SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ne dersiniz ‘abiler’?

22 Haziran 2020

Fenerbahçe’yi izlemenin ne tadı kaldı, ne tuzu. Her hafta aynı filmi tekrar tekrar izliyoruz. Kanat oyuncuları faydalı tek bir iş yapmaz, orta saha top dağıtmaz, savunmanın ismi var cismi yok, forveti golü unutmuş.

Artık Fenerbahçe hakkında konuşmak bile israf. Eskiden Fenerbahçe’nin adı rakipleri korkutmaya yeterdi, şimdi Fener’le maçı olan bayram ediyor. Bu noktaya bir günde gelinmedi ve bir günde de kurtulması zor duruyor.

Elde kalan Avrupa umudu da elbirliği ile 1 hafta içinde kökünden kurutuldu. Zaten sahada oynayan kimsenin bu inancı taşımadığı, oynadıkları futbol ve suratlardaki ifadelerden anlaşılıyor. İnançsız, hevessiz, hedefsiz ve bitik.

Peki neden ısrarla inancını yitirmiş, adlarına futbolcu denen bir grupla sahaya çıkılıyor? Takımı bu hale getirenlere hediye gibi her hafta forma verip sahaya çıkarmak hiç mi içinizi sızlatmıyor? Bu kulübün, o formayı başının üzerinde taşımaya niyeti olmayanlara hiç ihtiyacı yok. Ama Ömer Faruk’a, Murat Sağlam’a, Gürkan Başkan’a ihtiyacı var.

Madem bu sezon fiilen bitti, madem bu oyuncuların futbol zekası takımı buraya kadar getirebiliyor, kalan 6 haftada müsaade ederseniz biraz da gençler oynasın. İşler her kötü gittiğinde söylenen bir söz olarak değil, gerçekten geleceğimizi kuracak gençlere güvenilmesi için.

Ortada bir enkaz var. Kimse gençlerden bu enkazı kaldırmalarını beklemeyecek. Yapacakları hiçbir hata, haftalardır çekilen eziyetten daha fazla can yakmayacak. Bundan daha kötü bir futbol izlemeyeceğimize göre, bu gençlerin aidiyet ve umut dolu karakterlerine şans verilsin.

En azından bunca yanlışın arasında doğru diyebileceğimiz bir iş yapmış olursunuz. Onların da umutlarını ve bu kulübe olan bağlarını koparmadan, daha fazla iş işten geçmeden izin verin oynasınlar.

Hoş bu kararı kimin vereceği bile belli değilken benimkisi biraz da suya yazı yazmak gibi. Bırakın da artık taraftar da bir rahat nefes alsın. Ne dersiniz ‘abiler’?

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek