SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Çıkın parkeye oynayın!

11 Nisan 2020

Ağır hasara rağmen akıllanmayanlar var! Aklı fikri parada olanların yönettiği EuroLeague gibi. Nisan ortasına geldik, inat ediyor, yönettiği iki kupayı da bitirmek için.

Bu satırlar yazılırken… Resmi rakamlara göre EuroLeague’in merkezi İspanya’da 158 binden fazla vaka, 16 binden fazla ölüm. İtalya’da 147 binden fazla vaka, 18 binden fazla ölüm. Fransa’da 125 binden fazla vaka, 13 binden fazla ölüm var.

Türkiye’de 47 bin 29 vaka, bin 6 vefat.

Dünya çapında 1.6 milyonu aşkın vaka, 102 binden fazla ölüm.

Savaş gibi… Ve bu savaşa rağmen ‘Bitirelim’ inadı!

Kabaca hesap yapalım: Virüsün kaynağı Çin’de ilk vaka aralık sonunda ortaya çıktı. Şubat-martta ‘pik’ (zirve) yaptı. Şimdi azalma eğiliminde ama bitmedi. Wuhan’da hayat yavaş yavaş eski haline dönüyor. Yani 4 ay sonra normalleşme başladı ama vaka sayıları 82 bin, ölü sayısı da 3 binli rakamlarda. Spor hala askıda.

Avrupa’da ve Türkiye’de salgının ne zaman pik yapacağı belli değil. Ne zaman azalacağı, biteceği kestirilemiyor. Ve nisanın ikinci haftasındayız ve sokağa çıkmak yasaklanıyor. Zirve yapacak, inişe geçecek, bitecek. Çin’de 4 ayda bitmedi. Avrupa’yı, kat kat fazla rakamlarla siz hesaplayın.

Dönelim spora: Atletik performans antrenörlerine göre, (Kişiye göre değişse de) basketbolcuların ‘fit olma’ süresi en az 3 hafta. Ülke dışından geleceklerin (Eğer gelmek isterlerse) 14 günlük karantina süresini ekleyin. Etti 5 hafta.

Ayrı bir sorun daha var. Uçuş yasakları devam ediyor. Hangi ülkelerden ne zaman uçaklar kalkıp İstanbul’a inecek, o da belirsiz. Gelmek isteyip gelemeyen de olacak.

Durum böyleyken “Haziranda başlarız” diyen var. Kaba hesaba göre bunun için nisan ayının üçüncü haftası parkeye çıkmanız lazım. Yani aşağı yukarı 10 gün sonra.

Kimse sokağa çık(a)mazken şunu mu diyecekler: Buyurun basketbolcular, parkeye çıkın!

Japonya gibi krizi en iyi yöneten ülkelerden birinin ev sahipliğindeki olimpiyat, temmuz sonunda olmasına rağmen erteleniyor. Kimse önünü göremiyor. Basketbolda “Oynayalım” diyen var!

Basketbolu futbolla kıyaslayanlar, futbolu örnek verenler oluyor. Oysa futbolda paran konuşuyor. Havuz büyük. Paydaşları, yatırım oranında gelir beklentisinde. Basketbol ekonomisi, futbolun ekonomisinin yanında ne halde, ona da bakalım: Kıtanın en pahalı basketbol takımı Barcelona’nın yıllık bütçesi, aynı kulübün futbolcusu Lionel Messi’nin maaş artı primleri kadar!

Futbolda ligleri bitirsen, sorun olur mu? Olur. Avrupa kupaları konusunda sıkıntı yaşanır mı? Yaşanır.

Peki; basketbolda Avrupa kupalarına katılacaklar şimdiden belli mi? Yüzde 90 belli! O zaman neyin peşindesiniz?

Parantez açıp, krizi en iyi yöneten basketbol kurumunun FIBA olduğunu söylemem lazım. Hiç riske girmeden erteleme kararlarını birer birer alıp takvimi sarkıttılar. Tecrübelerini konuşturdular. FIBA Avrupa’nın başında beğenmedikleri Turgay Demirel var!

EuroLeague’in hali ise ortada, hala toplantı yapıyorlar.

Onların oynatma inadını geçtim, bize dönelim…

Alt liglerdekiler perişan. Zaten gelir yok. Üç kuruşa oynayıp giden yabancıların dönmesini kimse beklemiyor. Bu takımları nasıl sahaya çıkaracaksın?

En üst ligdekilerden Galatasaray dışında “Bitirelim” diyen yok (Onların da neden bu görüşte olduğunu açıkçası anlamış değilim. İşin sosyolojik ve psikolojik boyutunu unutuyorlar herhalde).

En üsttekinden en alttaki liglere kadar neredeyse her kulüp sezonu kafasında bitirmiş. Ödemeler yapılacak, gelir yok, kontratlar vs… İşin ayrıca psikolojik ve sosyolojik boyutu var. Seyircisiz maçlar, konsantrasyon eksikliği vs… Eskisi gibi olur mu?

Hal böyleyken TBF önce “30 Nisan’da karar vereceğiz” açıklamasını yapıp Bilim Kurulu’nun görüşünü beklediklerini duyurdu. Ama sonra Hidayet Başkan “Bitirmek istiyoruz” dedi ve temmuz-ağustosu işaret etti. Türk basketbolunu eski oyuncular yönetiyor. Soruyorum: Hanginiz böyle bir ortamda parkeye çıkmak, ailenizi riske atmak isterdiniz?

Topa çok girmekle yanlış yapıyorlar; çünkü bu konuda son noktayı kimin koyacağını aslında herkes biliyor!

Yapılması gereken, basketbolun mevcut durumunu Ankara’ya iyi anlatmak…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek