SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kurgu odasından, beşinci kez NBA Finalleri’ne: Erik Spoelstra’nın hikayesi!

NBA'de Miami Heat, Boston Celtics'i 4-2 ile geçerek adını finale yazdırırken takımın başında 12. sezonunu geçiren Erik Spoelstra da 5. kez final sahnesinde boy gösterecek. 1995'te 25 yaşında video koordinatörü olarak Miami Heat'teki kariyerine başlayan Spoelstra'nın başarı öyküsünü SKOR editörlerinden Metin Aktaşoğlu kaleme aldı.

SKOR DETAY HABER
Güncellenme: 15:09, 29/09/2020
Kurgu odasından, beşinci kez NBA Finalleri’ne: Erik Spoelstra’nın hikayesi!

DETAY HABER / METİN AKTAŞOĞLU ABD’de özellikle sporda insan hikayeleri, peri masallarını andıran ve ilham veren başarı öyküleri her zaman revaçta olmuştur. Bu hikayelerin başrolünde yer almak için yani hikayenizin anlatılması için bazen küçük bir an yeterli olur. Bazen de görkemli bir kariyer inşa etmeniz gerekebilir. İngilizce’nin hakim olduğu topraklarda kullanılan ‘underrated’ -yani değeri tam olarak bilinmemiş, hak ettiği değeri görmemiş- ifadesinin karşılığı olan isimlerden Erik Spoelstra’nın de hikayesi nihayet, şu günlerde daha yüksek sesle anlatılıyor.

NBA’de Miami Heat’i bir kez daha finale taşıyan Filipinler asıllı ABD’li başantrenör bu kez övgüleri üzerinde toplamayı başardı ve bunu da sonuna kadar hak ediyor. 2012 ve 2013 yıllarında iki kez şampiyonluk sevinci yaşayan ve NBA şampiyonluğu elde etmiş ilk Asyalı-Amerikalı isim olan 49 yaşındaki koç kariyerinde beşinci kez finalde boy gösterecek. Ancak bu kez işler farklı. Bu kez kadrosunda Chris Bosh, Dwyane Wade ve LeBron James’i yok, Ray Allen’ı yok… Dört yıl üst üste NBA Finalleri’ne takımını taşıyan Spoelstra, özellikle Big Three’nin (James, Wade, Bosh) gölgesinde kalmış ve hatta zaman zaman ‘oyuncuların şampiyon yaptığı koç’ olarak etiketlenmişti.

Spoelstra aslında bundan çok daha fazlası ve hikayesi de tam bir istikrar ve başarı hikayesi. Eski bir basketbol oyuncusu olan Spoelstra, University of Portland’da kolej kariyerini geçirmiş ve profesyonel oyunculuk günlerinde ise 1993-1995 yılları arasında Almanya’da TuS Herten ekibinde ter dökmüştü. Burada hem oyunculuk hem de asistan koçluk yapan Spoelstra, sırt problemleri nedeniyle oyunculuk kariyerinin çok uzun sürmeyeceğini de tahmin ederek 1995’te karşılaştığı reddedemeyeceği teklifi kabul etti!

TuS Herten’in iki yıllık yeni kontrat teklifini kabul etmeyen Spoelstra, Miami Heat’in video koordinatörlüğü teklifini kabul etti ve 25 yaşında aktif basketbol kariyerine nokta koyarak ülkesine döndü. Spoelstra, karar verirken ne kadar zorluk yaşadığını “Bir sonraki yazı görebileceğim bile garanti değildi. Kararsızdım. Hayatımda verdiğim en zor karardı çünkü Almanya’da iki sene daha devam etme fırsatı sunulmuştu. Orada rüya gibi yaşıyordum” şeklinde anlatırken, Portland Trail Blazers, Denver Nuggets ve New Jersey Nets’te yöneticilik yapmış baba Jon Spoelstra oğlunun yerinde olsa Almanya’yı tercih edeceğini “Basketbol oynuyorsun, para veriyorlar ve yiyip içiyorsun” sözleriyle ifade ediyordu. Ancak karar Erik’in kararıydı.

Buna rağmen, Erik’in kafasındaki bütün bulanıklıkları net ifadelerle gideren ablası Monica olmuştu: “Ne düşünüyorsun yahu! NBA’de iş bulmanın ne kadar zor olduğunun farkında mısın?”

Maç videoları izleyen, kurgu yaparak hem rakipler hem de Heat hakkında analizler hazırlayan Spoelstra, genç yaşta başladığı bu öğretici sürecin sonunda bu noktaya gelebileceğini düşünmüyordu belki ama önce video koordinatörlüğünden, gözlemci ekibine, oradan gözlemci direktörlüğüne, oradan asistan koçluğa ve son olarak 2008’de de başantrenörlük koltuğuna oturdu. Stan Van Gundy ve Pat Riley gibi iki efsane koçun yardımcılığını yapan ve 2006’da Riley’nin asistanı iken ilk şampiyonluğunu yaşayan Spoelstra, Pat Riley’nin kulüp başkanlığına geçmesiyle henüz 38 yaşındayken göreve geldi.

Göreve geldiği günden bu yana 12 sezon takımı çalıştıran Spoelstra, yalnızca iki sezonda (2014-2015: .451 ve 2018-2019: .476) .500’lük galibiyet oranının altında kaldı.

İlk iki sezonunda playoff’ta ilk turda elenen Heat, 2010-2011 sezonuna The Decision’ın (LeBron James’in Miami Heat’e imza attığını açıklaması) etkisi ve beklentisi altında başladı. Heat, 2011’de finale yükseldi ancak Dallas Mavericks, finali 4-2 kazanarak şok etkisi yarattı. Sezon sonunda Spoelstra’nın büyük egoları yönetmekte yetersiz olduğu da konuşuldu, Pat Riley’nin bench’e döneceği de. Aynı zamanda kurulan süper takım da bir antipati doğurmuştu. Bu noktada Riley, Spoelstra’ya güvendi.

2012’de Oklahoma City Thunder’ı 4-1, 2013’te ise San Antonio Spurs’ü unutulmaz serinin sonunda 4-3 yenerek Heat üst üste iki şampiyonluk elde etti. Özellikle 2013 final serisinde ve hatta 2013 Doğu Finali’nde Dwyane Wade’e topu vermesiyle dikkat çeken Spoelstra, şampiyonluk için bu ince ayarın gerektiğini biliyordu ve yüzük geldi.

Bir sonraki sezon ise finalde rakip yine San Antonio Spurs’tü ve bu kez Kawhi Leonard diye bir şey çıktı karşılarına! Gregg Popovich ve öğrencileri Leonard’ın da MVP performansıyla 4-1 kazandı ve şampiyonluk Spurs’ün oldu.

Bu son finalin ardından Big Three dönemi, LeBron James’in Cleveland Cavaliers’a gitmesiyle son buldu. 2014-2015’te, 2016-2017’de ve 2018-2019’da playoff’u kaçıran Heat’te Erik Spoelstra hem gelişen antrenörlük yeteneğini kısıtlı oyunculardan maksimum verim alma alanında parlatırken bu yıl pandemi sürecinde rollerin çok iyi paylaşıldığı, Jimmy Butler’ın da yardımıyla iyi savunma yapan bir “takım” görüntüsü çizdi. Adım adım finale yürüyen ve yolda favorilerden Milwaukee Bucks’ı 4-1’le geçerek adeta gövde gösterisi yapan Heat, Boston Celtics’i de 4-2 geçti ve adını finale yazdırdı. Otelden paylaşılan bir sevinç görüntüsü ise çok hoştu. Takımın yıldız ismi Jimmy Butler, kutlamalara, Spoelstra’nın kolej kariyerinde giydiği University of Portland formasıyla katılmıştı.

Karakter yönetimi ve takım olma olgusu hakkında işaret veren bu videonun yanı sıra maçın ardından saha içi röportajında gelen LeBron sorusuna ise “Kimle karşılaşacağımızı biliyoruz” cevabını verip, şimdilik takımıyla içinde bulundukları anın keyfini çıkarmak istediklerini söyledi. Artık oldukça tecrübeli olan Erik Spoelstra, yıldızlarla kurulu takımına karşı rakiplerinin nasıl hazırlandığını yıllarca gördü, yıllarca buna çözüm üretmeye çalıştı. Şimdi ise işler değişmiş gibi duruyor ve Spoelstra buna adapte olmuş durumda. Şampiyonluk için ‘süper takımların’ kurulduğu ve hatta iki süper yıldızlı ekiplerin mutlu sona ulaşamadığı yeni NBA’de neredeyse hiç süper yıldızsız bir yapıyla Hollywoodvari bir mutlu son arayacak. Ve biliyor, 1995’te kurgu odasında kasetlerin arasında başlayan NBA macerası, çeyrek asır sonunda alınacak yeni bir şampiyonlukla, kapıları ardına kadar açılacak Şöhretler Müzesi’nde noktalanacak.

Yayınlanma Tarihi:07:19,