SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Başakşehir Galatasaray maçı için yazarlar ne dedi?

Spor yazarları, Başakşehir ile Galatasaray'ın 1-1 berabere kaldığı karşılaşmayı değerlendirdi.

Ercan Taner - Sözcü

Öyle bir maç ki Galatasaray için, kaybetsen lige havlu atacaksın. Berabere kalsan, işe yarayan bir sonuç olmayacak. Final maçına çıkan bir takım gibi başladı, Galatasaray. Bu tip maçlara alışık olan ev sahibi Başakşehir ise oyuna ağırlığını koymaktan çok, kendi yarı sahasında kalıp ani atak hesapları içindeydi.
Gözle Emre'ye, biraz da Onyekuru'ya baktı, o kadar. “Feghouli, böyle final tipi maçlarda daha etkili olmalı” diye düşünmeden edemedim doğrusu. İkinci devreye 5 dakikada Demba Ba ile iki pozisyon bularak başlayan Başakşehir şunu hissettirdi: Bu devre atak oynayacağım. Aleksic, İrfan Can'ın iyi hazırladığı pozisyonda topu mükemmel yere bıraktı. Bu gol, çabuk atağa çıkmada başarılı olan Başakşehir'in avantajıydı, sanki.
Ama riskleri almak konusunda her şeyi yapan Galatasaray, beraberlik golü için uzun beklemedi. Emre takıma umut verdi. Sonrası rakibini iplere yaslamış bir boksör gibi indirmek için yüklendi, Cimbom. Fakat olmadı.
Yasin Yıldırım - Sözcü

Zirve yarışındaki en alternatifli kadroya sahip takımı ile en alternatifsiz takımının maçıydı. Bana göre sürpriz bir sonuç ortaya çıktı. Galatasaray ciddi eksiklerine rağmen, iyi mücadele etti hatta kazanacak pozisyonları bile buldu. Ama final paslarını o kadar kötü yaptı ki bu sonuç da kaçınılmaz oldu. Sonda yazacağımızı başta yazalım, bu beraberlik Başakşehir'i şampiyon yapar. Zira rakibiniz Galatasaray değilse kaybetme şansınız yok. Başakşehir en güçlü olanı eledi.
Yıkık, dökük ve ağır hasarlı Galatasaray bir anlamda onur mücadelesinden ayakta kalarak çıkmayı başardı. Artık hedef ikincilik. Türk futbolu için o kan belli diye defalarca yazdım. Okan Buruk modern futbol anlayışı ve futbol zekası ile bu ligin çok üzerinde. Okan hocayı alan geleceğini garantiye alır.
Mehmet Demirkol - Fanatik

Dün Galatasaray’ın maçı bitiren kadrosunda sezon başında ideal 11’de düşünülen herhalde 3 oyuncu vardı. Böyle bir kadro erozyonuyla Başakşehir’e karşı oyunu bu kadar domine edebilmek bir açıdan önemli. İrfan Can, Mahmut, Aleksiç üçlüsüyle, Robinho-Visca tehdidiyle, mücadele etmesi güç görünen Başakşehir orta sahasına, idealinden bu kadar uzak ve görece yumuşak orta sahayla üstünlük sağlayabildiler. Seri, Lemina, Donk merkez savunması çok seri top çıkardı.
Maçın kimyasına bakmak lazım. Başakşehir dağınıktı. Bu, Okan Buruk’un temkinli yaklaşımıyla mı açıklanmalı yoksa oyuncuların seçimleriyle mi? Sanki hepsi ve daha fazlası. Son 2 yılda şampiyonluk yolunda çok daha ivmeli giderken kaybedilen 2 şampiyonluğun travması herkesi etkilemişti. Avcı’nın yapamadığını yapmak için gelen Okan Buruk ise ya oyuncularılarını kendilerine getiremedi ya da o da heyecana kapıldı. Dün şanslıydılar.
Serdar Ali Çelikler - Habertürk

Okan Buruk 'winner' bir karakter mi değil mi biraz da onu gösterecekti bu maç. Başakşehir stresi yüksek maça efektif ve hücumu düşünen bir kadro ile çıkmıştı. Ama ilk devrenin ilk 10 dakikası hariç oyun hakimiyeti net olarak Galatasaray'daydı. Bu devrede pek pozisyon yok gibi görünse de Akbaba - Mert Günok pozisyonunda kaleci skoru tuttu.
Ali Ece - Fanatik

Çok çalışan ve etkili deparlarla Başakşehir’in savunma dengesini bozan Ömer Bayram şut tercihlerinde, Belhanda da genel performansında daha iyi olsaydı Galatasaray ilk yarıyı önde kapatabilirdi. İlk 45’teki Galatasaray oyun üstünlüğüne karşı Okan Buruk ikinci yarıya Demba Ba’yı oyuna sokup 4-4-2’ye dönerek başladı.
İlk 5 dakikada Ba’nın başrolünde olduğu iki pozisyon sonrası “Geliyorum, dikkat!” diye bağıran gol İrfan Can’ın sol açıktan arka direğe gönderdiği usta işi asist sonucu geldi. Saracchi o pozisyonda tetikte olmalıydı. Maçı 1-1’e getiren golde ise Saracchi ofansif açıdan ne kadar etkili olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Osman Şenher - Milliyet

Dün geceki rakip Başakşehir Süper Lig’in lideri. Okan Buruk sanki takımı makinaya bağlamış. Çok zor hata yapıyorlar. Bulundukları yer kesinlikle tesadüf değil. Kadroları iyi, yedekleri de çok iyi. Böyle bir rakip karşısında Galatasaraylı oyuncular biraz mesuliyet alınca, iyi mücadele edince son dakikalarda Onyekuru girdiği gol pozisyonunu kaleci Mert’in kucağına nişanlamasa maçı galip de bitirebilirdi.
Bu sezon gerçekten zirve mücadelesi bütün takımlar için çok zor geçiyor. Bundan sonraki haftalarda da her takım puan kaybedebilir. Maçın hakemi Ali Palabıyık dengeli bir karşılaşma yönetti. Art niyetli değildi, bu da zaten sahadaki futbola yansıdı. İki haftadır futboldan çok hakemler konuşuluyordu. Hiç olmazsa Palabıyık, biraz olsun herkesin içini rahatlattı.
Deniz Çoban - Fanatik

Ligin kader maçlarından birini yöneten Ali Palabıyık, zaman zaman kart ve faul değerlendirmelerinde hatalar yaptı. 25'te Visca, Ömer’in tendonuna basarak faul yaptı. Mutlaka sarı çıkmalıydı.
85’te Visca’nın ikinci sarısı da limitteydi. İki oyuncunun da hedefinde top var. Visca’nın topa savurduğu ayak rakibine de geliyor. 2. sarı kart için ağır bir karar olduğunu düşünüyorum. Kart kullanmamayı tercih etseydi daha doğru olurdu.
Şansal Büyüka - Milliyet

Galatasaray savunmadan hücuma çıkarken oyunun merkezinde Seri vardı… Neredeyse lig bitecek, Seri yeni uyandı ve güzel oyununu seriye bindirdi… Açıkcası Emre Akbaba‘nın artık kendini bulması gerekiyor… Bunları attığı gole rağmen söylüyorum… Öyle yetenekleri var ki, Galatasaray‘ın oyun lideri olmalı...
Hayret, devre arası ne oldu acaba… Sahaya bu defa Aslan gibi kükreyen bir Başakşehir çıktı… İlk yarıdaki ürkekliğinden, korkaklığından eser kalmamıştı… Robinho’nun yerine giren Demba Ba’nın, biri Okan‘da kalan, diğeri saç - baş yolduran çok önemli iki pozisyonundan sonra İrfan Can‘ın arka direği kaldırdığı topa Aleksiç’in kafayı çakmasıyla golü buldu… Aleksiç fotoğraf çektirir gibi gol atarken, Saracchi ortada yoktu…