SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Corona virüsünden ölen Pape Diouf: Fransa futbolunu değiştiren korkusuz lider!

2005-2009 yılları arasında Marsilya'nın başkanı olan ve Avrupa'da üst düzey bir futbol kulübünde görev yapan ilk siyahi başkan olan Pape Diouf, tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüsü ile savaşında yenik düşerken geriye bıraktığı izler kaldı. Futbol yazarı Eric Devin, 68 yaşındaki Senegalli efsane için kaleme aldığı yazı ise tüyler ürpertti. İşte efsanenin ardından kalanlar...

"Tarifsiz bir trajedi yaşandığı sırada bir adamın önemi hakkında yazı yazmak çok zordur. Corona virüsü salgını nedeniyle onbinlerce insan ölürken bir kişiye özellikle dikkat çekmek, keyfi, acımasız ve hatta miyopik görünebilir. Yine de Pape Diouf'un hayatı tanınmayı hak edecek türden"
"Ailesiyle birlikte Senegal'in Çad şehrinde doğan Diouf, 18 yaşında Marsilya'ya taşındı. Görünüşte nedeni asker olmaktı ancak kendi yolunu çizmek ve Fransa'da faydalanabileceği fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmayı amaçlıyordu."
"Ebeveynlerinin geçim mücadelesine yardımcı olmak için postanede çalışmaya başladı ve bu uğurda eğitimini sürdürmekten vazgeçti. Yaşadıkları onu daha mücadeleci ve lafını esirgemeyen bir karaktere sahip olmasında etkili oldu. Bir futbol menajeri olduğunda, onun ne kadar etkili bir figür olduğu da ortaya çıkmıştı"
"Diouf yıllarca Fransa'nın güneyinde bir gazeteci olarak çalıştı ve Le Sport gazetesinde işe başlamadan önce La Marseillaise'da önce serbest yazar sonra gazetenin baş muhabiri görevlerinde bulundu. Le Sport iflas ettikten sonra işsiz kalan Diouf, menajer olmak için Marsilya futbolcularıyla bağlantılarını kullandı."
"Spor dünyasında devrimci bir figür sergileyerek, menajerlerin şu anda olduğu kadar güçlü olmadığı bir zamanda gerçekten çığır açan biri olarak dikkat çekiyordu. O dönem Marsilya'da oynayan Basile Boli ve Joseph-Antoine Bell beraber çalıştığı ilk futbolculardı."
"Marsilya 1993'te Şampiyonlar Ligi'ni kazandıktan sonra tarihinin zirve noktalarından birini yaşarken Ligue 1'i şampiyon tamamladı ancak 1-0 kazandıkları Valenciennes maçında rakip futbolculara para verildiği ortaya çıkınca şampiyonluk ellerinden alındı. Küme düşürülen ve birçok futbolcusu ceza alan Marsilya'nın kazandığı Şampiyonlar Ligi'nde de şike yaptığı kanıtlanamadı ama Avrupa kupalarından 1 yıl ihraç edildi."
"Şampiyonlar Ligi finalinde Milan'ı 1-0 yenen Marsilya'nın tek golünü atan efsane futbolcu Boli, Diouf'u bir baba figürü olarak gördüğünü söylerken ölümünden sonra yaptığı açıklamada, 'Konuşamıyorum bile. O bir arkadaş değil, benim için ağabeydi. Bütün çocuklarım, babam ve annem onu çok seviyordu' dedi."
"Marsilya'nın 1993'teki şampiyonluğu elinden alınmasaydı ligde üst üste 3. zaferini tatmış olacaktı ve bu başarıda Diouf'un beraber çalıştığı futbolcuların etkili rol oynaması, Diouf'un yıldızının parlamasına neden oldu. Gregory Coupet, Marcel Desailly, Bernard Lama gibi isimler kısa süre içinde onunla çalışmaya başladı."
"Diouf'un zekası ve karizması, Fransa'nın güç sahibi isimleriyle yan yana durmasına yardımcı olurken takımda forma giyen Didier Drogba, Laurent Robert ve Desailly gibi oyuncuların taliplerinin artması, özellikle Arsenal'de görev yapan Fransız teknik adam Arsene Wenger'in de sayesinde Fransa'da forma giyen yeteneklerin İngiltere'de dikkat çekmesini değerlendirmeyi başardı."
"Marsilya'nın sahibi Robert Louis Dreyfus, oyuncu bağlantıları çok kuvvetli olan Diouf'u 2004 yılında sportif direktör olarak işe aldı. Aynı yıl teknik direktör Jose Anigo'nun istifasının ardından Diouf, Christophe Bouchet'in yerine başkanlık görevine getirildi. Diouf'un müşterisi olan Drogba'nın Chelsea'ye satılmasına rağmen Marsilya hedeflerine ilerlemekten vazgeçmedi ama kulübün zor günler geçirdiği de gerçekti."
"2005-06 sezonu Marsilya için daha da umut vericiydi. Sonuçlar çok iyi olmasa da (lig 5. sırada bitirildi), Mamadou Niang ve Galatasaray'dan Franck Ribery'nin transferi ile Samir Nasri'nin (Diouf'un müşterisiydi) ortaya çıkması gelecek için ümitlerin artmasına neden oldu. Diouf'un görevi sırasında dikkat çeken transferlerden bazıları ise Steve Mandanda ve Hilton gibi isimlerdi. Ama Karin Ziani ve Bakari Kone gibi 'hatalı' olarak yorumlanan transferler de yok değildi."
"Ancak Diouf'u gerçek bir efsane haline getiren olay ise, 2006 yılında ezeli rakipleri Paris Saint Germain ile deplasmanda oynadıkları maçta yaşandı. Federasyon ile karşı karşıya gelmek uğruna, kendilerine ayrılan bilet sayısına tepki gösteren ve taraftarlarının güvenliğinden endişe eden Diouf, sahaya yedek ve genç futbolcularla çıkma kararı aldı. Buna rağmen PSG'ye deplasmanda yenilmeyen Marsilya, 0-0'lık beraberlik ardından sahada adeta zafer kazanmışçasına sevinirken karşılaşmadan sonra her iki başkana hak mahrumiyeti cezası geldi ve her iki takımdan birer puan kesilmesine karar verildi. Ancak Diouf Marsilya'ya geri döndüğünde artık bir efsaneydi."
"Rüya gibi geçen yıllara rağmen aradan geçen zamanda hiç kupa kazanılmaması, 2009 yılında Diouf'un görevine son verilmesine neden oldu. Ancak o sezonu ikinci sırada, şampiyonluk hedefinden sadece 3 puan geride tamamlamayı başardı. Diouf, görevi süresince başaramasa da, bir sonraki yıl şampiyon olan Marsilya'nın temellerini atan kişiydi. Sonraki yıllarda hakkında çıkan onca asılsız iddiaya rağmen Marsilya tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başarmıştı."
"2010 yılında Marsilya ile lig şampiyonluğu yaşayan eski Fenerbahçeli Mathieu Valbuena Diouf hakkında yaptığı açıklamada, 'Geniş omuzlarıyla olağanüstü bir havası vardı. Benim için Marsilya'nın yakın tarihinin en iyi başkanı. 2009 yılında ayrıldığında kulübü çok iyi durumda bıraktı. Oyunculara, çalışanlara yakındı. Mesajlarını nasıl ileteceğini, keskin olması gerektiğini biliyordu' dedi"
"Onun ölümü, şu an dünyadaki birçok kişiden biri olarak sayılasbilir. Ancak ırk, sınıf veya sosyal durumunun hiçbir şeye engel olamadığı ve bütün rakiplerine kafa tutabilen Pape Diouf'u onurlandırmalıyız. O; hırsları, oyuna etkisi sınır tanımayan ilkeli, korkusuz ve açık sözlü biriydi."