SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş, Galatasaray’ı yendiği anda…

Ünlü futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen Beşiktaş'ın Ankaragücü'ne karşı aldığı 3 puanı yorumladı. Dilmen gelecek hafta oynanacak Galatasaray derbisinde Beşiktaş'ın kazanması halinde çok önemli bir viraja girebileceğini söyledi.

Süper Lig'in 25. haftasında Ankaragücü'nü 2-1 mağlup eden Beşiktaş'ı değerlendiren Rıdvan Dilmen çarpıcı ifadeler kullandı. İşte Dilmen'in Sergen Yalçın ve Galatasaray derbisi ile ilgili değerlendirmeleri:
"DOĞRU TEKNİK ADAM DEĞİŞİKLİĞİ" ------------ Tarihleri boyunca şampiyonluk yarışında olan takımlar, hep ilk 3'te olurlar. 9-10 puan fark yedikleri zamanlar ise 1 ileri 1 geri giderler. Bunun bir eşiği var. O anda doğru antrenörlük değişiklikleri, doğru teknik adam getirmeleri önemlidir. Sadece tribün baskısıyla değil.
"DAHA 10 HAFTA VAR, 41 OLUR" -------------- Abdullah Avcı, bu ülkenin yetiştirdiği nadir futbol adamlarından bir tanesi. Kendi felsefesini yerleştirmeye çalıştı. Hayat devam ediyor. 38 teknik direktör değişmiş, bu sene. Daha ligin bitimine 10 hafta kala. 5 tane takım Galatasaray, Başakşehir, Sivas, Alanya ve Gaziantep dışındaki her takım 2'şer, 3'er teknik direktör değişmiş. Bir alt ligde 25 hafta itibariyle 41 değişiklik yapılmış. 41 kere maşallah. Süper Lig de 41'i bulur yalnız, onu söyleyeyim. Daha 10 hafta var. 41'i garanti bulur.
"FENERBAHÇE, HEMEN 'GEL' DEDİ" ------------- Neden bunu anlattım. Dikkat ediyorsan, önemli kulüplerin önemli oyuncularının hep bir kredisi vardır. Abdullah Avcı, bu antrenörlere göre yarışa 1-0 mağlup başlar. O galip gelenlerden biri de bendim. Teknik direktörlüğümün ilk yılında başarılı oldum ama Fenerbahçe, hemen 'Gel' dedi. Dön geriye Turhan Sofuoğlu, Oğuz Çetin, İsmail Kartal, Aykut Kocaman, Bülent Korkmaz, Hamza Hamzaoğlu, Rıza Çalımbay, Samet Aybaba, Hüseyin Çimşir, Okan Buruk. Şimdi de Sergen Yalçın.
"HERKES BİR TERİM ÇIKARMAK İSTER" ------------ Fatih Terim bunun öncüsüdür. Başarılı olmuştur. Her camia bir Fatih Terim çıkarmak ister. Böyle hep yakınırlar, "Bizim Fatih Terimimiz yok mu?" diye. Sergen Yalçın, potansiyel bir Beşiktaşlı. Şöyle Beşiktaşlı, 4 büyük kulüp gezmiş iki üç isimden biri. Antrenörlüğü uzun vadeye giderken iyi görünmüyordu. Taraftar tek ses, Sergen Yalçın'ı istedi. Bu da avantajı oldu.
"BİR DAHA FIRSAT GELMEZ DEDİ" ---------- Futbol zekası, antrenörlük bilgisi ayrı konu. Sergen Yalçın'ın bir de takım üzerinde ağırlığı, doymuşluğu var. Aslında kolay bir karar değildi. Beşiktaş ona her gün açıktı ama bir daha fırsat gelmez diyerek kabul etti. Bir de şansı vardı, Beşiktaş'ın kaybedecek bir şeyi yoktu. Fakat, dezavantajı da vardı. Ekonomik problemlerden ötürü oyuncuların konsantrasyon problemi olabilirdi. Nasıl olsa koptuk diyebilirlerdi.
"BÜYÜK BİR ARZUYLA OYNUYORLAR" ------------ İşler fena gitmedi. Başakşehir dışında 4 galibiyet, 1 beraberliği oldu. Zaafları var ama arzuları, istekleri vardı. İştahla başladılar. 4'te penaltı aldılar. İkinci golü 88'de attılar. Yani, maçın başı ve maçın sonu. Birkaç tane pozisyon verdi. Oyuncularda şu var. Belki pas hatası yapıyorlar ama büyük bir arzuyla oynamaya çalışıyorlar. Buraya herhangi biri gelseydi bu etkiyi yaratamayabilirdi.
"ELNENY, LEMINA VE SERI GİBİ" ----------- Öncelikle, mental bir etki yarattı. Yoksa, benim futbol anlayışıma göre daha radikal, daha keskin, orta sahayı vermişken gol yememesi büyük bir şanstı. Sergen Yalçın, geldiği günden bu yana Elneny'i tek oynatıyor. Lemina ve Seri gibi. Bütün planını Elneny'den kuruyor. Atiba'yı daha ofansif kullanıyor. Belki de Burak'tan sonra ceza sahasında en etkili oyuncu Atiba oldu. Burak da takımı sahipleniyor. Arzusu var. Goller de atmaya başladı.
"KONSANTRASYON ÜST DÜZEYDE" ---------------- Beşiktaşlı oyuncuların konsantrasyonu en üst düzeyde. Öyle bir sürece girdik, son hafta. Beşiktaş'ın 9, 4 takımın 11'er maçı var. Ertelemeler var. Beşiktaş'ın konsantrasyonu Fenerbahçe de yakalayabilirse, Beşiktaş ile Fenerbahçe'nin son 10 haftanın ilk 3'ünde olacağını düşünüyorum. Kendi aralarında maçı olmasına rağmen. Beşiktaş da bu coşku var. Son 10 haftanın ilk 2'sine, ilk 3'üne girer Beşiktaş.
"OYNAYIN KARDEŞİM ARANIZDA DER" -------- Beşiktaş, Galatasaray'ı yenerse 'Bir dakika. Oynayın kardeşim kendi aranızda' der. Trabzonspor kimle oynuyor Başakşehir'le. Daha sonra Başakşehir - Galatasaray. Sivasspor, Fenerbahçe'yle. Bir şans daha geldi Beşiktaş'a. Galatasaray'ı yenerse, gitti 5'e indirdi.
"SİNSİ SİNSİ DEĞİL, GÖZ GÖRE GÖRE" ------------ İkili averajda da önemli ki. Göreceğiz sezon sonunda. Trabzonspor, Fenerbahçe'ye karşı sağladı. Başakşehir, Beşiktaş'a sağladı. Galatasaray, Fenerbahçe'ye sağladı. Beşiktaş, sinsi sinsi değil, göz göre göre geliyor. Kırılabilir. Şansını kendi yarattı. Sergen Hoca'nın 2-3 haftadır verdiği röportajları görüyoruz. Kendine göre mantıklı konuşuyor. 2'inci olursa Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynuyorsun. Şimdi ufak ufak başlayacak Sivasspor'a, Galatasaray'a bakmaya.
"SADECE 810 DAKİKA! TEDAVİ EDİN" ---------- Sadece 810 dakikası kalan bir Beşiktaş var. Kupa yok, Avrupa yok. Tamamen konsantre. Beşiktaş başkanı ve yönetimine çağrıda bulunuyorum. Bu oyuncuları ne sıkıntısı varsa tedavi edin. Beşiktaşlı oyuncular, bir şekilde yarıştan kopmamaya çalışıyorlar. Duyduklarımız doğrudur yanlıştır bilmiyorum. Bu maçın önemi o anlamda çok değerli.
"KAZASIZ BELASIZ GELDİLER" -------- Beşiktaşlı oyuncular Galatasaray maçına kazasız belasız geldi. 5 oyuncusu vardı sınırda. Oyuna giren oyuncuyla 6'ya çıktı. Elneny sarı kart gördü, neredeyse 7 oyuncu. Karta zorlayıcı bir takımla oynadılar. Fakat, hem geçen hafta Alanyaspor maçı ve hem bu maç.
"AZDIR ÇOKTUR BİLMEM" -------------- Ankaragücü, değişikliğe gitti. Sadece oyuncu kadrosu değil, teknik direktör de değişti. Fena da başlamadılar. Hatta, Fenerbahçe'yi şampiyonluk yarışından ittiler. Bugün de gördük ki, kolay bir lig yaşamayacağız. Sonlara doğru bir gerçek var ki, Ankaragücü küme düşmenin tam ortasında kaldı. Kendi evinde oynayacağı maçlar zorlu, Galatasaray falan var. Onun bilinciyle sonuna kadar gitti. Maç o kadar tempolu oynandı ki, 6 oyuncu değişti ve 3 dakika uzatma verdi. Azdır çoktur bilmem.
"İCİĞİNİ BİCİĞİNİ ÇIKARIR BAKARDIM" ------------- Hakemlere bir ricam var. Cüneyt Çakır, Trabzonspor - Sivasspor maçında 2-0 oldu maç, 3 dakika uzatma verdi. Bugün 2-0 oldu, 3 dakika verdi. Açıkçası, Atiba'ya yapılan penaltı doğru karar verdi. Son Ankaragücü'ne verdiği penaltı, doğru karardı. Arda Kardeşler olsaydım, Sedat Ağçay'a sarı kart verirdim başta ama sonra VAR ile birlikte iciğini biciğini çıkarır bakardım. Ortada kaldım. Penaltı olmayabilir. Doğru karar olabilir. VAR, son penaltı pozisyonunda içeride dedi. Hakem tam anlamayabilir. Hakemin uyarması doğruydu.
"KALECİ DIŞINDA OMURGADA SIKINTI YOK" ------------ Beşiktaş, 15 Mart'ta kritik bir maça çıkacak Galatasaray'la. Ne sıkıntısı var. Beşiktaş'ın maçlarının 0-0 biteceğini düşünmüyorum. Beşiktaş atar da, yer de. Çok dikkatli Vida'ya, Elneny'e, Atiba'ya, Burak'a rağmen. Kaleci dışında omurgada sıkıntı yok. Beşiktaş, cuma oynadı ve artık Galatasaray maçına motive olacak.
"G.SARAY'A KARŞI KAZANDIĞI ANDA..." ----------- Galatasaray için kolay maç olmayacaktır. Yorucu maç olacaktır. Lige havlu attı demek için daha 1 haftaya ihtiyaç var. Ben Sergen Yalçın'ın geçtiğimiz haftaki konuşmalarına katılmıyorum. Bu hafta farklı konuşabilir. Haftaya kazandığı anda puan farkını düşürdüğü anda ciddi şekilde, hani son viraja iyi gelir.
"YETER Mİ, YETMEZ" ------------- Kalan maçlara bir bakın. Son 10 haftanın fikstürünün ilk 2 haftada olduğunu düşünün. Fenerbahçe ve Beşiktaş, 10 haftanın sonunda ilk 2'de olurdu. Çok büyük şeyler olmazsa tabii ki. Futbolun doğrularına bakınca, Beşiktaş'ın hala daha şansı var. En kötü şartlarda, Şampiyonlar Ligi ön eleme şansı var. Hatta, son 10 haftanın ilk 3'ünde garanti olur. Yeter mi, yetmez mi, yetmez diye düşünüyorum.
"HAYATI KISA VADELİ YAŞAYAN BİRİ" --------- Sergen Yalçın'ın futbol kariyerine bakınca, nerelerde oynamış. 4 büyükte oynamış. Ekonomik olarak en büyükler. Ekonomik olarak 2 farklı kulüp daha çıkmıştı. Birisi Cem Uzan zamanında İstanbulspor'du, 'Gel Oğuz, Gökhan, Aykut, Sergen' diyordu. Sonra bir Jetpa Fadıl çıktı. O zaman da büyüktü. Sergen, yurt dışında oynayabilirdi. Beşiktaş'ta dolu dolu 15 yıl oynayabilirdi. Fakat, hayatı kısa vadeli yaşayan biri.
"TAM ZAMANINDA GELDİ" --------- Öyle bir yere geldi ki, Sergen Yalçın tam zamanında geldi. 72'liydi galiba. Temennimiz o ki, bir Fatih Terim modeli olsun. Teknik direktörlüğü o kadar yeterli değil. Şımarıklık yaptığımı düşünmeyin. Bugün Fatih Terim'in de her gün öğrenmesi gereken şeyler var. Sergen Yalçın gibi. Oyunu tutma konusunda eksikleri var. Röportajlarında da anlıyorum bunu.
"ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN" ------- Geride olmanın da dezavantajı var. Her teknik direktör, büyük kulüpte gümbür gümbür tek kale hayal eder. Bir de kadro yapın, gerçeğin var. Beşiktaş için de bir şanstır, Sergen Yalçın için de bundan sonraki yaşantısı için şanstır. Ciddi bir kredisi var. Allah, yolunu açık etsin.
"LJAJIC KAFADA BİTMİŞ" --------- Biz izliyoruz. Fakat, Ümraniye'yi bilmiyoruz. Şu anda elektriğine baktığımız zaman, Adem Ljajic'in kafada bitmiş. Oyuna girerken, attığı golden sonraki reaksiyonu... Gol atınca tabii ki çok şükür diyor. Onda problem yok.'Haydi konuşun şimdi' hareketi, dolu oyuncu hareketi, mutlu değil. Taraftar maraftar uğraşmadan gidiyor. Ljajic'in mutsuzluğunu hissediyorum. Galatasaray maçında Ljajic'e yer bulamaz, Boateng'i oynatmak zorunda olduğu için. Belki, Boyd'un yerine çekebilir. Sadece sağ bekte değişiklik yapar Gökhan dönerse. Lens'in karşısında Onyekuru olacak, onu düşünür.
"TABLO BİR ANDA ÖYLE DEĞİŞTİ Kİ..." ---------- Antrenörlük kolay bir şey değil. 18 takım, 25 haftada 38 antrenör var. Alt ligde 41 olmuş. Hatırlarsan Fatih Terim ile ilgili bir şey söyledim. Fatih Terim'in 16. hafta itibariyle puanı 24'tü. Averajı 3'tü. Ligin ilk yarısını Galatasaray, 27 puanla kapattı. Fenerbahçe 31 puan, Galatasaray 27, Beşiktaş ise 30'du. O günlerde şunu söyledim. Şu an Fatih Terim'in yerinde başka bir teknik direktör olsa bu yükü kaldıramaz dedim. Fakat, haklı bir CV'si var. Hocasına güveniyor. Tablo bir anda öyle bir değişti ki, ikinci yarıda Fenerbahçe 8 puan topladı, Galatasaray ise 21. Fenerbahçe ne yaptı, hocasıyla vedalaştı.