SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Koca koca adamları bir araya getirme telaşı

21 Şubat 2020

Bitime 12 hafta kaldı… Neredeyse ligin yarısının şampiyonluk yarışının içinde olduğu haftaya girerken futbol heyecanı yerine oturmuş koca koca adamların kavgalarını izliyoruz.

Bir de üzerimize vazifeymiş gibi o koca koca adamları bir araya getirme telaşına düştük şimdi.

Tavşan dağa küsmüş dağ demiş ki sen zaten kafanda kurmuşsun.

Hakikaten işin enteresan tarafı şu; 4 büyük kulübün başkanı da yüz yüze konuşamadıkları şeyleri kafalarında kurup  televizyondan bize anlatıyor.

Efendim biz dert babası mıyız? Kulüpler Birliği niye var? Sorsan hepsinin derdi Türk futbolunda güven ortamı yaratmak. Gelinen noktada birbirine güvenen bir tane kulüp başkanı, yöneticisi, çalışanı var mı?

Hepsi rüzgar nereden eserse o tarafa dönüyor. Kendilerini sorgulamayan ilgililer sağduyu görevini herhalde taraftarlara verdi.

BİZDE HERKES BAŞARIYA YAPIŞIR

Trabzonspor 82 puan topladığı ve son haftaya kadar şampiyonluk yarışında olduğu malum 2010-11 sezonunda bile bu kadar medyatik olamamıştı. Spor programlarını aşan bu medyatik hal partilerin grup toplantılarına kadar sıçradı. Neden?

Çünkü Trabzonspor anlamsız şekilde bir siyasi malzeme haline getirildi.

Ülkede en çok düşünülmesi gereken şey kimsenin aklına gelmiyor. Her şeyin ekmeğini yiyebilen siyasiler futbolun yemeyecek mi?

Hangi siyasi karakter düşme potasındaki takıma desteğini açıklar? Başarısızlık prim yapar mı? Bizde herkes başarıya yapışır.

Siyaset denilen şey kendini taraftarlarına beğendirmek üzerine kurulu bir iş. Dolayısıyla Trabzonlu bir siyasinin de bunu en kolay yapabileceği yer bir futbol takımı oluyor.

Çünkü asıl işin ne olursa olsun; bakan ya da bir belediye başkanı, sempatiyi boynuna takım atkısı takınca kazanıyorsun.

Maalesef bu durum Trabzonspor’un saha içi gayretine ve mücadelesine gölge düşürmekten öteye gitmiyor. Siyasetin bulandırmasına ihtiyacı yok ki Trabzonspor’un. Zaten sahadaki halinin üzerine kimse soru işareti koyamaz. Olayı kendi çıkar çatışmalarına çevirenlerin ağzına sakız vermemek lazım. Maksatları üzüm yemek değil bağcıyı dövmek…

KOLLANMA HİKAYESİ…

Size şuradan bir örnek vereyim; Trabzon en kötü dönemlerinden birini Hacıosmanoğlu zamanında yaşadı ve sancıları yıllar sürdü. Kulübün iktidara en yakın olduğu söylenen dönemler de o zamandı. Kulüp başkanını mitinglerde filan görüyorduk hatırlayın.

Sahada kötü olunca iktidara yakın olmak neye yaradı? Kulübün içinde gezen dönemin siyasi figürleri Trabzon’u kollayıp şampiyonluk yarışına sokamadı mı?

Trabzonspor o sezonu şampiyon olan Fenerbahçe’nin 21 puan gerisinde 4. sırada bitirdi.

Yani sen sahadaki işine bak. Konuşulanlar devede kulak safsatası.

BU SEZONUN ŞAMPİYONLUK PASTASI

Görünen köy kılavuz istemez. Kulüplerimiz ekonomik olarak ciddi batıkta. Dolayısıyla bu sezonun şampiyonluk pastası belkide hiç olmadığı kadar tatlı geliyor. Bu büyük tantananın en büyük nedeni de bu. O pastaya ulaşmak için herkes birbirinin üzerine basmaya, bunun için de camiaları karşı karşıya getirmeye hazır. Aman bu oyuna gelmeyin!

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek