SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

GaripSARAY

15 Temmuz 2020

Basketbolda, yıllardır gölgesinde kaldığı ezeli rakibini yenince kupa kazanmış gibi sevinen yöneticilere sahip kulüpte yine garip şeyler oluyor.

Ağabeyinin torununa torpille A takım kontratı imzalattığı ortaya çıkan, bu konuda kendini savunurken tamamen ipin ucunu kaçıran başkan yardımcısından başlayalım…

“Tarık, 2015’te yapılan genç erkekler basketbol turnuvasında Türkiye'nin birinci forveti seçildi” dedi.

Doğrusu şu: Resmi olmayan bir turnuvanın en iyi forveti seçildi.

“Galatasaray teknik heyeti Tarık'ı almak için uğraş verdi” dedi.

Doğrusu şu: Tarık denendi ama “A takım için yetersiz” denilerek istenmedi.

“TED Ankara Koleji yüksek bonservis bedeli istedi” dedi.

Doğrusu şu: TED Ankara Koleji tarihinde yüksek bonservis bedelli bir transfer yok. Ancak ‘yetiştirme payı’ alabilirler. Bu da zaten çok düşük bir rakam.

“18 yaşına geldiğinde yüksek bonservisini eline aldı ve Galatasaray'a transfer edildi” dedi.

Doğrusu şu: (Yeni ayrılan) Genel Menajer Ömer Yalçınkaya, o dönemde arasının iyi olduğu Beşiktaş’a gönderdi, 1 yıl sonra altyapıdaki teknik ekip değişince Galatasaray’a geri getirdi.

“Tarık, milli takıma seçilmiş bir oyuncu. Benim bir gram torpilim söz konusu değildir” dedi.

Doğrusu şu: Tarık, U-16, U-17 ve U-18 kategorilerindeki hiçbir resmi turnuvada milli formayı giymedi.

“Kendisi ile federasyonun öngördüğü en alt limitten sözleşme yapılmıştır” dedi.

Doğrusu şu: Kulüplerinin A takımlarında süre alanlar dışında, Basketbol Gençler Ligi’nde hiçbir oyuncunun profesyonel kontratı bulunmuyor. Çoğu para bile almıyor.

“Basketbol Gençler Ligi'nin üçüncü en iyi forveti” dedi.

Doğrusu şu: Türkiye Basketbol Federasyonu’nun resmi istatistiklerine göre; sayı, ribaunt, asist, verimlilik puanı ortalamalarının hiçbirinde, askıya alınan ligdeki ilk 20 oyuncu arasında yer almıyor.

“Hiçbir şekilde benim soyadımı taşıyor diye artı muameleye tabi tutulmamıştır. Buna izin vermem” dedi.

Doğrusu şu: 2001 doğumlu Tarık’a kontrat yapılırken; Galatasaray’ın altyapısına sınav kazanarak hakkıyla giren, 2000 jenerasyonunun en iyi oyuncularından biri olan Serkan Aydın’ın A takım ile sözleşmesi, salgının en yoğun hissedildiği dönemde evine noterden gönderilen tebligat ile feshedildi.

Daha da kötüsü… Bu konuda en az suçlu olan ve zor duruma düşen Tarık, sosyal medyadan kendisini savunmak zorunda kalıp A takım ile idmanlara çıktığını söyledi. Ancak o da biliyor ki basketbolda genç oyuncular; asların ve yabancıların olmadığı sezon başlarında veya farklı hazırlık dönemlerinde, eksiklerin yerine antrenmanlara dahil edilir.

İKİNCİ BAŞKAN VE YENİ YÖNETİCİLER

Bunu geçtik, diğerlerine bakalım:

Futbolu bırakın yönetmeyi, göz göre göre batırınca suçu yine başkalarına atan ve “Amatör şubeler kapanmalı” diyen bir ikinci başkan var kulüpte.

Türkiye’ye basketbolu getiren bu kulüpte kapanmayacak belki de tek şubenin basketbol olacağını bilmiyor muhtemelen… Şube kapatmanın şartlarını da!

Art arda sorunların ve skandalların yaşandığı bu süreçte, turşucu tarifi verenlerden sonra, ne yapacakları merakla beklenen yeni şube yöneticileri de göreve geldi. Şubeyi oyuncu menajerlerinin oyuncağı yapıp yapmadıklarını zamanla göreceğiz.

ERDOĞAN’I KUTLAMAK LAZIM

Ve son olarak…

Türkiye’de kadın basketbolu iyice dibe vurduğu için kadın takımını es geçiyorum; şubedeki organizasyon yerlerde sürünürken ve kadro dağılmışken, Zalgiris gibi bir ekolün teklifini kabul etmeyen bir koç çıktı aynı kulüpten…

Basketbolun ekol ülkesinin, mükemmel organizasyona sahip, adı Arvydas Sabonis ile özdeşleşen kalburüstü EuroLeague takımı mı?

Basketbolu dibe vurmuş ülkenin, saçma sapan yönetilen, 1 ay sonrası bile belirsiz kulübünün, Avrupa’nın üçüncü kupasında mücadele edecek takımı mı?

Jasikevicius’tan boşalan koltuğa oturmak yerine, olmayan düzeni bozmamak için “Kalıyorum” dedi, sözleşmesini yeniledi!

Cesur kararından ötürü Ertuğrul Erdoğan’ı gerçekten kutlamak gerek. Hayırlı olsun…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek