SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe’de gündem teknik direktör, eski dostlar ve basketbol bütçesi

Gazetemizin Fenerbahçe muhabiri Sercan Hamzaoğlu; corona virüsü nedeniyle ara verilen Süper Lig'e dönüş hazırlığındaki sarı-lacivertlilerin futbol takımının geleceğini, hoca arayışını ve Fenerbahçe Beko'da yaşanan maaş krizini yazdı...

Fenerbahçe'de son haftalarda eski futbolcular Gökhan-Caner ikilisinin geri dönüşü, basketbolda bütçenin ne kadar düşürüleceği ve tabii ki teknik direktör konusu var.
Teknik direktörden başlayalım. Birincisi Fenerbahçe maddi olarak önünü göremiyor. Gelecek sezon için UEFA'nın FFP'sinden, TFF'nin kulüplerin harcama limitlerine kadar her şey belirsiz. Böyle bir durumda, "Şu transfer yapılsın, şu hoca gelsin, şunlar gitsin" demek zor.
Alınan yardımcı hocaları da düşününce Fenerbahçe'nin kalan 8 haftada yeni bir hocayla çalışacağını düşünmüyorum. En güçlü adaylar Erol Bulut ve Bjelica. Sezon devam ederken Erol hoca Alanya'dan kopartılmaz. Erol hocanın gelme ihtimali yüksekken de acele davranarak şu pandemi döneminde Bjelica getirilmez. Bu yüzden sezon sonu beklenecek yeni teknik adam için. Sportif direktörlüğe hazırlanan Emre Belözoğlu'nun da önerisi doğrultusunda Erol Bulut'un birkaç adım önde olduğunu söyleyebilirim.
Fenerbahçe bu pandemi sürecinde maddi anlamda en başarılı kulüp oldu. Döviz borçları TL'ye çevrildi. 40-50 milyon dolar borç eridi. Yönetim kısa vadeli değil önümüzdeki 10 yılın yapılanması yapmaya çalışıyor. Yapılan bütün olumlu adımlara rağmen kısa vadede Fenerbahçe maddi olarak da önünü göremiyor. Gelirlerin yüzde 80'ini ipotekli. Bir yandan finans oluşturmaya çalışılıyor bir yandan da kulübü rahatlatacak futbol yapılanması düzenleniyor. Gerçekten çok zor bir durum ama Ali Koç ve ekibi bu kadar emeğin boşa gitmesine izin vermeyecektir.
Eski dosttan düşman olur mu cümlesi soru işaretinden daha çok Fenerbahçe için şu an bir ünlem işareti olarak duruyor. Herkesin malumu; uzun süredir Beşiktaş'ta oynayan ve gidiş şekilleri hala konuşulan Gökhan Gönül - Caner Erkin ikilisinin tekrar Fenerbahçe'ye dönme ihtimaller kamuoyunu meşgul ediyor.
Ben bu konuya uzun süre mesafeli kaldım ama dün ilk defa iyi bir dostumla yapmış olduğum sohbette Fenerbahçe'nin hem Caner hem de Gökhan'la ciddi anlamda ilgilendiğini öğrendim. Beşiktaş'la olan ikili ilişkiler ve oynanacak maçlar öncesi oyuncularla resmi temasa geçilmedi. Sezon sonu iki futbolcunun da bonservissiz olarak takıma katılması yüksek ihtimal. Futbolcuların da Fenerbahçe'ye dönmek istediğini biliyorum. Taraftar ikiye mi bölünür mü yoksa yüzde 80'i istemiyorum yüzde 20'si olabilir mi der, şu an kestirmek zor. İmzalar atılınca eski defterler de sorgulanır, gerekli şeyler de söylenir ama Gökhan ve Caner, gelecek sezon Fenerbahçe'ye şampiyonluk getirebilecek önemli isimler. Şimdilik bu konuda başka yorum yapmayayım.
El üstünde tutulan Fenerbahçe Beko'da maalesef hiç hoş olmayan bir durum yaşandı. Sarı-lacivertlilerde bütün yabancı basketbolcular, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle kulübü şikayet etti. Yerli oyuncular özellikle kaptan Melih Mahmutoğlu buna çok karşı çıktı. Yerli isimlerden böyle bir şikayet olmadı. Eğer Euroleague oynansaydı bu oyuncular şikayet ettikleri kulübe nasıl dönecekti ki seneye çoğunun sözleşmesi devam ediyor. Tabii ki herkes alacağını istemekte haklı ama bu salgın döneminde bütün kulüplerde aynı sıkıntılar var. Fenerbahçe'ye büyük başarılar kazandıran bu isimlere bence yakışmadı.
Fenerbahçe'de Ali Koç varken maaşlar ödenecektir. Obradovic konusu ise birkaç hafta içinde iyi veya kötü çözülür. Fenerbahçe mutlaka son bir görüşme daha yapacak efsane koçla. Bu salgın sonrası bütçenin kısılması iyice kaçınılmaz oldu. Hem oyunculardan hem teknik heyetten ciddi bir maaş indirimi istenecek. Transfer bütçesi daha kabul edilir bir seviyeye çekilecek ama yine de yarışmacı bir takım oluşturulacak.