SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ünal Aysal SÖZCÜ’ye konuştu “Hala Atatürk’ü anlamadık”

Galatasaray'da başkanlık yaptığı dönemde kulübe 5'i futbolda olmak üzere 21 kupa kazandıran Ünal Aysal, SÖZCÜ HaftaSonu'na özel açıklamalarda bulundu. Aysal, Alper Mert'in sorularını yanıtlarken corona virüsünden dünyadaki yeni düzene, Mustafa Kemal Atatürk'ten sarı-kırmızılı camiaya ve Türk futboluna kadar birçok konuda görüşlerini belirledi.

Ünal Aysal'ın 14 Mayıs 2011’den 28 Ekim 2014’e kadar yürüttüğü başkanlık sürecinde Galatasaray ve Türk futbolu; Drogba ve Sneijder gibi dünya yıldızlarını canlı izleme şansını yakaladı. 3.5 yıllık Aysal döneminde futbol takımı 2 Süper Lig, 1 Türkiye Kupası, 2 de Süper Kupa kazandı. Basketbolda zirve yaptı: Erkeklerde 33 yıl sonra gelen lig şampiyonluğu, kadınlarda Avrupa Ligi şampiyonluğu (Kupa 1 seviyesinde ilk). Türkiye’nin önemli iş insanlarından biri olan, Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi Ünal Aysal ile Covid-19 sürecini ve Galatasaray ile Türk futbolunu konuştuk. Sarı-kırmızılı kulübün eski başkanı Aysal, Alper Mert’in sorularına dobra yanıtlar verdi.
"Coronadan önce de bir şeyler değişiyordu. Siyasette, ekonomide değişimler yaşanırken sağlık anlamında da böyle bir durum ile karşılaştık. Covid-19 suni bir virüs mü? Tabiatın içinden çıkan bir virüs mü? Bunu iyi irdelemek lazım."
"BİZİ DİSİPLİNE ETTİ"

"Ben tabiatın bu kadar kısa sürede bütün dünyayı etkileyecek bir virüsü üretip yayabileceğine inanmıyorum. Corona, ideolojik bir virüstür. Doların üzerinde açıkça yazıyor: ‘New World Order’ (Yeni Dünya Düzeni). Bu virüs, yeni dünya düzeninin başlangıcıdır. Bu yeni dünya düzeni, farklı konu başlıklarıyla değişken şekilde karşımıza çıkmaya devam edecek. Korona, biyolojik harp tipi bir hamle. Baktığımız zaman olumlu etkileri de var, olumsuz etkileri de. Bu açıdan baktığım zaman hepimizi disipline etti. Çok rahatken daha kontrollü bir toplum haline geldik."
"DİKKATLİ OLMALIYIZ"

"Ekonomilerin ne kadar kırılgan ve çabuk sarsılabilecek durumda olduklarını da gördük. Daha dikkatli, daha öngörülü ve ayaklarımızı yere daha sağlam basmamız gerektiğini anladık. Sürecin ticari anlamda bazı sektörlere katkısı oldu. Gıda, sağlık ve e-ticaret merkezli şirketlerin bu süreçten kazanarak çıktığını söyleyebiliriz. Farklı bir sanayi devrimi gerçekleşiyor.
"HALA ATATÜRK'Ü ANLAMADIK"

"Atatürk'ü anlayabilmiş olduğumuzu zannetmiyorum. Bir devrin adamı değil. Bir çağın adamı. 10-20 değil, 100 yılın adamı. Atatürk’ü çok iyi anlamış olsaydık, onun seviyesindeki beyinlere sahip olurduk. Ancak aynı seviyedeki beyinler aynı şekilde düşünüp iletişim kurabilirler.”
"KENDİMİ 3 AY EVE KAPATTIM"

“Pandemi sürecinde her türlü tedbiri aldım. Brüksel’den İstanbul’a geldim. 14 gün karantinada bekledim. Sonra 65 yaş yasakları çıkınca 2.5 ay daha evde kaldım. Bana faydası oldu. Günde 1.5 saat spor yaptım. Evde kurduğum ofiste günde 6-7 saat normal mesaimi gerçekleştirdim. 10 senedir okumadığım kadar fazla kitap okudum.”
"YABANCI SAYISIYLA BİZİ DURDURDULAR"

"2 yıl üst üste başarılı bir süreç yakaladık. Başarıyı başka bir seviyeye taşıyacakken bize fren olarak o dönemde yabancı kuralını uygulamaya aldılar. Unutulmaz Juventus ve Schalke maçlarına imza attık. Adamları sahalarında mağlup ettik. Ülkemize döndük, önümüze play-off çıkardılar. Sonra yabancı kuralını getirdiler, sayıyı 5 indirdiler. Bugün kulüpler 8 yabancıya itiraz ediyor."
"O dönem yabancı kuralı kararını alanların ortaya çıkardığı yetenek Tarık Çamdal’dı! Yabancı kuralı Galatasaray için özel olarak hazırlanmış bir komploydu. İstifa sebeplerimden bir tanesi budur. Devam etseydim bu komplolar sürerdi."
"ALİ KOÇ ÇOK FANATİK"

"Eski bir başkan olarak mevcut dönemi değerlendirmem çok doğru olmaz. Ama Mustafa Cengiz, Dursun Özbek’ten daha başarılı. Bütün başkanlar kulüpleri için en iyisini ister ama Ali Koç’taki istek ve arzu farklı. Hiçbirimiz onun kadar kulüplerimizin fanatiği olmadık."
"OKAN BURUK, GALATASARAY'DA HOCA OLABİLİR"

"Başakşehir'in şampiyonluğu istikrarlı bir çalışmanın sonucu. Trabzonspor yerine Galatasaray yarışta olsaydı, şampiyon olması mümkün değildi. Okan Buruk, futbol eğitimini kazanmayı bilen bir camiada aldı. Galatasaray’da yetişti. Galatasaray’ın başına bir Türk teknik adam gelecekse bu, Okan Buruk olabilir."
"KULÜPLERİN SATILMASINA KARŞI DEĞİLİM"

Proje takımlarının istikbali var. Kulüplerin satılmasına kesinlikle karşı değilim. Kulüpler patronlaşmalı, sahipleri olmalı. Kulüplerin içine tünemiş, bulundukları yapıya ve ülke futboluna en ufak katkısı olmayan ama kulüplerin renklerini kullanarak kendilerine fayda sağlayan kişilerin kulüpleri eteğinden aşağıya çektiğini bire bir yaşadım."