ve 1990-91/1991-92 lig şampiyonluklarına, 1992’de Copa Libertadores şampiyonluğuna imzasını attı. Newell’s Old Boys ile arasında öyle bir bağ kurdu ki, kulüp onun adını maçlarını oynadıkları stada (Estadio Marcelo Bielsa) verdi. 2017’de tesis yapmaları için Old Boys’a verdiği 2 milyon euro karşılığında ‘Senin adını tesislere verelim’ teklifine ‘Gerek yok’ diyecek kadar da alçakgönüllüydü.

90’lı yıllarda Newell’s takımında forma giyen 11 futbolcunun neredeyse tamamı şimdilerde teknik direktör. Bu birikimi ise Bielsa sayesinde elde ettikleri şüphesiz…


“Arjantin’de futbol takımları bir sonraki Messi, Maradona veya Batistuta’yı bulmayı umarak bütün gecekondu mahallelerini, parkları ve sahaları tarıyor. Ancak Bielsa’nın tipik Bielsa stilinde yaptığı şey inanılmaz derecede titiz ve organize olmaktı.” -Arjantinli futbol yazarı Marcela Mora y Araujo


“SADECE BACAKLARINI GÖRSEM YETER”

Old Boys zamanlarında Arjantin’i 70 bölgeye bölen Bielsa ve genç takım teknik direktörü Jorge Griffa, minik bir arabaya atlayarak binlerce kilometre yol kat ederek oyuncu aradı. Eğer bir oyuncuyu beğenirlerse, saat kaç olursa olsun onu izlemeye giderlerdi. Şimdilerde Avrupa futbolunun en önemli teknik adamlarından olan Mauricio Pochettino’yu böyle keşfetti.

Gecenin 2’sinde 12 yaşındaki Pochettino’nun evine giden Bielsa, annesiyle yaptığı konuşmada onu takıma almayı ne kadar çok istediğini söyledi. Annesi onu yatak odasına götürdü ama Pochettino uyuyordu. Bielsa ise sadece şunu söyledi: “Merak etme, onunla konuşmama gerek yok. Sadece bacaklarını görmem yeter.”

Pochettino ve futbola uygun bacakları, Bielsa yönetiminde iki Arjantin şampiyonluğu kazanan Newell’s Old Boys’un en önemli oyuncusu haline gelmişti. O dönemde takıma bulunan Ricardo Lunari de, 1985’te amatör ligde oynadığı ve hat-trick yaptığı maçta Bielsa tarafından keşfedildiğini şu sözlerle anlatıyor:

“Maçtan sonra babamla konuştu ve beni Newell’s takımına almak istediğini söyledi. Futbol hakkında tutkuyla konuşma tarzına şaşırmıştım. Sadece ağzıyla konuşmadı. Elleri ve vücüduyla da konuşuyordu. ‘Bu adam kim?’ diye düşündüm.”

GENÇ OYUNCULAR İÇİN CEHENNEM

Bielsa tarafından fark edilmek Lunari için nimetti ancak başına geleceklerden habersizdi. Çünkü sıra dışı antrenman metotları çoğu zaman genç futbolcuların pestilini çıkartıyordu.

“Genellikle eğlence amacıyla futbol oynamaya alışan bizler için büyük değişiklik oldu. Bir buçuk saat antrenman yapmaya alışmıştık ancak Bielsa ile alışık olmadığımız konsantrasyon ve fiziksel yoğunluk seviyesinde üç saat çalışıyorduk.”

Genç oyuncuları fiziksel ve zihinsel sınırlarına itmek, Bielsa’nın kariyeri boyunca uyguladığı bir sistemdi. Leeds oyuncuları, topun hiçbir zaman saha dışına çıkmadığı, yüksek yoğunluklu 11’e 11’lik maç olan ‘adam öldüren top’ çalışmasıyla karşı karşıya kaldıklarında Bielsa ile tanışmış oldular.

Bielsa, genç oyuncuları için PlayStation ve diğer oyunların yanı sıra tesislerde mümkün olduğunca çok zaman geçirebilmeleri için bir yüzme havuzuna sahip bir oda hazırladı. Hatta taraftarlarının bilet alıp takımlarını izlemek için neler çektiğini anlamaları amacıyla oyuncularına antrenman sahasında üç saat boyunca çöp toplatmışlığı bile var.

DÜĞÜNDE TAKIMA MAÇ VİDEOSU İZLETTİ

Meksika Milli Takımı’nın eski orta saha oyuncusu Pavel Pardo, Bielsa’nın 1993’te Newell’s’ten ayrıldıktan sonra antrenörlük yaptığı Atlas Guadalajara takımında yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Onun bir antrenman kitabı var ve birlikte çalıştığımız süre boyunca asla iki kez aynı idmanı yapmadık. Bir çalışmadan sonra sahanın ortasında buluşur ve güçlükle nefes alırdık. Bizi bu halde görünce çok mutlu olurdu.”

Ancak Bielsa’ya göre maç hazırlığı antrenman sahasında bitmiyor. Oyuncularına rakip takımın videolarını izleme talimatı veren Bielsa, dizilişler, taktikler ve diğer tüm detaylarla ilgili olarak oyuncularından gözlemlerini sunmalarını istiyor.

Öyle ki, Newell’s futbolcusu Dario Franco’nun düğününe giden Arjantinli hocanın, tüm takımı oteldeki odaya toplayıp bir sonraki rakibin önceki maçını izlettiğini düşünürsek, ‘El Loco’ (Deli) lakabını nasıl kazandığını anlamak zor değil.

ŞİLİ’DE AZİZLİK MERTEBESİ

Atlas Guadalajara’dan sonra CF America, Velez Sarfield, Espanyol gibi takımları çalıştıran Bielsa, 1998-2004 yılları arasında Arjantin Milli Takımı’nın başında yer aldı. 2002 Dünya Kupası’na giderken takıma izlettiği 2000 maç görüntüsü pek işe yaramadı. 2004’te Copa America finalinde Brezilya’ya boyun eğse de, Olimpiyat Oyunları’nda 76 yıl sonra gelen şampiyonluk onun için teselli oldu.

3 yıl sahalardan uzak kalan Bielsa, 2007’de anlaşma sağladığı Şili Milli Takımı’nda 4 yıl görevde kaldı. Bu süre zarfında Şili’ye kattığı futbol anlayışı ile ülkede adeta azizlik mertebesine ulaştı. Özellikle 2010 Dünya Kupası’nın ikinci turunda yine Brezilya’ya elenmiş olsa da, oynattığı hücum futbolu ile sadece Şili’de değil tüm dünyada birçok futbolseverin gönlünde taht kurdu.

Ancak asıl hikaye Athletic Bilbao’da başladı…


“O dünyadaki en iyi teknik direktör. Kaç kupa kazandığına değil, oyuncularının üzerinde bıraktığı etkiye bakın, bu yeterli” – Pep Guardiola


BİLBAO TARİHİNE GEÇTİ!

Bilbao’ya gelmeden önce takımın bütün maçlarını izleyen kurt hoca, genç Javi Martinez, Iker Muniain, Ander Herrera isimlerin yanı sıra Aritz Aduriz, Fernando Llorente, Markel Susaeta ve Amorebieta gibi oyuncularla kurulu kadroyla sezona kötü bir başlangıç yaptı.

Kulübün 32 yıllık lig tarihinin en kötü başlangıcını yapan Bielsa, ilk 5 maçta sadece 2 puan kazandı ancak Real Sociedad’la yapılan Bask derbisindeki 2-1’lik galibiyet rüzgarın tersine dönüp fırtına haline gelmesine neden oldu. Bielsa’nın sistemine ayak uydurmaya başlayan takım, Ekim ayında alınan Sociedad galibiyetinden sonra Ocak ayına kadar sadece 1 kez yenildi.

2011-12 sezonunda hem Avrupa Ligi’nde (Arda ve Falcao’yu Atletico Madrid’e karşı), hem de Kral Kupası’nda takımı finale taşıyan Arjantinli Bielsa, şampiyonluk kupasını kaldıramasa da Bask kulübüne tarihinin en başarılı dönemlerinden birini yaşattı. 2012-13 sezonu sonunda takım içinde oyuncularla yaşadığı sorunlar nedeniyle Bilbao ile yollarını ayırsa da hem kulüp hem de taraftar için unutulmaz anların sahibi olmayı başarmıştı.


“Hiç şüphesiz futbolcu olarak en çok geliştiğim yıl, Bielsa ile çalıştığım dönemdi. Onun muazzam talep seviyesi sizi en yüksek seviyede performans sergilemeye itiyor. Her an tetikte olmalısınız, her antrenman çok önemlidir. Topa ilk dokunuşu, her vuruşu dikkatle inceler. Topla oynama şeklinizi geliştirmenizi sağlar.” – Aritz Aduriz


MARSİLYA’DA OYUNCULARIN NEFESİ YETMEDİ!

Bielsa’nın bu takıntılı denebilecek seviyedeki çalışma temposu, oyuncuların gelişimine katkı sağladığı kadar psikolojik olarak da üstesinden gelmesi zor bir savaşa girmeleri anlamına geliyor. Bilbao’da geçen günlerin ardından Marsilya’da göreve gelen Bielsa, 2014-15 sezonunda yılbaşını Ligue 1’in zirvesindeyken kutlamıştı ancak işler yolunda gitmeyince sezonu 4. sırada tamamladı.

“Yorulmuştuk” diyen takımın savunmacısı Rod Fanni, “Zihinsel olarak her gün aynı şeyleri tekrarlamak çok zor. Güçlü olmalısın çünkü bu biraz fabrikada çalışmaya benziyor. İşe git, çalış, çalış, çalış, çalış, ve eve git” sözleriyle sezon sonunu neden getiremediklerini itiraf ediyor.

Takımdaki lakabı ‘profesör’ olan Bielsa’nın, oyuncularla arasındaki mesafeyi de daima koruyan bir yapısı var. Fanni, Bielsa’nın bu özelliğini şöyle anlatıyor: “Onu görünce ‘selam’ diyemezsiniz. Sanırım hayatım boyunca sadece iki kez selamlaşmışımdır. Bu insanları şaşırtıyor, onun hakkında canavar izlenimi veriyor ama hiç öyle biri değil. Sadece olduğu gibi.”

Marsilya’da hayalkırıklığı ile geçen sezonun ardından yeni yılda ise ilk maçın ardından şok bir istifa ile Fransa defterini kapattı.

DÜRÜSTLÜK ABİDESİ: 1 MİLYON ETMEZSİN

Oyuncularına karşı hep mesafeli olan Bielsa, aynı zamanda dürüstlüğünden de taviz vermeyen bir karakter. Lunari’yi Atlas’a transfer ettiğinde, oyuncu için ödenen 1 milyon dolar değerinde olmadığını Lunari’nin yüzüne söylerken, benzer bir hikaye de Aduriz’den geliyor:

“Tanıştığımız ilk gün bana hücumda takviye istemediğini, ancak kulübün beni transfer ettiğini söyledi. Takıma ne kadar bağlı olduğumu kontrol ettiğini düşünüyorum. En azından bana asla yalan söylemeyeceğini gördüm. Çok dürüst bir adamdı.”

Ancak eski futbolcusu Pardo, Bielsa’nın bu tavrını doğru bulmuyor: “Bence Klopp, Guardiola ve Zidane muhtemelen oyunculara daha dostça davranıyor. Bielsa oyuncuyu sistem konusunda ikna ediyor, oyuncuların makine olduğunu düşünüyor ama biz de insanız.”

2007-11 yılları arasında Şili Milli Takımı’ndaki asistanı Lunari de Arjantinli teknik adamla tekrar çalışmak istemeyenler arasında:

“Futbol konusunda tutkuluyum ancak günün 24 saati oyunu düşünmüyorum ve onun yanında çalışmak için kişinin özel bir adanmışlığa sahip olması gerektiğine inanıyorum. Onun için birlikte çalışmanın sağlıklı olmayacağını düşünüyorum. Futboluna hayran olmaya ve takdir etmeye dışardan devam etmeyi tercih ediyorum.”

GEÇMİŞ DENEYİMLER VE YENİ SERÜVEN

Marsilya’dan ayrıldıktan 1 yıl sonra 2016’da Lazio ile anlaşan Bielsa, yönetim ile fikir ayrılığına düşünce imzadan 2 gün sonra sözleşmesini feshetti. 2017’de yeniden Fransa’ya dönen ve Lille takımının başına geçen Arjantinli teknik adam, takım sondan ikinci sıradayken, kulübün izni olmadan hasta arkadaşını görmek için Arjantin'e gitti ve devre olmadan kovuldu.

Bilbao’dan sonra aradığı mutluluğu bir türlü bulamayan Bielsa, 2018’de Leeds United ile tanıştı. 12 yaşında keşfettiği ve kadrosuna almak için evine kadar gittiği Pochettino, Tottenham Teknik Direktörü olarak yazdığı mektupla Bielsa’nın İngiltere’de çalışma izni almasını sağladı ve Arjantinli hoca için yeni bir hikaye başladı.

Leeds United tesislerinden adım attığı andan itibaren değişim hareketi başlatan Bielsa, “Mümkün olan zaten yapıldı biz mümkün olmayanı yapıyoruz” diyerek, 16 yıl sonra takımı Premier Lig’e çıkartıp farkını ortaya koydu. Yaşı 65 olsa da her an başarıya aç olduğunu rakip takım antrenmanına casus yollamasından anlayabiliriz. İyisiyle kötüsüyle adım attığı her yerde iz bırakan Bielsa, şimdilerde Leeds United ile futbolun zirvesinde sahne alıyor.

ARTIK DAHA FAZLA GÜLÜYOR…

Deneyimli hocanın kariyeri boyunca hayranlık duyulacak ve takdir edilecek şeyler saymakla bitmez.

Leeds için şimdiden ‘efsane’ olan Bielsa, yavaş yavaş hem lige de, hem de İngiltere’ye alışıyor. Şimdiye kadar pek fazla gülmeyen, oyuncularına karşı hep mesafeli olan efsane hoca, belki ilerleyen yaşı, belki de geçmişte yaşadıklarından dolayı artık daha fazla tebessüm ediyor. Leeds United taraftarının kendisine gösterdiği inanılmaz sevginin payı da şüphesiz çok fazla.

16 yıl Premier Lig’den uzak kaldıktan sonra, geri dönmenin hayal olarak görüldüğü kulübü yeniden futbolun zirvesine çıkaran ve mümkün olmayanı başaran Bielsa, şimdilerde yeni imkansızları mümkün kılma peşinde.

Sezonu puan tablosunun neresinde tamamlayacağı bilinmez ama yine gönüllerdeki tahtın tek sahibi olduğu kesin…

Son güncelleme: 10:26 07.10.2020