SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Taha Akgül: Annem bana paça çorbası ile bakıyor

Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu milli güreşçi Taha Akgül, sol omzundan geçirdiği sakatlığın ardından ailesinin hep yanında olduğunu belirtti. Annesinin kendisine her gün paça çorbası hazırladığını anlatan 29 yaşındaki sporcu, "Ameliyat olalı 1 ay oldu. Evimde güzel istirahat ettim. Annem babam sağ olsunlar; her gün et suyu çorba, paça çorbası içe içe idare ettim" dedi.

Milli güreşçi Taha Akgül, evinin kapılarını DHA açtı. İstanbul’da geçen 28 Aralık’ta Yaşar Doğu Güreş Turnuvası ve Avrupa Şampiyonası hazırlıkları sırasında antrenmanda sakatlanan ve sol kol köprücük kemiğini tutan bağ dokusunda kopma belirlenen Taha Akgül, operasyonun ardından süren tedavi süreciyle ilgili konuştu. Sakatlığı sonrasında ailesinin hep yanında olduğunu vurgulayan Akgül, “Antrenman yapmadığım için aslında paça çorbası ağır geliyordu ama mecbur yemek zorundaydım. Biraz kendime iyi baktım. Özellikle önemli olan o 1 aylık süreci iyi bir şekilde tamamladım. Kontrollerim de iyi geçti. Fizik tedavi süreci de iyi bir şekilde gidiyor” diye konuştu.

“PSİKOLOJİK TRAVMAYI YENMEM LAZIM”

Taha Akgül, 1,5 aylık rehabilitasyon dönemi olacağını belirterek, “O süreçte de omzumu en iyi şekilde güçlendirip, antrenmanlara başlayıp ilk başta bu psikolojik travmayı yenmem lazım. Çünkü ben rakiplerin altına giren, orada mücadele eden bir insanım. Ağır rakiplerle güreşiyorum. Tekrar omzumun olası bir travmada Allah göstermesin olimpiyatlara gidebilir, bu da psikolojik anlamda biraz beni etkileyecek. Bunu da omzum ne kadar güçlü olursa o kadar çabuk yenebileceğimi düşünüyorum. İnşallah 2020 Tokyo Olimpiyatları’na gidebildiğim en iyi performansla gitmeye çalışacağım” dedi.

“ANNEM HER SAKATLIĞIMDA YARAMI SARDI”

“Bütün sporcular için aile çok önemlidir” diyen Akgül, “Benim küçüklüğümden beri annem sağ olsun her sakatlığımda yaramı sardı. Eve geliriz, evde bakan yine annemiz olur. Küçükken de kolum kırılmıştı, evde yine annem bakmıştı. Şimdi de yine aynı, hiçbir şey değişmedi. Sakatlandık, yine geldik evimize. Kıyafetime kadar annem giydirdi. Omzumu hiç kullanamadığım için o dönemi annemin sayesinde aştık. Onların bizde emekleri çok. Allah onların yokluklarını göstermesin” ifadelerini kullandı.

TAHA AKGÜL: GEREKİRSE GÜNDE 7-8 SAAT ÇALIŞACAĞIM

Kendisinden her zaman altın madalya beklendiğini anlatan Taha Akgül, şunları kaydetti:

“Özellikle sosyal medyadan sakatlığımı paylaşınca o kadar çok arayan, dua eden oldu ki, hâlâ da öyle. Son zamanlarda sosyal medyadan artık kendimi geri çektim. Artık tam anlamıyla sakatlığıma odaklandım ve olimpiyata odaklandım. O süreçte de belki bana psikolojik olarak fayda sağlayacağını düşünüyorum. Çünkü 10 yıldır Avrupa, dünya, olimpiyat güreşiyorum, çok ağır psikolojilerden ve şampiyonalardan geçtik. İlk defa 6 aylık bir dönemi müsabaka yapmadan geçireceğim. Belki ben olimpiyatta bunun faydasını göreceğimi, kafa olarak rahat gideceğimi düşünüyorum. Bir de kimseye bir şey kanıtlamak zorunda değilim. Ben oraya gittiğimde yine başta ülkem için, daha sonra ailemiz ve kendim için mücadele edeceğim. Sonuçta olimpiyat şampiyonu olan bir kişiyim, Allah olmayan arkadaşlarımıza da nasip etsin. Olabildiğince çok çalışacağım. Gerekirse, günde 5 saat çalışıyorsam, 7-8 saatlere çıkaracağım. Yemeğimi, her şeyime buna göre ayarlayacağım. Toparlayacağım, ben o inançta bir insanım.”

“SİVASSPOR İÇİN O SENE BU SENE OLABİLİR”

Koyu bir Sivasspor taraftarı olduğunu dile getiren milli güreşçi, “Bu sene çok heyecanlıyız. Ben 2007-2008 sezonunda da tribündeydim kardeşimle beraber. Her maç tribündeydik, o rekor soğuk olduğu gün bile oradaydık, eve zor gittik yürüyerek. Biz o derece fanatiktik. Çok büyük desteğimiz var, hiçbir maçımızı kaçırmıyorum. Özellikle şu tedavi sürecinde evde olduğum için hiçbir maçı, transfer haberini, yorumu kaçırmıyorum. Takımımızın yanındayız, güzel genç bir ekibimiz var. Kaybetseler de yüreği ile oynayan, son ana kadar mücadele eden bir ekip var. Bu sene belki o sene olabilir, ihtimali var. Kadromuz kısıtlı ama sahaya çıkan herkes yüreğini ortaya koyuyor. Şampiyon olursak ben de giderim kutlamalara” şeklinde konuştu.

ANNE GÜLBAHAR AKGÜL: ET YEMEKLERİNİ SEVİYOR

Şampiyon güreşçinin annesi Gülbahar Akgül ise oğlunun yemesi içmesi ile özel ilgilendiğini belirterek, “Çok üzüldük, onun olimpiyat senesi. Toparlanır inşallah. Et türü yemekleri daha çok seviyor Taha. Kendisi giyinmeye başladı. Dün kendi giyinmişti, bugün de kendi giyindi. Yavaş yavaş düzeliyor” diye konuştu.

BABA RECEP AKGÜL: SAKATLIĞI DUYUNCA DÜNYAMIZ KARARDI

Milli sporcunun babası Recep Akgül, oğlunun durumunun iyiye gittiğini söyledi. Baba Akgül, “Avrupa Şampiyonası öncesi Yaşar Doğu Turnuvası’nda bir sakatlık yaşadı. Ben de o gün tesadüf aramıştım. O da ‘Baba sakatlık geçirdim, omzumdaki bağlarda kopma oldu’ dedi. Dünyamız karardı. Allah’a çok şükür, 1 ay oldu bu süreçte bayağı bir gelişme oldu. Kendini toparladı, iyiye doğru gidiyor. İnşallah daha da iyi olacak” dedi.

KELLE PAÇA ÇORBASI NASIL YAPILIR?

İlk adım kelle ve paçanın özenli temizliğiyle başlıyor. Daha sonra bir düdüklü tencerenin içine birlikte koyun.

Tencereyi doldurana kadar su ekleyin ve etler iyice kemikten ayrılana kadar pişirin.

Etler haşlandıktan sonra, süzgeçten geçirip başka bir kabın içerisine alın ve soğumaya bırakın. Haşlama suyunu ise farklı bir kapta bekletin.

Dilin zarını çıkarıp kuşbaşı şeklinde doğrayın.

Kelle ve paçayı da küçük parçalar halinde kemiklerden sıyırın ve büyük parçaları yine küçük küçük doğrayın.

Doğradığınız etleri, haşlama et suyunun içine geri koyun ve tekrar birlikte pişirin.

Kelle paça pişerken, sosunu hazırlayabilirsiniz.

1 tatlı kaşığı sirke, 1 limonun suyu, 2 yemek kaşığı sıvı yağ , pul biber ve tuzu karıştırıp, yemeğe yavaş yavaş ekleyin.

Kelle paça çorbasını, üzerine sarımsak ekleyerek servis edebilirsiniz.