SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Zico: Fenerbahçe’den kıskançlık yüzünden ayrıldım!

Adını Brezilya ve dünya futbol tarihine yazdıran, Fenerbahçe’nin 2006-2008 yıllarında teknik direktörlük görevini üstlenen Arthur Zico, beIN SPORTS'da katıldığı programda çok konuşulacak açıklamalara imza attı.

Fenerbahçe'nin efsane teknik adamları arasında gösterilen ve bir döneme damga vuran Zico, sarı-lacivertli kulüpte geçirdiği günleri anlattı ve yaşadığı başarılara değindi. Brezilyalı teknik adam Fenerbahçe'den ayrılışını 'kıskançlık' sözleriyle açıkladı. İşte Zico'nun birbirinden çarpıcı açıklamaları...
"TANRI BANA ÇOK ŞEY VERDİ" --------- Kariyerimde her zaman futbol için kendimi adama, tutku ve sevgi gibi duygulara sahip oldum. Tanrı da bana çok şey verdi ve bunun hakkını verebilmek zorundayız. Halâ futbolun içerisinde olmaktan mutluyum. Japonya’da Kashima Antlers’in teknik direktörlüğünü yapıyorum. Resmi video kanalım var ve Brezilya’dan çok takip eden insanların olduğunu biliyorum.
"ÜZERİMDE BASKI VARDI" ---------- Fenerbahçe, bir kulüpte gerçek bir teknik direktör olarak ilk tecrübemdi. İsmimden dolayı benden yana beklentiler oldukça büyüktü. Çünkü Fenerbahçe daha önceden Brezilyalı teknik direktörler Didi ve Parreira ile şampiyonluk yaşamıştı. Büyük bir baskı vardı üzerimde. Daha sonrasında Alex ve Fabio Luciano gibi tanıdığım oyuncularla aynı takımda bulunmaktan çok memnundum. Fakat Luciano’nun kasığında problem oluştu ve takımdan ayrılmak zorunda kaldı.
"ŞAMPİYON OLMALISIN" -------- Edu Dracena, Deivid ve Lugano gibi tecrübeli ve kaliteli oyuncuları takıma kazandırdık. Kaliteli ekibimizle sahaya oyun felsefemizi iyi bir şekilde yansıtabildik. Fenerbahçe için önemli bir seneydi. Transfer olduğumda kontratımda ‘’şampiyon olmalısın’’ maddesi yazılıydı. Fenerbahçe’nin 100. yılıydı ve ya şampiyon olacaktınız ya da gidecektiniz.
"ÇOK İYİ KARŞILADILAR" -------- Fenerbahçe gerçekten çok güzel geçen bir dönemdi. Tüm sorumluluğumuzun bilincindeydik. Her zaman fantastik bir iş çıkarabilme yeteneğine kadro anlamında sahiptik. İlk geldiğimde Fenerbahçe’deki insanlar beni çok iyi karşıladı. Aynı zamanda diğer kulüplerden insanlar da bana karşı her zaman iyi davrandı. Sokakta gayet rahat bir şekilde yürüyebiliyordum. Bu benim için çok iyi bir şeydi.
"TÜRKİYE ŞİMDİLERDE DAHA DA GÜZEL" -------- Türkiye’de çok iyi bir 2 sene geçirdim. Daha sonrasında yeniden Türkiye’de olmak için önüme başka fırsatlar da çıktı ama bu gerçekleşmedi. Türkiye gerçekten güzel bir ülke ve şimdilerde daha da güzel değil mi?
"KISKANÇLIK YÜZÜNDEN..." -------- Fenerbahçe'den ayrılışının nedeni sorulan Zico: "Bilemiyorum, belki de kıskançlık yüzünden ayrıldım. Harika bir başkanımız vardı. Yönetimdeki ekibiyle birlikte takımı ve kulübe desteklerini gösteriyorlardı. Gösteriş için bu etkiyi yaparlardı. Bana göre uygun olmayan bazı kararlar almışlardı. 100. yıl şampiyonluğunun ardından bazı oyuncuların takımdan gönderilmesi istendi. Ayrıca bazen takımın üstünde etki yaratılmak istenirdi. Buna asla izin vermedim.
"İŞİME KARIŞAN İNSANLAR..." -------- İşime karışan insanlara bu fırsatı vermek gibi bir tarzım olmadı. Eğer beni bu iş için göreve getirdilerse gerekli zamanda ben zaten bunu sağlayabilecek kapasitedeyim. Bu tarz şeyleri üst pozisyondaki insanlarla konuşmak bizim görevimizdir.
"HERKES KOVULMUŞTU!" ------- Fenerbahçe'deki son dönemiyle ilgili Zico: "O dönemde oyuncu, antrenman ve kaleci pozisyonu konusunda bana müdahalelerde bulunmuşlardı. Çalıştığımız dönemde hiçbir zaman yaptıklarımız yanlış değildi belki de bu yüzden benimle sözleşmeyi yenilemek istediler. Fakat bu pozisyonda kalmak için bir zorunluluğum olmadığının farkına vardım ve başkana yeni sözleşme imzalamak istemediğimi söyledim. Bu cevap onu oldukça üzmüştü çünkü başka bir çaresi yoktu. O dönem herkes takımdan gönderilmişti ama kovulmadan önce kendi kararıyla ayrılan tek isim bendim.
TÜRKİYE'YE GİDER MİSİN? ------ Gelecekte Türkiye'den teklif alırsanız gider misiniz sorusuna Zico: "Şu günlerde dürüst olmak gerekirse böyle bir şey düşünmüyorum. Üzerinden oldukça uzun bir dönem geçti ve ailemden herkes büyüdü. Aileme yakın olmak istedim çünkü bir oyuncu ile antrenörün hayatı aynıdır.
BAŞKA BİR POZİSYON? ------- Peki Türkiye'den teknik direktörlük dışında başka bir pozisyon için teklif gelirse sorusuna Zico: "Evet kesinlikle. Dünyanın her yeri için teknik direktörlük günümüzde oldukça karışık bir meslek çünkü size işinizi iyi bir şekilde başlatıp bitirebilmeniz için gereken şartlar çok nadir bir şekilde sağlanıyor."
"ALEX, EN İYİSİYDİ!" --------- Alex, kariyerimde çalışma fırsatı bulduğum oyuncular içerisinde en iyisiydi. Mükemmel bir insandı. Oyunun her alanını görürdü. Çok iyi bir oyun görüşüne sahipti. Ona, 'Seni ceza sahasının dışında görmek istemiyorum. Kaleye yakın olmanı istiyorum. Diğerlerinin sana doğru koşmasına izin ver ve bitirişi yap.’ dedim. Sanırsam o sezonu gol kralı olarak tamamladı.
İLK KEZ SÜPER KUPA... -------- Roberto Carlos’un geldiği sezon kulüp tarihinin Şampiyonlar Ligi’ndeki en iyi derecesini elde ettik. Son 16 turunda sakatlanmıştı ve çeyrek finalde Chelsea’ye karşı görev yapamadı. Roberto Carlos ile Chelsea’yi eleyebileceğimizden hiçbir şüphem yoktu. Tuncay ve Roberto Carlos’un eksiklikleri bizim için kötü bir durum oluşturdu. Tuncay gerçekten teknik anlamda önemli bir yerli futbolcuydu. Sağ ayak, sol ayak ve kafayla goller kaydedip takımına enerji sağlıyordu. Onun takım içindeki eksikliğini İngiltere’ye gidişinden sonra fazla derecede hissettik. Aynı sezon ilk kez Süper Kupa’yı kazandık Beşiktaş’a karşı. Kupayı getiren golleri Deivid ve Kezman kaydetmişti.
"BENİMLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?" ----------- Süper Kupa maçı Almanya'da oynanmıştı ve orada olduğumuz sırada tercümanımız Samet bana geldi ve yönetim kuruluyla toplantı yapılacağını söyledi. Bana ‘’bu sezon sizce nasıl geçecek’’ diye bir soru soruldu. Ben de onlara baktım ve ‘’hiçbir şeye ihtiyacım yok. Takım gayet iyi.’’ dedim. Onlar da bana; ‘’Hayır, Kezman ve Deivid’i yollamak istiyoruz.’’ dedi. Ben de 'Benimle dalga mı geçiyorsunuz böyle bir şeyi kabul edemem.' dedim. Bu görüşme sonrası yönetimle aramızda güvensizlik oluştu ve bu nedenle sezon sonunda şampiyonluğu kaybettik. Bu tarz çekişmeler olmasaydı ikinci senemde de şampiyonluğu yaşayabilirdim.