SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Vasata alıştık!

28 Eylül 2020

Hem Galatasaray hem de Fenerbahçe ‘Önce yenilmeyelim de gerisine bakarız' zihniyetiyle koca bir 90 dakikayı bana göre heba etti. Gittikçe zevksizleşen, izleyenleri vasata alıştıran Galatasaray-Fenerbahçe derbilerine bir yenisi daha eklendi.

Sarı-kırmızılılar hücuma bir türlü istediği gibi çıkamadı. Bunda Fenerbahçe'nin defansif anlayışı etkiliydi ama gerekli baskıyı da kuramadı Galatasaray. Taylan'ı tebrik etmek lazım. Tek başına Fenerbahçe orta sahasıyla boğuştu, kabul etmek lazım ki ayakta da kaldı. Galatasaray hücum çıkışlarındaki pas kalitesini geliştirmeli. Üçüncü bölgeye geçişlerde yanlış pas tercihleri yaparsan, zor maçlarda kilidi açamazsın.

Fenerbahçe cephesinde Tisserand ve Lemos'un defanstaki uyumu güven verdi. En uçtaki Valencia çok koştu, çok savaştı ama hücum performansı vasatın altında kaldı. Bu kadronun sorunu kanatlar. Thiam, Deniz, Ferdi, Sinan sadece yedek olur. Ozan-Gustavo-Sosa üçlüsü önderliğinde savunmayı düşünen, mücadele gücü yüksek kadro tamam ama Fenerbahçe, hücum anlamında soru işareti. Erol Bulut'un takımı duran top dışında yok! Akan oyunda sıfır, organize tek bir hücum izletemedi bizlere. Caner ve Sosa korner kullanmaktan yoruldu sadece. Koca maçta Fenerbahçe taraftarını heyecanlandıran yarım pozisyon bile yoktu.

Kazanması gereken taraf Galatasaray'dı. Terim'in takımı bunu başaramadı. Terim klasik değişikliklerini yapmakla yetindi. Diagne-Babel içeri, Arda-Falcao dışarı! Halbuki Falcao'nun pas özelliği göz ardı ediliyor. Çift forvete dönülüp Falcao, biraz geride topla buluşturularak 9.5 numara gibi oynatılsaydı, Galatasaray kesinlikle daha etkili olurdu.

Gustavo ve Luyindama yaptıkları kritik hamlelerle maçın öne çıkan iki ismi oldu.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek