SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kobe ve tecavüz davası… ‘Cinsel saldırıya uğrayanlara karşı suçlu hissediyorum’

Kobe hayranı Ella Ceron, basketbol efsanesi Bryant'ın ölümünü farklı bir perspektiften kaleme aldı: "Hala 2009 ve 2010'da gelen şampiyonlukları izlediğimde heyecanlanıyorum. Ancak aynı zamanda benim gibi cinsel saldırıya uğrayanlara karşı suçlu hissediyorum..."

SKOR DIŞ HABER
10:46 -

Çeviri: Turan Bakülü

32 yaşındaki MTV yorumcusu Ella Ceron, çocukluğundan beri bir Lakers taraftarı ve büyük bir Kobe hayranı olarak büyümüş, Los Angeles’lı bir yazar. 16 yaşında cinsel saldırıya uğradığını ve mücadelesine devam ettiğini belirten Ceron, ölümünün ardından başarıları ile birlikte tecavüz davası da gündeme gelen Kobe Bryant hakkında kuvvetli bir yazı kaleme aldı, yaşananlara farklı bir bakış açısı getirdi.

Ceron, yazısına Bryant’a olan hayranlığının nasıl başladığını anlatarak başlıyor, sonrasında yaşadığı iç çatışmayı aktarıyor:

“O dönemde LA Lakers iki büyük hamle yapmıştı. Genç olan (Kobe’yi kastediyor) çevremizde bulunan okullardan birine Yaz Ligi sebebiyle uğramış ve antrenman yapıyordu. Henüz 8-9 yaşlarındaydım. Bir gün arkadaşlarımdan biri onun yakınlardaki bir parkta olduğundan bahsetti. Biz de onu bulmaya koyulduk. Açıkçası pek zor olmadı. Uzun boyu ve korumalarıyla diğer herkesten ayrışıyordu. Boyumuzun yetişebileceği seviyede ‘çak’ yapıyordu. O öğrencilerin arasında yürüyor, biz de onu ördek yavruları gibi takip ediyorduk. Onun hatırlaması nasıl mümkün değilse benim de unutmam mümkün değildi ama bir noktada göz göze geldik. Güneşe bakmak gibiydi.”

“Los Angeles’teyken her yerde o vardı. Gazetelerde, billbordlarda, televizyonda… Her yerdeydi. Ve Staples Center’a (LA Lakers’ın maçlarını oynadığı salon) çıkan tüm yolları bilirdik. Çünkü Kobe oradaydı. Ayrıca iyi de oynuyordu: 81 sayılık maçı, Maddison Square Garden’da attığı 61 sayı… 61 sayılık performansı sırasında tribünlerdeydim. Attığı sayılarla ilgili birçok yorum yapılmıştı. Keza fundementali, hırsı hakkında da. Ancak gördüklerimden sonra şunu söyleyebilirim; Kobe Bryant yaptıklarını o kadar doğal ve basitmiş gibi gösteriyordu ki, daha önce hiç basketbol müsabakası izlememiş biri bile ona hayran olabilirdi.”

“Bryant, benim için Lakers demekti. Bize kazandırdığı 5 şampiyonluğun çok ötesindeydi. Koç Phil Jackson’ın bize yüzükler kazandıracağının sözü verilmiş ve gelecek sonuçlar önceden bildirilmişti. Los Angeles’ta bulanan bir diğer takım Clippers’tı ancak her şey Lakers gibiydi. Zaferin ardından 12 bin 300 kilometre karelik tüm bölge bir günde mor ve altın sarısına bürünüyordu. Kazanma serileri tüm bölgedeki duygu durumunun olumluya gitmesine sebep oluyordu. Spor, duygusal inişleri ve çıkışlarıyla inanılmaz bir bağlayıcılık oluşturuyordu.”

“Kobe Bryant da insandı, ki genelde verdiğimiz tepki ‘Hayır, elbette bir insandan fazlasıydı!’ şeklinde olurdu. 2013’te aşil tendonunu koparmasının ardından iki serbest atışı sokmuş ve yürüyerek sahadan çıkmıştı. Yaptığı her şey hayattan daha fazlası gibiydi.”

“Ama onun da çuvalladığı bir an vardı. 2003 senesinde Colorado’da otelde çalışan 19 yaşındaki bir kız, inandırıcı sebeplerle yıldız oyuncunun kendisine tecavüzde bulunduğu iddiasıyla mahkemeye başvurdu. Kobe cinsel birliktelikte bulunduklarını onayladı ancak iddiayı reddetti. Genç kız ortaya çıkmasının ardından kamuoyunun kendisine yaptığı bir dizi kötü muamele ve suçlama sebebiyle haklılığını mahkeme önünde kanıtlamayı reddetti. Daha sonra açılan hukuk davasında ise Kobe özür dilediğini duyuran bir açıklama yayınladı ve burada genç kızın birlikteliğe razı olmadığı kabul etti. Yıllar geçse de kimse bu gerçekleri karartmaya çalışmadı.”

“O dönemde ben de 13 yaşında biri olarak atılan başlıkları anlamaya çalışıyordum. Doğup büyüdüğüm yerin gazetesinden anladığım, kahramanlar bile yaptıkları hataları açıklamalıydılar. Ayrıca nasıl cevapladıkları da önemliydi. 3 sene sonra ben de bir partide saldırıya uğradım. ‘Hayatta kalışım’ halen bugün bile hayata bakışımı etkiliyor. Eskiden yapmaktan hoşlandığım şeyler bana, dalga dalga sahip olduğum bu yeni kimliği hatırlatır olmuştu. Lakers’a olan sevgimi bile. Hala 2009 ve 2010’da gelen şampiyonlukları izlediğimde heyecanlanıyorum. Ancak aynı zamanda suçlu hissediyorum. Çünkü ben ve benim gibi ‘hayatta kalanlara’ ihanet ediyormuşum gibi geliyor. Bir gün terapistlerimden biri içinde bulunduğum durumu her zaman söylenen ‘mükemmel bir kurban’ olmayışımdan dolayı kendimi cezalandırmam olarak yorumlamıştı.”

“Oldum olası garip gelmiştir. İçine doğduğum fanatizm ve asla talep etmediği şiddet ve bu ikilinin bende oluşturduğu sorular. Asla net cevaplar olmayacak. Ayrıca Kobe’nin baş koyduğu değişim için çalışma arzusu beni hep cesaretlendirmiştir. Sahadaki hükümdarlığının ardından Sparks’ın şampiyonluğuna gitmesi, Colin Kaepernick’i destekleyişi ve polis şiddetini eleştirmesi, kızına basketbol sahasında koçluk yapması ve ardından Oscar ödülünü kazanması. Geçtiğimiz günlerde bir helikopter kazasında ise ölmesi bu olayların en trajiği oldu. Belki de diğer alanlarda öyle gelişimler gösterdi ki, bu yaptıkları cinsel şiddeti ortadan kaldırmak için ilk kez gerçek bir umuda sebep olabilir.”

“Kazadan 48 saat geçti ve insanlar, kolayca bir kalıba sokamayacakları birini nasıl hatırlamaları gerektiğini belirlemek için boğuşuyorlar. Sanatın kendisiyle, sanatçıyı ayırmak her zaman berbat bir süreçtir. Birden fazla doğru, aynı anda bulunabilir. Kobe mitolojikdeki bir karakterdi. İyi bir eş, baba ve birçoklarına erdem önderliği yapıyordu. Bu durumların hiçbiri, 16 sene önce yaptığı günahı silmez. O hatanın da, kendisinin hiçbir başarısını veya sevenlerine hissettirdiklerini silmeyeceği gibi. Ancak 16 yaşında ‘hayatta kalmayı’ başaran biri oldum ve kendimi bildim bileli Kobe ve Lakers hayranıyım. Bu temelleri de inkar edemem. Ayrıca herkes için, ‘Kimler affedilmeyi hak eder, ne yaptıkları takdirde hak ederler, affedilmeye imkan verecek kişisel eşiğimiz nerededir’ sorularının yanıtı farklıdır. İyileşme sürecinin herkes için farklı olacağı gibi.”

“Kobe Bryant, Los Angeles’tı ve çocukluğum sürecinde bana ve herkese birçok anı bıraktı. Artık orada yaşamıyorum ama 2016’da Los Angeles Times’ın Kobe’nin emekliliği için yayımladığı hatıra sayısını satın almıştım. Lakers ne zaman New York’a gelip Knicks ile oynayacaksa bilet kovalar, maçlara giderim. Kobe’nin ölüm haberini aldığımda metrodaydım ve hıçkıra hıçkıra ağladım. İçinde bulunduğumuz durumu bize hatırlattığında hala yumruk yemişe dönüyorum: Süper yıldızlar asla insan değillerdir ve hayatlarının belli bir süreyle sınırlı olduğu ortaya çıktığında bundan etkilenen sadece onlar olmazlar.”

Son güncelleme: 11:44 31.01.2020