SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Cruyff efsanesi

14 Nisan 2020

Efendim malumunuz… Zor, sabır gerektiren günlerdeyiz. Meslek hayatımda hiç bu kadar sporsuz günler yaşamamıştım.

Dünya genelinde haftada en az 100 maçın canlı yayınladığı günlerden nerelere geldik. YAZI yazmayı severim. Bahadır Çokişler'le konuştum. Onun önerisiyle, spor tarihine ağırlık vereceğim biraz yazılarımda; bu bela bitene kadar…

CRUYFF ile başlayalım: Mahallenin en yaramaz çocuğu iken biraz uslansın diye, Ajax altyapısına ‘Kaleci olsun bari' diye yazdırıldı. Yetenekleri keşfedilince basamakları hızla tırmandı. Oyun içinde öyle ani bir dönüşü vardı ki, bu hareketin adı daha sonra ‘Cruyff dönüşü' olarak adlandırıldı. Onu durdurmak çok zordu. Kimse ona birebir mücadelelerde yanaşmak istemiyordu.

Rakiplerinin karizmasını çok kolay çizen bu genç oyuncunun artık bir lakabı vardı: Sarı Fare.

BARCELONA ve Hollanda Milli Takımı yılları, onu 100 yılın en büyük oyuncuları arasına soktu. Fakat asi ve haksızlığa gelemeyen, çok çabuk parlayan yönü, belki de teknik adamlıkta da kendisine avantaj sağladı.

OYUNU şiir gibi okuyan Cruyff, oyuncunun algoritmasını çıkarmada tam bir üstat olmuştu. Total futbolu Barcelona'yı çalıştırdığı dönemde tam bir makineye dönüştürmüş ve bugünkü ‘Barcelona oyun stilini' o bulmuştur.

Filozofik yönü ve unutulmayacak sözleri ile ‘futbol' adlı güzel oyuna enteresan katkıları da olmuştur. O sözlerle bitirelim: “FUTBOL basit bir oyundur. Önemli olan basit oynamaktır.”

“Şans mantıksaldır.” “İtalyanlar seni yenemez ama sen onlara yenilebilirsin.” “Bir hatayı yapmadan önce o hatayı yapmam.”

AMA bence en güzeli, 50 yaşına girerken söylediği cümle: “ASLINDA ben 50 yıl yaşamadım. 100 yıl yaşadım.”

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek