SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

NFL’in açılış maçında eşitlik mesajı yuhalandı: ‘Değişim bile değiştiremedi…’

NFL'de sezonun açılış maçında Kansas City Chiefs, Houston Texans'ı konuk etti. Kansas City yerel yönetiminin kararıyla kısıtlı sayıda seyirciyle oynanan maçın öncesinde bir skandal yaşandı. İki takım oyuncuları ve teknik heyetleri sosyal adalet ve eşitlik mesajı için kol kola girerken saygı duruşu tribünler tarafından ıslıklandı ve yuhalandı. Peki neden? NFL neden dönüşemiyor?

SKOR DETAY HABER
07:58 -
NFL’in açılış maçında eşitlik mesajı yuhalandı: ‘Değişim bile değiştiremedi…’

METİN AKTAŞOĞLU | Murica: Genellikle ABD’nin kırsal eyaletlerinde yaşayan, ağırlıklı olarak beyaz ve Cumhuriyetçi Parti destekçisi ABD vatandaşlarının, sığ milliyetçiliğini ve aksanlı ‘America’ telaffuzlarını tiye almak için kullanılan argo tabir.

This is America (Skrrt, skrrt, woo) /  Don’t catch you slippin’ now (Ayy) / Look how I’m livin’ now / Police be trippin’ now (Woo) / Yeah, this is America (Woo, ayy) / Guns in my area (Word, my area) / I got the strap (Ayy, ayy) / I gotta carry ’em

(Amerika, bu! / Seni tökezlerken yakalamasın / Bak, nasıl yaşıyorum / Polis bir triplerde / Evet, Amerika bu / Mahallemde silahlar / Benim de belimde / Ben de taşımak zorundayım)

Donald Glover veya müzik dünyasında bilinen mahlasıyla Childish Gambino, yukarıda sözlerinin bir kısmı yazan This is America adlı parçası ve parçaya Hiro Murai yönetmenliğinde çekilen klip ile ABD’deki sistematik ırkçılığı ve ABD toplumundaki nefret problemini sert bir şekilde herkesin yüzüne vurmuştu.

2019 Grammy Ödülleri’nde Yılın En İyi Kaydı, Yılın En iyi Şarkısı, En İyi Rap/Vokal Performansı ve En İyi Klip ödüllerine layık görülen parça, sert mesajıyla aldığı ödüllerin ötesine zaten geçmiş durumda ancak klibiyle birlikte 5 Mayıs 2018’de yayınlanan parça çıktığından bu yana ABD’de pek de bir şey değişmedi. Çünkü “gerçek Amerika” hatta “Murica!” bir video kliple, bir şarkıyla, bir şiirle değişebilecek noktada değil. Bunlar yalnızca uzunca bir yolun küçük ama değerli taşları olabilir…

Spor üzerinden verilen mesajları da benzer bir noktaya koyabiliriz. NBA’de gündeme gelen toplu grev veya basına yansıyan tabiriyle boykot ihtimali ve hareketi, mesajın saha içinde verilmesi fikrinin baskın çıktığı bir eyleme dönüştü. Aslında doğru olan da buydu belki ancak “gerçek ABD’nin” aynası olarak görebileceğimiz NFL’de ilk haftada yaşanan bir olay Twitter siyasetinin bir karşılığının ne yazık ki olmadığını da yeniden gösterdi. Yani “değişim” bile şimdilik NFL’de işleri değiştiremedi!

Ama önce Ağustos 2016’ya gitmemiz gerek…

NFL’de 2016 sezonunun hazırlık maçları (preseason) döneminde, San Francisco 49ers’ın yıldız quarterback’i Colin Kaepernick, her maç öncesi çalınan ABD ulusal marşı esnasında, önce seremonide bench’te oturmaya, daha sonra da kenarda diz çökmeye başladı. İlk başlarda dikkat çekmeyen bu eylem, Kaepernick’e destek verenlerin artması ve oyuncunun da polisin siyahlara yönelik uyguladığı sistematik ayrımcılık ve şiddete karşı verdiği mesajlarla ülke genelinde tartışılmaya başlandı.

NFL bu süreçte Colin Kaepernick’e resmen bir ceza vermedi ancak 2012’de Super Bowl’da boy gösteren ve ligin kalburüstü oyun kurucuları arasında yer alan Colin Kaepernick, o dönemden bu yana forma giyemiyor. Adeta kara listeye alınan 32 yaşındaki QB, zamanla haklı çıktı. Donald Trump miting alanlarında ona açık açık küfür etmişti, ligden aforoz edildi lakin günün sonunda NFL Komisyoneri Roger Goodell, bu yıl peş peşe yaşanan polis şiddeti vakalarından ve Black Lives Matter hareketinin, ülke genelinde ciddi eylemlere dönüşmesinin ardından “Colin Kaepernick haklıymış meğer” deyiverdi. Elbette bu açıklama bir adım lakin kesinlikle tatmin edici değil ve Kaepernick hala boşta…

NFL ile NBA’i ayıran noktayı görmek için küreselleşme dertlerine bakmakta yarar var. NBA, basketbolun dünyadaki popülaritesinin de etkisiyle her geçen gün daha globalleşirken NFL, her sezon İngiltere’de oynanan birkaç maçla bu akımın yalnızca ucundan tutabiliyor. NFL kendi yerelliğinden memnun ve organizasyonun nereden baksan bir statükocu tarafı da var.

Biraz mübalağa etmek gerekirse NFL maçlarında 4.0 motor, benzinli kamyonet reklamları görürsünüz, NBA’de ise karşısınıza hybrid araçların reklamlarının çıkması daha muhtemel. Bu ayrım NFL’in iki arada bir derede kalışını da açıklıyor aslında. Bir yanda değişen dünya, öbür yanda bu değişime çok da sıcak bakmayan geniş taraftar kitleleri… NFL’in beli biraz da bu sebepten ötürü daha yavaş dönüyor.

Eylül 2020’ye geri dönelim…

Kansas City yerel yönetiminin de izniyle kısıtlı seyirciyle oynanan ve NFL’de yeni sezonun ilk maçı olan 10 Eylül’deki Kansas City Chiefs – Houston Texans maçı öncesinde iki takım oyuncuları kol kola girdi ve sosyal adaletsizliğe tepki için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Ancak bu birlik ve beraberlik mesajının öncesinde ve esnasında yaşananlar büyük çapta bir tartışma yarattı.

Siyah ulusal marşı olarak da düşünülen “Lift Every Voice and Sing” ve ABD ulusal marşı esnasında Houston Texans takımı soyunma odasından çıkmadı. Texans’ın futbol operasyonlarından sorumlu başkan yardımcısı Jack Easterby “Bir şarkıya destek verip diğerini gölgede bırakıyoruz gibi hissedilmemek için çıkmama kararı aldık” açıklamasında bulundu. NFL takımları lig yönetiminin de kararıyla, marşlar sırasında eylemlerinde serbest olacaklar.

Ancak daha çarpıcı olan ise “birliktelik mesajı” verildiğinde ortaya çıkan tepki oldu. Texans sahaya çıktığında ve iki takım saygı duruşunda bulunduğu sırada tribünlerdeki 16 bin taraftarın bir kısmı saygı duruşunu ve sosyal eşitlik mesajlarını ıslıkladı. Şoke eden bu tepkinin Kansas City cephesinde farklı bir arka planı da var.

“Tomahawk Chop” olarak bilinen tezahürat ve Yerli Amerikalılar’ı rahatsız edebilecek tüm semboller kulüp tarafından statlarda yasaklandı. Bir kesim yuhalamanın bununla ilgili olduğunu öne sürüyor ancak bu, sorunun boyutunu pek de küçültmüyor. Zira taraftarların ırkçı olarak kabul edilen ifadelerin yasaklanmasını yuhalamasıyla saygı duruşunu yuhalaması arasında çok da bir fark yok.

İsmi Yerli Amerikalılar’ı taklit eden Harold Roe Bartle adındaki bir beyaz izci grubu liderinin lakabından gelen Kansas City Chiefs, 1959’da konulan adı üzerinden de tartışma odağı haline gelmiş durumda. Chiefs, Washington Football Team olarak değiştirmek zorunda kalan Washington Redskins’in (Kızılderililer) yaşadığı süreci yaşamak istemiyor.

Yuhalama olayına dönecek olursak, hadisenin ardından The Guardian için bir yazı kaleme alan eski NBA oyuncusu Etan Thomas, Arrowhead Stadium’da saygı duruşu esnasında skorboardlara yansıyan mesajlara dikkat çekti:

“Eşitliği destekliyoruz. Irkçılığa son vermeliyiz. Herkes için adalete inanıyoruz. Polis şiddetine son vermeliyiz. Koşulsuz aşkı seçiyoruz. Black Lives Matter’a inanıyoruz. It Takes All of Us (“birlikte harekete geçmeliyiz” anlamına gelen ve cinsel şiddete karşı verilen bir mesaj).

Bu mesajlar orduyu kötülemiyor. Beyazlara saldırmıyor (hatta bu mesajlar hem siyah hem de beyaz oyuncular tarafından destekleniyor). Kime oy vereceğinizi telkin etmiyor. Bayrağın yakılmasına çağrıda bulunmuyor. Irk ve politik hedefler fark etmeksizin doğru düşünen herkese mantıklı gelecek basit bir amacı dile getiriyor. Buna rağmen yuhalamalar o kadar yüksekti ki televizyonlardan duyuldu ve tüm dünyadaki futbolseverleri şaşkınlık içinde bıraktı.”

Thomas, NFL için de çok önemli olan böyle bir anda, eşitlik ve adaletin öneminin vurgulandığı, ırkçılıkla mücadelenin altının çizildiği böyle bir anda, yaşanan bu olayın nedeni arıyor ve ABD’de işlerin olduğu gibi kalmasını isteyen ciddi bir kesimin varlığına dikkat çekiyor.

Olayın bir de oyuncular boyutu var. NFL’in son şampiyonu Chiefs, daha 7 Temmuz 2020’de siyah bir baba ve beyaz bir annenin oğlu olan yıldız oyun kurucusu Patrick Mahomes’a 10 yıllık bir sözleşme imzalatmıştı. Tarihin en büyük kontratlarından birine imza atan ve ligin önemli yıldızları arasında yer alan 24 yaşındaki oyun kurucu, en az 450 milyon dolar kazanacak. 2031 sonuna kadar kazanacağı para ise 503 milyon doları bulabilecek. Aslında bu da içine düşülen bu büyük ikilemi gözler önüne seriyor.

NBA’i olduğu gibi NFL’i de var eden siyah oyuncular. Bu dev yapıyı yaratanlar bu yıldız isimler. Ancak NBA’deki “uslu çocuklar” dönemi nasıl bittiyse NFL’de de bu sona erecek. Süreç çok yavaş işliyor ancak bu değişecek.

Sürecin çok yavaş işlediğinin bir başka göstergesi de James Baldwin’e bakınca ortaya çıkıyor. Siyah edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan ABD’li aktivist yazar James Baldwin, I Am Not Your Negro (Ben Senin Zencin Değilim, Kırmızı Kedi, çev: Sevin Okyay, Haziran 2020) adlı eserinde 1965’te Robert Kennedy’nin bir konuşmasını eleştiriyor ve uslu durmak kavramını şöyle alıyor:

“Örneğin sabık Adalet Bakanı Mr. Robert Kennedy’nin Amerika’da kırk yıl içinde bir zenci başkanımız olması düşünülebiliri dediğini hatırlıyorum… Harlem’de berberdeki adamın bakış açısına göre Bobby Kennedy buraya daha dün geldi ve şimdiden başkanlık yolunda. Biz dört yüz yıldır buradayız ve şimdi bize belki kırk yıl içinde, eğer iyi davranırsanız, başkan olmanıza izin veririz, diyor.”

Yine Baldwin, 1968’de Dick Cavett Show’da şöyle konuşuyor ve Colin Kaepernick’in veya ABD’de polisten şiddet gören tüm siyahların yaşadığı ayrımcılığı gözler önüne seriyor:

“Dünyanın herhangi bir yerinde bir beyaz adam ‘bana ya özgürlük, ya ölüm verin’ deyince bütün beyaz dünya alkışlıyor. Siyah bir adam tamamen, kelimesi kelimesine aynı şeyi söyleyince, suçlu olduğuna hükmediliyor ve suçlu muamelesi görüyor ve bu pis zenciden örnek oluşturmak için mümkün olan her şey yapılıyor ki bir daha onun gibisi çıkmasın.”

James Baldwin sorunun çözümüne de işaret ediyor. Dikkate alınması dileğiyle:

“Beyazların yapması gereken kendi kalplerinde neden her şeyden önce bir ‘pis zenci’ olması gerektiğini bulmaktır, çünkü ben pis zenci değilim, bir adamım… Eğer buradaki pis zenci ben değilsem ve onu sen icat ettinse, siz beyazlar onu icat ettinizse, niye olduğunu bulmanız gerek. Ve bu ülkenin geleceği de buna dayanıyor, bu soruyu sorabilip soramadığına…”

Son güncelleme: 18:45 18.09.2020