SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Covid-19 ile değişen yaşam

17 Nisan 2020

Ege’nin en küçük kasabalarından Datça ile 5 yıldır ilişkim var. 1 yıldır da iş dışında ikametim burada.

DATÇA'DA sosyal izolasyon meselesi fena değil. Ya da buna mecburuz sanki. Bir devlet hastanesi var, sadece 26 yataklı. Sadece bir-iki doktor. Aile hekimlerini sayarsak, doktor sayısı 10'u belki geçer.

KIŞIN nüfus 18 bin, yazın hastalık olmazsa 200 bin kişi oluyor Datça.

AKLIMA geldi: Tıbbi açıdan acil bir müdahale gerekse, en yakın yer 50 dakika uzakta: Marmaris. MARKET sayımız kısıtlı, alışverişe çıkıldığında artık her şeyi bulamıyoruz. Söylemesi ayıp, geçen salı raftaki son salçayı eşim almayı başardı!

Sahil bölümü terk edilmiş hayalet kasaba gibi. Ama bazen kalabalık görüyorum kasabada. Mesela PTT önünde. Risk tabii.

AKŞAMLARI, tam gecenin sessizliğini hissediyorum. Tematik haber kanallarını, işim gereği de izliyorum. Normal yayın yapan kanallara geçince şunu saptadım: Sanki salgın hastalık yok. Programlara, dizilere tam gaz devam. Maalesef, haber kanalları ülkede az seyrediliyor.

Ulusal kanallarda, en azından, toplumun daha fazla bilinçlenmesi için alt yazı desteği şart bence. SPORA gelince… Transfer haberleri yapılıyor. Bu, taraftara iyi moral verir yalnızca. Çünkü para yok kulüplerimizde. İşin tuhafı, lig için tarih vermenin imkansızlığını yaşıyor herkes.

YAKIN çevremde, kovid belası ile uğraşan yakın akrabalarım var maalesef. Bu durum, binlerce hasta içinde sadece bizim iç meselemiz oluyor tabii ki. Herkes muzdarip bir şekilde.

Gelelim kitap okuma işine: En fazla 20 sayfa okuyabiliyorum. Çünkü, konsantrasyon hiç kolay değil böyle günlerde.

“İYİ Ki dört ayaklı can dostlarım var” diyorum bazen. Çünkü tek istedikleri şey, sevgi.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek