SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Tecrübe konuştu

Deplasmanda 3 puanı zorlanarak da alsa, Beşiktaş için çok anlamlı bir galibiyet oldu. İlk yarıda fırtına gibi esen, ikinci yarıda ise kazanmayı bilen bir Beşiktaş izledik. ‘Sergen Yalçın' farkını daha ilk maçta hissettik.

Rizespor oyunu kendi yarısında kabul ederek başlayınca, İsmail Kartal'ın yaşlı Beşiktaş'ı yormak istediği hemen anlaşıldı. Bu taktik her ne kadar Beşiktaşlı futbolcuların iştahını kabartsa da ikinci yarıda bunun gerçekleştiğini söyleyebilirim. Başta Rizeli oyuncuların, sonrasında da İsmail Hoca'nın hesaplayamadığı ise Beşiktaşlı oyuncuların tecrübesiydi. Rize 1-1 iken yakaladığı fırsatları gole çevirebilseydi yorumum aynı şu şekilde olacaktı: Beşiktaş kaybetmedi, Rize kazandı. FUTBOL sonuç oyunudur. Atan kazanır, oynayan değil. Sergen Yalçın'ın gelişi elbette yararlı olacaktır ancak maça Gökhan, Burak ve Atiba dışında yüzde yüzünü verenin olduğunu düşünmüyorum. Karius bir felaket, Caner eski günlerini aratıyor, Elneny Beşiktaş ayarında değil, Diaby'nin yerine altyapıdan bir oyuncu oynasa sırıtmaz. Eğer futbol sonuç oyunuysa maçın adamı elbette Gökhan Gönül olacaktır. Tecrübesi, sahadaki duruşu, hocasının sahadaki komutanı gibiydi. Attığı gol ise iyi futbolunu taçlandırdı.

Beşiktaş’ta göze batan en büyük sıkıntı elbette kale ve defans oldu. İleride top tutması gerekenler beceriksiz. Burak'ın golü dışında ofansif oyuncuların forveti beslediklerini söyleyemem, top hakimiyetleri yetersiz. Beşiktaş'ın şans, dün gece yanında olmasa Caner-Vida-Karius'un uyumsuzluğu 3-1 yenilmesine neden olurdu. (Rize'nin beraberlik golü, Skoda'nın fırsatçılığı, Karius'un Aminu'nun yakaladığı fırsatta yaptığı zamanlama hatası)

Hakem Ümit Öztürk yıllar önce “Bir gün gördüğümü çalamazsam hakemlik yapmam. Hata insanlara mahsus ama bir gün kesinlikle hata yapacağım” demişti. Dünkü maçta birkaç önemsiz pozisyon dışında sonuca etki edecek bir hatası yoktu!

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek