SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Milli cimnastikçi Ahmet Önder, ‘corona’ günlerini Sözcü’ye anlattı: ‘Ne yapacağımı bilemedim…’

Dünya ikincisi milli cimnastikçi Ahmet Önder, Sözcü’ye konuştu. Başarılı sporcu karantina sürecini, hazırlıklarını ve ertelenen Tokyo 2020’nin psikolojik etkilerinden söz etti. Milli sporcu corona virüsü pandemisi nedeniyle vaktini evde geçirdiği bu dönemin, tüm sporcular gibi kendisinin de antrenman sürecini olumsuz etkilediğini ifade etti.

SKOR ÖZEL | Metin AKTAŞOĞLU
14:57 -

Corona virüsü pandemisi dünya çapında neredeyse bütün spor organizasyonlarının durmasına neden olurken verilen kararların arasında belki de en çarpıcı olanı Tokyo’nun ev sahipliği yapmak için gün saydığı 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın bir sene ertelenmesi oldu. Tokyo 2020’ye katılma hakkı kazanan ve tarih yazan cimnastikçilerimizden Ahmet Önder karantina sürecini, Tokyo 2020’nin ertelenmesini ve hazırlıklarını Sözcü’ye anlattı.

23 yaşındaki dünya ikincisi sporcumuz, “Evlere kapanınca açıkçası ne yapacağımızı şaşırdık. Ben ilk başta bir iki hafta bunun moralsizliğiyle gerçekten ne yapacağımı bilemedim” derken “Olimpiyat oyunlarının ertelenmesini bir avantaja dönüştürmek istiyoruz. Elbette bizim moral ve motivasyonumuzu etkiledi ama bu sıkıntılı dönemi atlattık şimdi bir yıl daha var. Daha fazla çalışabiliriz, dolayısıyla kendimizi geliştirebiliriz” ifadelerini kullandı.

Cimnastiğe 8 yaşında başlayan ve bu spora ilk görüşte aşık olduğunu ifade eden Ahmet Önder, hedefinin olimpiyat şampiyonluğu olduğunu ve madalyalar kazanmak için çok çalıştığını aktardı.

Nasıl geçiyor karantina süreci, evde kalma durumu nasıl etkiliyor sizi?

Herkes için olduğu gibi bizim için de çok zor. Aslında özellikle sporcular için çok zor oldu çünkü biz evde durmayan sürekli antrenman yapan taraftayız. Evlere kapanınca açıkçası ne yapacağımızı şaşırdık. Ben ilk başta bir iki hafta bunun moralsizliğiyle gerçekten ne yapacağımı bilemedim. Normal düzenli hayatımı evde de devam ettirmekte çok zorlandım.

Daha sonrasında biliyorsunuz bir hedefim var Tokyo 2020’ye gideceğim ve profesyonel sporcu olarak hayatımı hemen düzene sokmam gerekiyordu. Çünkü yeme bozuklukları, uyku bozuklukları, antrenmansızlık bunların hepsi beni etkiledi ilk bir iki hafta. Bunların beni daha da fazla etkilemesine izin vermeden hemen bir plan ve program içine girdim. Yaklaşık bir buçuk aydır da evdeki hayatımı bu plan ve programa uyarak, keyifli aktiviteler yaparak, bazı yeni sosyal aktiviteler de öğrendim. Kendime ve aileme, kitap okumaya daha fazla vakit ayırma başladım. Dolayısıyla ilk başta kötü olan bir süreç daha sonra bir avantaj gibi geldi.

Şu an normal hayatımıza geri döndüğümüzde sanıyorum ki bir daha ‘Evde çok sıkılıyorum’ demem.

Evde nasıl antrenman yapabiliyorsunuz?

Salonda yaptığımız cimnastik antrenmanları kadar asla olmuyor. Gerçekten çok özledim salondaki antrenmanlarımı ama evde de en azından formdan düşmemek adına geri döndüğümde adaptasyon sürecimin kısa sürmesi için bir takım egzersizler, yoğun terleme odaklı ve kaslarımı dinç tutma odaklı, antrenörlerle planlanan bir program yaptık. Antrenmanlarımıza online olarak devam ediyoruz.

Mesela futbolcuların, basketbolcuların veya kulüplerin antrenman videolarını görüyoruz zaman zaman sosyal medyada, herkes crossfit sporcusu gibi çalışıyor ancak futbolcunun topla antrenman yapması lazım. Sizin için de aletlere çıkmak önemli. Teknik çalışmalarınızı sürdürebiliyor musunuz?

Maalesef teknik antrenman imkanımız çok kısıtlı bu süreçte. Bazı temel hareketleri teknik olarak yapabiliyoruz ancak onun dışında teknik çalışmamız çok mümkün değil evde.

Kaslar hemen her şeyi unutmuyor. Geri döndüğümüzde adapte olma süremiz çok kısa olacak zira biz her zaman zaten mental antrenmanlar yapıyoruz evde de bence bu iletileri sinirlerle -bilimsel yolla söylemek gerekirse- aktarıyoruz ve geri döndüğümüzde de bir sıkıntı çıkmayacak. Örneğin yürümeyi unutabilir miyiz, bisiklete binmeyi unutabilir miyiz, bu hareketleri biz milyonlarca kez tekrar ettiğimiz için unutmamız çok zor.

Tokyo 2020’ye katılma hakkı kazanmıştınız. Ben bir süre Tokyo 2020’ye akreditasyon arayan bir gazeteci olarak bile bir sene erteleme kararını duyunca bir buruk hissettim. Sizi nasıl etkiledi bu karar?

Tam da o karantinanın bahsettiğim ilk iki haftasına denk geldi. Ben bir hafta yataktan çıkamadım! Şaka bir yana bizim de beklediğimiz bir karardı çünkü sağlık her şeyden daha önemli. Tüm dünyadaki sporcular bu kararın alınmasını bekliyordu. Daha öncesinde de yarışmalarımız iptal olmuştu. O şekilde ülkemize dönüp kararı bekledik. Lakin şunu diyebilirim; bu olimpiyat oyunlarının ertelenmesini bir avantaja dönüştürmek istiyoruz. Elbette bizim moral ve motivasyonumuzu etkiledi ama bu sıkıntılı dönemi atlattık şimdi bir yıl daha var. Daha fazla çalışabiliriz, dolayısıyla kendimizi geliştirebiliriz bu süreç içerisinde. Her şeye biraz daha olumlu yönden bakmaya çalışıyoruz.

Çok yakın arkadaşın olan ve bir diğer milli cimnastikçimiz İbrahim Çolak’ın bir omuz sakatlığı vardı. Belki de bu karar onun için iyi oldu…

O da yetişecekti ama şimdi daha hazır bir şekilde tam performansıyla katılabilecek. Onun için çok olumlu oldu ama kendim için de 2019’da olimpiyata hazırlık yılında en önemli hazırlık yarışması olan Dünya Şampiyonası’nda ikinci oldum. Belki bunun bir süre, bir iki ay, rahatlaması olmuştu ama şimdi bu süreci yaşıyarak gaza geldik açıkçası, iple çekiyoruz. Bir yıl en iyi mücadeleyi vermek için savaşacağız.

View this post on Instagram

 

Korona çık hayatımızdan artık, şu şekil #EpicFail #Gymnastics #StayHome

A post shared by Ahmet ONDER (@ahmetonder_) on

Bunun mental hazırlığı nasıl oluyor? Şunun için soruyorum çok formdayken, çok iyi hissederken böyle bir kararla karşılaşmak ve bununla başa çıkmak nasıl oluyor? Örneğin, Tokyo 2020 sonrası emekli olacağı bilinen Simone Biles, bir yıl erteleme kararını duyunca ağladığını ve “Bir sene daha nasıl bu hazırlık sürecinden geçeceğim” diye aklında geçirdiğini ifade etmişti.

Ben de ilk başta öyle düşündüm ama daha sonradan dediğim gibi olumlu tarafına bakarak ki birazdan gidecektik Tokyo’ya çok az kalmıştı- belki de ben de tam olarak hazır olamayacaktım. Önümdeki bir yılı çok iyi değerlendirmek istiyorum ama sanıyorum ki sporcular için bir yıl boyunca en üst seviyede kalmak mümkün olmayabilir. O yüzden yarışmalara göre planlamalarla birlikte her gittiğimiz yarışmada en iyi performansı göstereceğiz ve en zirvede olmamız gereken yarışma olimpiyat oyunları ve buna da hazır olacağımızı düşünüyorum. Yarışmalarda kendimizi hayal ederek, o atmosfere sokarak ki çok yarışmaya gittiğimiz için tecrübelendik artık, bu şekilde kendimizi hazırlayacağız.

Küçük yaşta bu spora başladınız ve yıllardır müsabakalara, kamplara gidiyorsunuz. Çok uzun zamandır ilk kez evde bu kadar vakit geçiriyor olmalısınız.

Gerçekten çok zor oldu. Hiçbir zaman bu kadar şehrimizde durmuyorduk, evde durmak çarpı iki oldu! Dönünce ne olacak, herhalde parçalayacağız cimnastik salonunu!

Aileniz bundan memnun olsa gerek!

Onlar kesinlikle çok memnun bence, beni hiç bu kadar uzun süre görmemişlerdi! Sürekli kamplardayız, yurtdışına gidiyoruz, yarışmalara gidiyoruz. Bence onlar çok memnun. Sürekli yemek yapıyorlar, yiyorum…

Özellikle sosyal medyada baktığımızda erkek sporculara bir mutfak merakı geldi bu karantina sürecinde. Sizde de bu durum oldu mu?

Bende de var. Bizim evde mutfak çok aktiviteli. Her şeyi denedik, tavuk yaptık, lahmacun, pizza, hamburger… Hatta kahvaltı salonu mu açsak diye ikinci bir meslek olarak buna mı yönelsek diye düşünüyoruz artık!

Ne olur ne olmaz çağırmayalım diyoruz. Ünlü tavuk markalarını ürünlerini onlara benzeterek kendimiz yapıyoruz. Gayet keyifli geçiyor o açıdan.

Anneler hep “Dışarıdan, bilmediğini yerden yemeye ne gerek var. Ben sana çok daha güzelini yaparım” derler ya, öyle mi oluyor gerçekten. Anneler haklı çıktı diyebilir miyiz?

Bu süreç bunu öğretti.

Peki en çok uzmanlaştığın konu ne oldu mutfakta?

Kahvaltı konusunda çok iyiyim. İstediğin her tür, her tarz kahvaltıyı hazırlayabilirim. Kahvaltı hazırlamayı çok seviyorum. Onun dışında ekmek hamuru yoğurma işi bende oluyor! Daha kuvvetli olduğum için…

Son güncelleme: 16:19 20.05.2020