SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yılmaz Vural: Hep para al hem oynama! Yok ya!

Türk futbolunun tecrübeli ve renkli isimlerinden Yılmaz Vural, SÖZCÜ HaftaSonu'na konuştu ve Yasin Yıldırım ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Vural, koronavirüsünde yaşanan Türk futbolundaki bilinmezleri yorumladı.

Kendi deyimiyle 30 takım çalıştırıp 37 sözleşme imzalayarak dünyada bir ilke imza atan Yılmaz Vural, şu anda da TFF 1. Lig ekibi Akhisarspor’un başında.
67 yaşındaki deneyimli çalıştırıcı, koronavirüs salgının ardından düşüncelerini SÖZCÜ HaftaSonu'na anlattı. Duayen hoca, meslektaşlarının aksine sezonun mutlaka tamamlanması gerektiğini ve tescile kesinlikle karşı olduğunu dile getiriyor.
ASLİ GÖREVİMİZ BU

Ülkemiz uzun zamandır koronavirüs ile mücadele ediyor. Sağlık çalışanları insanlarımızı iyileştirmek uğruna bile bile ölüme gittiler. Benim gözümde her biri şehit. Şimdi de bizim sorumluluğumuz var. Şu anda halkın eğleneceği ya da moral bulacağı bir aktivite yok. Ben de futbolcularım da virüsün bulaşacağını bilsek bile oynamaya hazırız. Toplumsal sorumluluğumuz var. Asli görevimiz halkımıza hizmet etmek.
UZMANI DEĞİLİZ İŞİMİZE BAKALIM

Antrenör ve futbolcular olarak bizler sağlık uzmanı değiliz. Elbette işin insani tarafındayız ancak işin bilimsel yönünde karar vermek Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu ve bizi yöneten devlet büyüklerinin görevi. Onlara güvenmemiz lâzım nitekim halkımız da güvendi ve konulan kurallara sonuna kadar uydu. Futbol dünyasındaki tüm arkadaşlara çağrım biz sadece işimize bakalım. Hayat normale dönme belirtileri gösteriyor.
HEM PARA AL HEM OYNAMA! YOK YA!

Koronavirüs futbolu zincirleme olarak etkiledi. Maçlar durunca abone kaybeden yayıncı kuruluş kulüplere ödeme yapamıyor. Böyle olunca kulüpler de futbolcu ve teknik ekibine para veremiyor. Genelde alt sıralarda olan kulüpler sezonun devamına karşı. Biz oynama tarafındayız. Bazı futbolcular “Ben oynamam” diyor. Hem 2.5-3 milyon Euro para al hem de oynama. Yok ya. Buna karşın liglerimizde futbolcuların yüzde 70’i devamdan yana.
YOKSA FUTBOL BİTER

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’e 12 Haziran tarihini işaret ettiği için haksız şekilde yükleniliyor. Ama bunun aksi durumunda futbol biter. Biz kulüplerin yaşaması tarafındayız. Çünkü kulüpler olmazsa ne teknik adam olur ne de futbolcu. Özellikle Süper Lig kulüpleri sezonun oynanmadan tamamlanması durumunda çöker. Hiçbir kulüp de oynanmamış sezonun parasını futbolcularına ödemez. Tescile de karşıyım. Hangi tarihte başlarsa başlasın bu sezon bitmeli.
YETER Kİ NET KARAR

Allah tüm yöneticilere yardım etsin. Bu virüs çok başka bir şey. Haliyle Federasyon Başkanı da bir yol arıyor. Bizim tek isteğimiz net bir karar verilsin ve yolumuza bakalım. Süper Lig’de bir galibiyet yaklaşık 3 milyon Euro. Biz ise bu rakamı sezonun geri kalanın tamamında alıyoruz. Yani oynanması kulüplerin avantajına. Herkes ne kazanacağının ne kaybedeceğinin net farkında. Ama Süper Lig’de 14, 1. Lig’de ise şu anda 11 takım oynanmasını istiyor.
1 HAFTADA 3 MAÇ

Sezonun geri kalanı sıkışsa bile kısa sürede bitirilebilir. 1. Lig’de 2 haftada 6 maç oynandı. Gerekirse 1 haftada 3 karşılaşma oynayabiliriz. Zaten uçaklarda sosyal mesafe kuralını uygulamak imkânsız. Koltukların 3’te 2’sini boş bırakmak gerekiyor. Havayolu şirketi de büyük zarar edeceği için böyle bir durumu kabul etmeyebilir. Yani tek şehirde oynamak daha mantıklı. Böylece seyahatte yaşanacak sıkıntılar ortadan kalkar.
18 TAKIMLI BİRLİK OLMAZ!

Kulüpler Birliği’nde sadece 18 takım var. Ama 126 profesyonel kulübün tamamının temsilcisi olmalı. 3. Lig takımı 1, 2. Lig takımı 2, 1. Lig takımı 12, Süper Lig takımı 120 milyon alıyor. Bu sistemle nasıl altyapı oluşturacaksın. Biz genç ülkeyiz. Okula giden 18 milyon çocuğumuz var. Ama 650 bin nüfuslu İzlanda, Finlandiya gibi ülkelere yeniliyorsun. Sistemin düzeltilmesi ve altyapının zorunlu olması şart.
YAZIK DEĞİL Mİ?

Yabancı futbolcuya karşı değilim. Hatta serbest kalsın. Ama 14 yabancı kulüplere doldurulunca bizim çocuklarımıza yazık oluyor. Yarın bu çocuklar bizlere, “Şehit olan benim babam. Vergi veren benim babam. Ama futbolda istediğim yere şartlar nedeniyle gelemedim” diye hesap sormayacak mı? Şart mı yani 14 yabancı? Altyapı neden ihmal ediliyor? Ancak bizde korku ya da zorunlu olmadan kolay kolay kurallar ve alışkanlıklar değişmiyor.
YASAYI TFF ÇIKARSIN

Avrupa'da üye 55 ülkenin 54’ünün federasyon delegasyonunda etkisi yüzde 50 bizde ise yüzde 90. İşin içinde oy olduğu zaman TFF, kulüpleri nasıl yönetecek. Hem “Özerkiz” deniyor hem de siyasete “Gel Kulüpler Yasası’nı çıkar” çağrısı yapılıyor. Allah’tan siyaset akıllı da bu işten uzak duruyor. TFF çıkarsın bu yasayı ve delegasyon yapısını değiştirsin. Premier Lig sistemi de olmaz batmış kulüpler kendilerini nasıl yönetecek?
BİZ GÖREMEYECEĞİZ

Köln Futbol Akademisi’nde yetiştim. Türkiye’nin neredeyse bırakın her ilini her köyünü biliyorum. Sürekli çağrıda bulunuyorum ama kimse ciddiye almıyor. Yok çok magazin yok çok takla atıyor. 35 seneden bilimi Türk futboluna uydurmaya çalıştım. Bu yüzden bazı kulüplerde 2 gün bazısında 2 hafta kaldım. Ama yola hâlâ Alaturka devam ediliyor. Ben değişimi görmem benden sonraki kuşağın göreceği konusunda da şüpheliyim.
PROTOKOL ÇOK ZOR

Koronavirüs tedbirleri kapsamında futbol için hazırlanan 48 sayfalık raporu 7 antrenör arkadaşımla satır satır okuduk ve kapsamlı olarak değerlendirdik. Bunların pratikte uygulanması ülkemizde çok zor. Mesela tesisler küçük. “Futbolcu tükürmesin” deniyor. Ama diyelim kaleci eldiveninden bulaşırsa ne olacak? Ya da biz istediğimiz tedbirleri alırsak alalım rakibimiz almazsa ne olacak? Bu şu anda dünya futbolunun da genel bir sorunu.