SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İnsan yiyen canavar!

3 Mart 2020

‘Malumun ilamı' ifadesi bu durumu çok iyi açıklıyor. Tarih her zaman tekerrür etmez! Başarılar, özellikle futbol adlı oyunda artık günlük olarak hatırlanıyor. Eskiden çok sevilen dünya futbol tarihi, günümüzde sadece meraklıları için çok önemli. Çünkü artık her şey günübirlik. Guardiola hata yapsa “Hemen kovulsun” diyor medya, mesela. Messi ve Ronaldo'nun bile yerden yere vurulduğu bir çağdayız. Dünyada centilmenlik ekolü rafa kalktı. Özellikle futbol, insan yiyen bir canavara dönüştü maalesef. Bugün iyi olanın 2 hafta kredisi belki var, belki yok. Dünya değişti. Fenerbahçe'ye belki de tarihinin en kolay şampiyonluğunu kazandıran Ersun Yanal, daha fazla dayanamazdı. Olmadı. Ayrılık kararı takım için şok tedavi olur mu? Konu terazide. Bakalım terazinin hangi tarafı ağır basacak?

ZAJC BANKO OLURDU

Artık seri yakalamak zorundaydı Fenerbahçe. Fakat 90 dakikaya aynı oyunu yayamak, tempoyu yönlendirememek, bütün oyuncuların aynı hırs ve isteği gösterememesi, son dakikada beraberliği ancak getirebildi. Bunun adı, her geçen hafta tükenen umutlardır. Falette'in zamana ihtiyacı var. Takıma alışma süreci bazen kolay değil bu oyunda. Ben, Zajc konusunu merak ediyorum. Çok yetenekli ama çok az oynuyor, şans bulamıyor. Enteresan! İddia ediyorum; ısrar edilseydi bu takımın bankosu olurdu. Savunmanın saatli bombası Jailson, esas yerinde biraz kendine geldi. Ama ana fikrim şu: Merdivenleri koşarak çıkmak gerekiyor. Bir de üst sıradaki takımlar puan kaybetmeyince işler iyice zora giriyor.

BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: 8’DE 8

8 maç, 24 puan. Bunu yazmak kolay, gerçekleştirmek ise inanılmaz zor bir başarı öyküsü. Bu başarı kesinlikle teknik ekip ile ilgili. Şu an özgüven tavan yaptı Galatasaray'da. Bunu başaran oyuncu topluluğu kolay teslim olmaz. Ömer'in çok iyi grafiği, Falcao'nun tamamen uyum sağlaması, Cimbom için büyük avantaj. Saha içi parselizasyon, oyun ritmini kendi elinde tutmak, başarının önemli anahtarları. Takım savunmasında bireysel hataları minimum seviyeye çekmek, çok iyi taktik çalışmalar yapıldığını da gösteriyor Galatasaray'da. Bence en önemli nokta şu: Galatasaray artık her maçını final olarak görüyor ve öyle oynuyor.

BEŞİKTAŞ GİBİ OYNAMAK

Trabzonspor maçından sonra Beşiktaş'ın bu kadar çabuk kendine gelmesini beklemiyordum doğrusu. Yorucu bir maç görüntüsü vardı. Sergen Yalçın takıma doğru duyguyu işlemiş. O duygu, Beşiktaş gibi oynamak duygusu. Bu cümle kendisine ait. İçeride ve dışarıda kendi oyununu oynuyor Beşiktaş. Düşünce; rakibe göre değil, kendi sistemiyle sahada yer almak. Hücum, Sergen Yalçın'ın parolası. Oyuncular bunu anlamışlar. Önümüzdeki haftalar eğer bir aksilik olmazsa, Beşiktaş'ın maçlarında daha baskılı futbol ve bol gol göreceğiz galiba. Bu futbol anlayışı, tribünleri hep dolu tutar!

65’TEN SONRASI TRABZON

Evindeki maçta ilk yarıda Trabzonspor kötü oynadı. Geçen haftaki Beşiktaş maçının son dakika moraliyle Fırtına'nın ilk yarıda Rizespor'a nefes aldırmayacağını zannedenler -ki buna bende dahilim- yanıldı. 65. dakikadan sonra sahada gerçek oyun olunca futbola doyduk. Trabzonspor'un kadrosu kolay maç kaybetmez, ama kendi oyununu oynarsa.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek