SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe Trabzonspor maçına spor yazarları ne dedi?

Spor yazarları, Trabzonspor'un, deplasmanda Fenerbahçe'yi 3-1 mağlup ettiği Türkiye Kupası yarı final rövanş maçını değerlendirdi.

Türkiye Kupası yarı final rövanş maçında Trabzonspor'un Fenerbahçe'yi deplasmanda 3-1 yenerek finale çıktığı karşılaşmayı spor yazarları yorumladı.
Ercan Taner (Sözcü): Kanat atakları ve duran toplar haricinde, hücum zenginliği biraz da şutlara bağlı olarak, ev sahibi riskleri almaya başladı. Telefonla gelen talimat doğrultusunda yapılan, Deniz-Ferdi değişikliği, onun kadar beni de şaşırttı. Deniz iyi oynuyordu.
Maç Nwakaeme’nin çok sevdiği şekle büründü, ama kendisi erken sakatlandı. Bu sakatlık, Trabzonspor’un hücum zenginliğini yok etti. Mehmet Ekici’nin şut girişimleri dışında hücum etkinliği iyi gözükmedi, Fenerbahçe’de... Ekuban ve Sörloth ikilisi yine sahneye çıkıp, Trabzon’u finale götürürlerken, F.Bahçe son umudu olan kupayı da kaybederken Novak son imzayı attı.
Lemi Çelik (Sözcü): Trabzonspor, avantajlı gelmiş olduğu Fenerbahçe yarı final müsabakasında erken golü bulmasının vermiş olduğu rahatlıkla motivasyon ve mücadele gücünü erken kaybetti. Oyun üstünlüğünü Fenerbahçe’ye bıraktı. Sarı- lacivertliler, tek kulvarda ve sahasında oynamanın avantajıyla daha rahattı. Özellikle kanatları çok iyi kullandı. Soldan Hasan Ali-Rodrigues ve sağdan Deniz -Dirar ile çok etkili kanat akınları yaptı.
Trabzonspor yapmış olduğu hızlı kontra ataklarda Ekuban ve Sörloth ile ortaya mükemmel performans koydu. Girmiş oldukları net pozisyonları gole çevirmiş olsalardı turu çok rahat geçebilirlerdi. Yine de finali güzel yaptılar ve maça damga vurdular. Nwakaeme’nin sakatlanması Trabzonspor’un hücum gücünü düşürdü. Ayrıca Abdulkadir Ömür’ün de final paslarını daha konsantre verip takımı adına skora katkı yapması lazım. Gol bölgelerinde daha çok bulunması gerekiyor.
Alican Özcan (Skor): Fenerbahçe için yine büyük umutlarla başlanan ve hüsranla sonuçlanan bir gece yaşandı. Avrupa'ya gidiş bileti olan Türkiye Kupası şampiyonluğu, Trabzonspor'a karşı Kadıköy'de korunan 23 yıllık yenilmezlik serisiyle birlikte Ülker Stadı'nın çimlerine gömüldü.
Gelecek sene için yine yeni bir yapılanma bekleniliyor. Ne kadarı başarılı olacak, ne kadarı yine hayalde kalacak göreceğiz. Ama üzülerek söylüyorum ki, Ali Koç yönetimindeki Fenerbahçe son 2 yılda sahada tüm başarısızlık haklarını kullandı.
Ümit Genç (Skor): Kadıköy'de maç sonu tabelada 3-1 yazarken Trabzonspor 23 yıllık tarihi bir seriye son vermiş, ligi lider götürdüğü sezonda kupada da finale çıkmış ve aynı yıl içinde 3 kez üst üste ezeli rakibi Fenerbahçe'yi mağlup etmişti.
Nwakaeme'nin sakatlığı sonrası ileride, geride, ortada tüm sorumluluğu üzerine alan Ekuban kelimelerle izah edilemeyecek performansını 83'te noktaladı. 3'üncü ciğeri açıp müthiş bir sprint atan Ganalı Sörloth'a ikiyi attırıp Kadıköy'de ışıkları kapattırdı. Trabzonspor bu golle finale yürürken havlu atan Fenerbahçe'yi 90+4'te Novak'la yolcu etti. Kadıköy'deki 3-1'lik net skor ligdeki şampiyonluk yarışı için şehri de yeniden havaya soktu. 'Yayla Çocukları'nın çifte kupa için 8 final maçı kaldı.
Mehmet Demirkol (Fanatik): Şu bir gerçek ki Trabzonspor hücumu her şartta, oyun seviyesi ne kadar aşağıda olsa da sonuca gidebiliyor. Santrfor istatistiğinde sol bek sahibi olmak harika bir durum olsa gerek. Dün akşam Sosa yokken Nwakaeme sakatlanmışken Ekuban ve Sörloth olağanüstü çalıştılar. 4 kez birlikte net pozisyona girdiler 2 gol buldular. Sahada herkesten farklıydılar. Covid-19’un hiç uğramadığı bir ülkeden gelmiş gibiydiler.
Fenerbahçe’de özellikle Muriç’se sanki Wuhan’dan gelmiş gibiydi. Fizik ve mental olarak olağanüstü başladığı sezonda dün itibarıyla çok aşağılardaydı. Tabii Kayseri maçında olduğu gibi cepte Emre faktörü olsaydı Trabzonspor’un hiç alamadığı orta sahada ikinci yarıda Gustavo’ya desteğe gelip dengeyi ev sahibi lehine çevirebilirdi. Ama saçma sapan bir pozisyonda kendisini attırınca bu şans elden gitti. Eğer Emre Belözoğlu Fenerbahçe’de bir göreve gelecekse mutlak öfke kontrolünü öğrenmesi gerekiyor. 
Ercan Güven (Milliyet): Fenerbahçe gibi bir dev için evinde 23 yılın ardından yenilerek yitirilen son kupa umudu “çöküş” anlamına gelir. Lakin çöküşün adını iyi koymak lazımdır. Çöken takımdır, tercihlerdir, planlardır. Fenerbahçe ise yine dimdik ayaktadır ve taraftarlarıyla birlikte dün akşamdan itibaren gelecek sezon için geriye sayımı başlatmıştır.
İlk devrede Fenerbahçe’nin yakaladığı tek kontratakta Rodrigues rakip kaleye inerken takımda Muriç’ten başka hiçbir futbolcunun destek vermeye bile niyet etmemesi, etse de yetişemeyecek olması bu sezonun özetiydi. Kötü başladı, kötü bitti. Kim bilir belki de tüm kupa ümitlerini kaybetmiş Fenerbahçe’nin eli gelecek sezon için rahatlar ve acil ihtiyaçlardan arınıp hatalı tercihlerini tekrarlamayacağı bir sezon yaşar.
Cem Dizdar (Fanatik): Sahadaki takımlar da yönetimlerini taklit eder gibi... Biri düzenli, diğeri darmadağın, savruk. Sörloth, en güçlü yanı olan sol ayak içine aldığı pası gol yapınca Fenerbahçe’nin gerilmesi kaçınılmazdı. Gerginlik yedek kulübesinde patladı. “Fiili teknik direktör” Emre Belözoğlu çoğu zaman olduğu gibi kendine hakim olamadı ve takımını oyunun son bölümünde göstermesi beklenen olası etkiden mahrum bıraktı!
Trabzon savunmada organize ve sakin, fırsat buldukça da hücumda tehditkardı. Yedek kulübesindeki onca ‘hoca’ yetmiyormuş gibi tribündekilerden de teknik destek alan (!) Fenerbahçe’nin daha çok bireysel beceriye dayalı tarzı da hayli yardım etti onlara. Geldiler, yendiler, döndüler...
Ali Murat Hamarat (Birgün): Bir tarafta zirve yarışından uzak kalan, sezonu kupayla kapatmak isteyen Fenerbahçe, öbür köşede yıllardır özlemini çektiği şampiyonluğu kovalayan Trabzonspor… İki ekip de finalin hayalini kuruyor, kıran kırana bir mücadele bizleri bekliyor.
Fenerbahçe için kötü geçen sezonun kalanın pek tadı kalmadı doğrusu. Gönül ister ki Ferdi gibi Ömer Faruk gibi yeteneklerin artık her maça başlaması. Genç yetenek Ömer Faruk’un maç 2-1 olmuşken sahaya sürülmesi gereksizdi doğrusu. Trabzonspor’a gelince… Ligde liderler, kupada finaldeler. Hakikaten zıpkın gibiler. Hüseyin Çimşir’i tebrik etmek gerek. Göreve gelişine yanlış demiştim. Lamı cimi yok; yanılmışım!
Hasan Al (Cumhuriyet): Kim ne derse desin, futbolda oyun şansı çok önemlidir. İlk maçı 2-1 kazanan Trabzonspor'a maça golle başlaması büyük moral olurken, Fenerbahçe'yi de demoralize etti. Ki kupa gibi eleminasyonlu maçlarda bu büyük avantaj.
Maçın seyircisiz oynanması da Bordo Mavilileri inanılmaz rahatlattı. Oyun boyunca kendilerini baskı altında hissetmediler. Topu kaybettiklerinde kendi yarı alanlarına çekildiler. Topu kazandıklarında ayağa paslarla çok iyi çıktılar. Hızlı hücumla gol aradılar. İkinci golü bulacak çok tehlikeli ataklar da geliştirdiler.
Erman Özgür (Fanatik): Trabzon için erken golün kıymetini bilemeyişi, Fenerbahçe için oyun üstünlüğü olmasa da turun geçilebileceğinin sinyalleri ilk yarının özetiydi. Sinyaller Ekici hamlesi ile birleşince 2. yarıya hareketli başladı Fenerbahçe. Fakat Ekici'nin denemeleri dışında pek pozisyon üretemedi. 
Emniyetli oynamaya çalışan Trabzon, Sörloth ve Abdülkadir Ömür ile maçı koparabilecek fırsatları kaçırdı. Fakat gecenin yıldızı takımı için beraberlik yeterli değil diyerek Sörloth'a nefis bir servis daha yaptı. Son sözü ise Novak söyledi ve Fırtına turu geçmeyi başararak 2 kulvarda da zirve yürüyüşüne devam etti.
Bülent Kalafat (Birgün): Fenerbahçe 2-1 mağlup olduğu yarı final ilk ayağının rövanşında erken geri düştü ve Trabzonspor’a evinde 3-1 boyun eğdi. Bordo-mavililerin Türkiye Kupası finalindeki rakibi perşembe oynanacak Alanyaspor-Antalyaspor maçından sonra belli olacak.
Fenerbahçe 90 dakika boyunca Dirar ve Hasan Ali’yi hücuma katmakta zorlandı; merkezde de yeterli deliciliği sağlayamadı. Trabzonspor ise maçın çoğunda vasat bile sayılacak bir futbol oynamasa da erken öne geçmenin avantajını kullandı. Hüseyin Çimşir iki kanat hücumcusunu da çok geride konumlandırarak sabırla bekledi ve vakti geldiğinde bilinçsizce saldıran rakibinin zayıf karnına bitirici darbeyi vurdu.