SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ahmet Nur Çebi Fikret Orman’ın neden ibra edilmediğini anlattı

Fikret Orman'ın ibra edilmemesi hakkında konuşan Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, "Bir önceki döneminde 10 milyon TL kar eden bir kurumun, bir sonraki dönemde 300 milyon TL zarar etmesi mümkün değil, o yönetimin ibra edilmemesi gayet normal..." ifadelerini kullandı.

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Beşiktaş Futbol A.Ş’nin eski başkan Fikret Orman’ı neden ibra etmediğine açıklık getiren Ahmet Nur Çebi “Camianın da ibra edilmeme konusunda talebi ve baskısı vardı” dedi. İbra edilmemenin dünyanın sonu olmadığını vurgulayan Ahmet Nur Çebi, bu durumun Fikret Orman’ın kendisini aklaması için de bir fırsat olduğunu belirtti.

Alınan kararların Fikret Orman’ın sorumluluğunda olduğunu söyleyen Ahmet Nur Çebi, “Bir önceki döneminde 10 milyon TL kar eden bir kurumun, bir sonraki dönemde 300 milyon TL zarar etmesi mümkün değil, o yönetimin ibra edilmemesi gayet normal… Bu zarar irdelenmeli. Hukuki bir süreç başlayacak. Futbol AŞ'deki kararların altına imza atan Fikret Orman'dır. Hesabı da Fikret Orman vermelidir” ifadelerini kullandı.

İbra edilmeme konusuyla ilgili mahkemenin vereceği kararın önemli olduğuna dikkat çeken Çebi, “Mahkemenin vereceği sonuç önemlidir. Dava açma hakkı bütün Beşiktaş genel kurulu üyelerinin hakkıdır. Her hissedar dava açma hakkına sahiptir. Biz hukuken ne gerekiyorsa onu yapacağız” dedi.

“KARAR 31’İNDE AÇIKLANIRSA ART NİYET ARARIM”

Federasyondan faiz indirimleriyle ilgili gelecek cevabın geç kalmaması gerektiğini belirten Ahmet Nur Çebi, “Bunu nasıl yaptınız, diye tepki gösteririz. Ben sadece kumar oynayamıyorum. Beşiktaş adına bu riski alamıyorum. Kendi şirketim adına olsa alırım ama Beşiktaş için bunu yapamam. Umarım 16, 17’sinde cevap almış oluruz. Ayın 30’unda alınacak bir kararda, diğer tarafa el altından, siz yürüyün, demiş olursunuz. 31’inde bana bunu açıklarsanız art niyet ararım tabii ki” şeklinde konuştu.

“GİDECEK HİÇBİR OYUNCUMUZ YOK”

Hiçbir oyuncu için şu anda kendilerine bir talep gelmediğini söyleyen Çebi, şunları kaydetti:

“Abdullah hoca ile konuştum. İhtiyacımız olan 1-2 bölge olduğunu ifade etti. Kendisi de sınırlamaların aşılamamasından dolayı oluşan sorunu anlayışla karşıladı. Beşiktaş’ın sorunu hepimizin sorunu. Bunu kabul ediyoruz. Faizlerden doğan hakkı kazanabilirsek 1-2 transfer yapmak için hazırız. Gidecek olan hiçbir arkadaşımız yok. Bize herhangi bir talep gelmedi. Şu anda bize gelen bir talep yok. Olsa değerlendiririz ama şu anda öyle bir şey yok.”

İşte Ahmet Nur Çebi’nin açıklamaları:

“Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin genel kurulunda bir önceki başkanın ibra edilmemesi var. Onunla ilgili bir açıklama yapmak istiyorum. Beşiktaş önemli bir kurum. 116 yılı geçirmiş bir kulüp. Ayakta kalması, sağlıklı yürümesi hem spor kamuoyu hem de Beşiktaşlılar açısından çok önemli. Bir önceki dönemde 10 milyon TL kâr eden bir kulübün, bir sonraki dönemde 307 milyon zarar etmiş olmasının ibra edilmemesi gerektiğini biliyoruz. Bir yerler yönetiyorsanız basiretli olmanız gerekiyor. Beşiktaş’ın ortağı olduğu Futbol A.Ş.’nin yapmış olduğu zararın irdelenmesi gerektiği yönünde bir karar alındı. Daha sonra da bilindiği üzere Futbol A.Ş.’nin kurulunda oy birliğiyle ibra edilmeme kararı çıktı. Biz camiayı yönetiyoruz. Onların talepleri doğrultusunda burayı yönetmemiz gerekiyor. Onların da ibra edilmemesi konusunda baskı ve talebi olduğunu söylemek istiyorum.

Bahsi geçen tarihler arasında yönetim kuruluna baktığımızda; Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin ana kalemini futbolcu, transfer ücretleri kâr ve zararları oluşturuyor. Bunların hiçbirinin Futbol A.Ş. yönetiminin önüne gelmediğini ve onların imzalarının olmadığını gördük. Alınan kararların da çok önem ifade etmeyen kararlar olduğunu gördük. Buradan yola çıkarak; içinde olmadıkları, atmadıkları imzalardan sorumlu tutulamazlar. Görülen şu ki, Futbol A.Ş.’yi taahhüt altına sokan edimlerde başkanın imzasının olduğunu, onun bu konuda hesap vermesi gerektiğini ifade ettik. İbra edilmemek dünyanın sonu değildir. Başkan da çıkar kendini aklayabilir. Kendisinin de bu hususta gereğin yapacağına inanıyorum.

Hukuki süreç başlamıştır. İbra edilseniz de edilmeseniz de bu süreç var. Diğer konuda mevcut yeni yönetim kurulunun tartışıldığını görüyorum. Kendimin neden orada olmadığı sorularını medyada görüyorum. Buna da açıklık getireyim. Tek başına burayı idare etmek kolay değil. Yoğunluk olursa hata yaparsınız. Ben kuvvetler ayrılığından yanayım. Özellikle muhalefet olmalı. Ben Beşiktaş’ın başında olacağım, hem çalacağım hem oynayacağım. Ben hesap sorabilir miyim, orada benim isteklerim varsa oradaki kişi dur diyebilmeli. Teamüllere aykırı gelebilir ama yasal bir tutumdur. Buraya seçilen arkadaşlarımızın 3 tanesi benim yol arkadaşlarım, futboldan sorumlu arkadaşlarım. Bunlardan birinin başkanlık yapmasının sakıncası olduğunu düşünmüyorum. Bugün bunu tartışanlar, sorumluluktan mı kaçıyorsunuz diyenlere; ‘Ben Beşiktaş başkanıyım ve bütün borçlarından sorumluyum’. Futbol A.Ş.’nin içinde olmadığım zaman sorumluluk almadığım anlamına gelmez. Beşiktaş’ın vergi ve SGK borçları Futbol A.Ş.’den daha fazla. 6 ayda bir bunları halletmeniz gerekiyor. Oradaki borç ve sıkıntı Beşiktaş Kulübü’nün borcunun yanında solda sıfır kalır. Beşiktaş için kendimizi feda etmeye geldik. Hiçbir şeyden kaçtığımız yok. Kuvvetler ayrılığı; birilerinin benim kararlarıma muhalefet edebilmesi, benim de onlardan hesap sorabilmem, benim yöneticilik tarzımdır. Futbol A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi olmayan arkadaşlar, geçmişte transfer komitesi başkanlığı yaptı. Futbol ile ilgili kararlarda başkandan her türlü imzayı aldılar. Neden o sorgular yapılmadı. Asıl bunu sorgulamak gerekiyor. Beşiktaş’ın ağır bir yükü var. Maddi manevi, idari her türlü sorununu çözmek için yola devam ediyorum. Sabır gösterildiği takdirde kısa süre özlenen Beşiktaş’a kavuşacağız. Çok güzel bir Beşiktaş ile kendilerini bir araya getireceğiz.

VAR ile ilgili müracaatlarımızı yaptık. Biz de herkes gibi biliyoruz; futbol ile ilgili kararların mahkeme edileceği yer Tahkim Kurulu’dur. Ancak tahkime gidebilmeniz için önce müracaatınızı federasyona yapacaksınız. Tahkim, ‘Oradan cevap aldıktan sonra gelebilirsin’ diyor. Biz o yolu aşamıyoruz. Tahkim hakkımızın elimizden alınmaması gerekiyor. Yönetim kurulunun kararının tarafımıza belirtilmesini bekliyoruz. Biz de alacağımız cevaba göre tahkim hakkımızı kullanmak istiyoruz.

Bir yeri yönetiyorsanız basiretli olmak zorundasınız. Gelişigüzel hareket edemezsiniz. Önümüzü görmek, planlanmak gerekiyor. TFF’nin limitleri aşan takımlara uygulayacağı cezaları biliyoruz, ağır cezalar. Ben burada kumar oynayıp, Beşiktaş’ı sıkıntıya atacak bir durumda kendimi görmüyorum. Kurallara uymak zorundayız. Limitleri aştığım halde alacağı puan silme cezaları, benim Beşiktaş’a layık gördüğüm şeyler değil. Kurallara uymak zorundayız. Ben önümdeki rakamlara ve kurallara göre kulübü yönetmeye çalışıyorum. Bizim bu konuda müracaatımız var. Sizin bize tanıdığınız limitlerde o tarihlerde faizler yüzde 20’lerdeyse ve şimdi 15’lere, 13’lere düştüyse o hakkı bize vermenizi istiyoruz. Faiz indirimlerinin gündeme alınacağı ifade edildi. Daha sonra ikisi birden kaldırıldı. Ya hep ya hiç diye bir şey olmaz. Kulüpler zor durumda. TFF’nin aldığı karar saygı duyuyorum. Herkes içine gireceği ceketi giymeli. Biz bu konuda müracaat ettik. ‘Değerlendiriyoruz’ diyorlar. 31’inde transfer bitecek. Bizim için zor durum. Beşiktaş’ın bu hale gelmesinden kaynaklanan sorunlar. 307 milyon zarar yazılmamış olsaydı, takımın ihtiyacı olan transferleri yapmış olacaktık. Bu bizim için ızdırap, ilgili kişilerin gelip, hesap vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

Cenk Tosun gündeme geldi. Beşiktaş’ın sevdiği bir futbolcudur. Beşiktaş’a ekonomik katkı sağlayarak giden oyuncudur. Katkıları için teşekkür ediyorum. Onun satışında da ben vardım. Ancak sorunlar, netleşmemesi federasyonun ağır hareket etmesinden kaynaklanıyor. Biz Cenk’e bir cevap vermedik. Federasyondan bir cevap alana kadar Cenk başka bir yere giderse çok üzülürüz. Faizler düşerse çok çok rahatlarız. En azından 1-2 oyuncu gelecek. 25-30 milyon TL olacağını düşünüyorum. O da 6 ay için iyi bir rakam. Önümüzü açar.

Yüz yüze iletişim doğru, ama Beşiktaş’ta bir kamuoyu var. Bunların kamuya açıklanmasını ifade edeyim. Biz şeffaf, açık, katılımcı olacağız. Paylaşımcılığı tercih ettiğimiz de ortada. Kendileri, tam yaptık, diyorlar, ama ben eksikleri olduğunu düşünüyorum. Ben 2’nci başkanken bana raporların ulaşmadığını söylediğimde başkana verdiğini söylemişti. Ben aynı zamanda genel sekreter, 2’nci başkana verilmesi gerektiğini söyledim. Eksik yapılan bu icraatın Beşiktaş’a faydası olmadığını düşünüyorum. Bir şeyi yazıp çizmek yeterli değildir. Feyyaz Bey’in şu fikrine katılmıyoruz. Oturacağız, yüz yüze konuşacağız. Bana, sizinle birlikte hareket edeceğiz, dedi, bu beni çok sevindirdi. Gelin Beşiktaş’ı omuz omuza idare edelim. Şu anda yaşanan olaylarda rahatsız olamasınlar. Bu tartışmalara Beşiktaş’ın lehine devam edeceğiz. Bunların üstünü örtüp, birbirimiz nazik davranma zamanlarını geçtik. Biz bir savaşın içindeyiz. Sadece Beşiktaş için kavga ederek yolumuza devam etmemiz gerekiyor.

Denetleme kurulunu dışarıda işi gücü olan inşalar oluşturuluyor. Bu denetleme bu kadar kolay bir iş değil. Biz kurula haklı olabilirsiniz dedik, önünüze konan rakamlara göre raporları sunuyorsunuz. Müsaade ederseniz biz size bir ekip oluşturalım. Siz de onlarla beraber çalışın. Denetlemenin doğru olup olmadığını denetleyin. Daha sonra da Beşiktaş genel kuruluna arz edin. Bu konuda mutabakata varıldı. Bir firma ile görüşmelerde sona geldik. Benim de içinde olduğum dönemin incelenmesinden memnun olacağım. İbra edilmedikleri için üzülmeye gerek yok. Çekinecek bir şey yok. Düdük çaldı, maç başladı, çıkıp herkes kendini aklasın.” (SKOR)