SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Günay Güvenç: Kızımı göremem diye ölümden korkmaya başladım

Günay Güvenç: Kızımı göremem diye ölümden korkmaya başladım

Süper Lig ekiplerinden Gaziantep FK kalecisi Günay Güvenç, kariyerindeki özel anları ve hedeflerini anlattı. Günay verdiği samimi röportajda, ''Kızım doğduktan sonra uçağa binerken bile korkmaya başladım. Eskiden ölümden korkmuyordum, ölümden çok korkmaya başladım'' ifadelerini kullandı.

Gaziantep Futbol Kulübü’nün başarılı file bekçisi Günay Güvenç, kırmızı siyahlı takımda adeta küllerinden yeniden doğdu. Süper Lig ekibi Gaziantep F.K. ile 2 yıl daha sözleşme imzalayan başarılı eldiven Günay Güvenç, geçmişten geleceğe nasıl bir Günay olduğunu anlattı.

Yardımsever bir karakteri olduğundan bahseden Günay, aynı zamanda yaşadığı korkuları Sporx’e verdiği röportajda dile getirdi. Arkadaşlık ve aile olmanın farklı kavramlar olduğunu anlatan Günay, genç kaleci adaylarına da tavsiyelerde bulunarak; “Çok çalışın ve pes etmeyin” dedi.

‘DİREKT BİR İNSANIM, DEDİKODU YAPMAM’

“Kendimi çok iyi tanıyan, çok duygulu bir kişiyim. Duygularını gösteren bir kişiyim. Nerede zayıf noktalarım var, nerede güçlü noktalarım var bilen bir kişiyim. Açık biriyim. Ağzına geleni söyleyen biriyim. İnsanların arkasından konuşmayı sevmem. Direkt bir insanım ve yardım sever biriyim. İnsanlara yardım etmeyi seviyorum”

‘MENAJERİMDEN AYRILDIM GELDİM’

“Gaziantep’e gelirken 1 senelik kontrat imzalamıştım, zaten benim geliş dönemim biraz farklıydı. Çünkü menajerlerle biraz sorun yaşamıştım ve sonra menajerimden ayrıldım; buraya geldim imzayı attım. Sonra şampiyon olduk. Zaten gelmeden önceden Başkan Adil Konukoğlu ile konuştuğumda buraya yüzde 100 şampiyon olmak için geliyorum demiştim; sonra şampiyon olduk. Süper Lig’e çıkıp çıkmayacağımızla alakalı da konuşuyorduk. Öncesinde. sezon bittikten sonra başkanla bir konuşma yaptık. Ama hep bir sıcak bağ vardı benimle yöneticiler arasında. Sonra sezon bitti Almanya’ya gittim 2 3 hafta her şeyden uzak kaldım. Ailem ve çocuğum için zamana ihtiyacım vardı. Sonra hızlandı her şey. 3 4 günde anlaşma sağladık ve Gaziantep’e geldim 2 senelik kontrat imzaladım. Benim önceliğim tabiki burada kalmaktı. Bunu herkes biliyordu ama futbolda da ne olacağı belli olmuyor. Onu da herkese söylemiştim. İki tarafta mutlu oldu ve güzel bir anlaşma oldu”

‘FUTBOL BENiM iÇiN HER ŞEY’

“Futbol benim için her şey. Ben hep böyle vurguluyorum bu konuyu. Futbol her şey ama aile ekstra daha önemli. Özel hayatımız bile futbola bağlı. Hatta bir antrenmanda bile kötü oynadığın zaman o gün huzurlu geçmiyor. Bir futbolcunun bildiği bir şey bu. Mutluluğumuz, huzurumuz, maddi ve manevi anlamda futbolda nasılsan özel hayatında o kadar mutlusun. Ben maç kaybedince mutlu olamıyorum. O bile aile hayatımı etkiliyor. Futbol benim için her şey ama ben biraz futbol hastasıyım. Hiç kimse bunu bilmiyor belki. Her maçı izleyen özellikle Türkiye’de ikinci ligleri bile bilen bir kişiyim. Evimizde iki tane televizyon var. Kupa maçlarını bile izleyen biriyim. Futbolu çok seviyorum. Özellikle kaleciliği. Eşim de bu denli futbola bağlı olmamdan zaman zaman rahatsız olabiliyor tabii”

‘ÇOK YETENEKLİ KALECİ GURUBUMUZ VAR’

“Kaleci olabilmek için başta önce inanmak, çok çalışmak ve bir an olsa dahi pes etmemek gerekiyor. Kendine inanmak şart. Bir seviyeye ulaşmak için; Türkiye’de özellikle bir şey almak için bir şey vermek lazım. Ben hep şöyle derim; bazı kaleciler şansım yok diyor, kaleci pozisyonunda şans çok önemli. Topun kaleciyi sevmesi lazım. Ama tabii bekleyip de şans bana gelsin diye olmuyor. Biraz da kendi içinden şansa doğru yürümek lazım. Türkiye’de alt ligleri izlediğim için özellikle, çok yetenekli bir kaleci gurubumuz olduğunu söyleyebilirim.

‘SADECE YETENEK DE YETMEYEBİLİR’

“Türkiye’de sadece yetenek ile olmuyor, maddi konular da çok önemli. Ailelerin durumlarını bilmiyoruz, antrenörlerin durumlarını bilmiyoruz. Çocuğu nereye kadar geliştirebilir. Çünkü kalecinin bir süreden sonra, seviye atlaması lazım. Aile, bunlara izin veriyor mu, durumları nedir bilmiyoruz tabii ki. Benim tavsiyem onlara, pes etmesinler. İsteyen bir yol bulur, istemeyen bir sebep bulur. İstesinler bir yol bulurlar, ben de genel anlamda bana yazan kaleci kardeşlerime yardım etme konusunda da, hep ettim, edeceğim de. Eldiven olsun, krampon olsun. Yardımsever biriyim. İnansınlar ve pes etmesinler. Allah’ın izniyle herkes hak ettiği yere gelir”

‘ÇOCUĞUMU DÜŞÜNEREK HAREKET EDiYORUM’

“Yaklaşık 12-13 senedir ailemden uzağım. Annemden, babamdan, ablamdan… Yaklaşık 1,5 senedir de kendi ailem oldu. Küçük kızım oldu. Almanya’ya gittiğim zaman arkadaşlarımın da en nefret ettiği konu onlara az zaman ayırmam oluyor, doğal olarak ailemle çok zaman geçiriyorum. Bütün gücümü ailemden alıyorum. Tabii ki bunu yaz tatilinde kısa, bir kış tatilinde doya doya yaşayabiliyorum. Ondan sonra yine Türkiye’ye dönüyorum. Sadece Elazığ’da amcamlar ve dayımlar var, başka da ailemle görüştüğüm sadece telefonla oluyor. Bir de kendi çocuğum ve eşim burada; özlüyorum onları. Herkes benim nasıl bir aile aşkına sahip olduğumu biliyor. Futbolun getirdiği zorluklar bunlar. Gurbette yaşıyorum burada”

‘MASA TENİSİNDE RAKİP TANIMAM’

“Yüzmeyi çok seviyorum. Hayatım boyunca playstation oynadığımı hatırlamıyorum. O kadar futbolu seven biriyim ama bu oyunu denedim, oynayamıyorum. Bilgisayar önünde duran biri değilim. Masa tenisi çok iyi oynarım. Masa tenisinde beni bilen biliyor. Gezmeyi severim. Her zaman yaptığım özel bir şey yok. Hep futbolla ilgili birşey çıkıyor zaten hayatımda”

‘KORKULARIM BAŞLADI’

“Ben kızım doğmadan önce hiç bir korkuyla yaşamıyordum. Sıfır korkuydu. Uçağa bindiğimde bazılarının fobileri var ben diyordum nasıl fobi olabilir. Kızım doğduktan sonra her şey değişti. Araba kullanırken, telefonu elime almaktan korkmaya başladım ondan önce alırdım telefonu elime veya arabanın bir yeri ile oynardım. Şimdi hep çocuğumu düşünerek hareket ediyorum. Uçağa binerken bile korkmaya başladım. Eskiden ölümden korkmuyordum, ölümden korkmaya başladım. Yaşlılıktan bile korkmaya başladım. İlginç şeyler oldu hayatımda. Aileme bir şey olursa en çok endişe ettiğim şeyler bunlar. Herkes sağlıklı olsun diye dua ediyorum. En çok korkutan beni onlar”

‘HER ŞEYİ VERİRİM ARKADAŞLIKLARI OLUŞMADI’

“Takımda beni tanıyan da çok biliyor; fazla arkadaşlık kuran bir oyuncuda değilim. İçli dışlı olamıyorum herkesle. Gerçek bir arkadaş benim için daha önemli. Öncelikle ailelerimiz birbiriyle tanışması lazım. Uzun vadede konuştuğum kişiyi tanımam lazım. Şu an bile sürekli görüştüğüm 5-6 arkadaşım var. Ben elimi ateşe koyacağım insanlarla arkadaşlık yapıyorum. Tabii ki takımda görüştüğüm insanlar iyi diyalog kurduğum arkadaşlar var. Kenan Özer ve Alin Tosca ile diyaloğum iyi. Onları tanımaya çalışıyorum. Ailelerimiz de görüşmeye başladı. Ama her şeyi veririm arkadaşlıkları oluşmadı. Özellikle Gaziantep’te. Takımın yarısı değişti zaten herkesi yeniden tanımaya başlıyoruz. Herkesle iyi anlaşan biriyim. Ben yıpratıcı bir şeyim de yoktu. Ortamları bozma gibi bir karakterim de yok. Yapıcı olan bir insanım. Bir iki kişi tartıştığı zaman onları barıştırma konusunda böyle şeylerle ilgilenen insanım ben”

‘GERÇEK HİKAYELERİ SEVİYORUM’

“Gerçek hayattan filme aktarılan filmleri seviyorum. Genelde aksiyon filmlerini seviyorum. Duygusal filmlerinden de hoşlanıyorum. Geçen bir Alman filmi izledim. Film çok izliyorum. Brad Pit’in filmlerini seviyorum. Denzel Washington’un tüm filmlerini izlerim”

‘FUTBOLCU OLMASAYDIM’

“Futbol olmasaydım öğretmen tarzında biri olurdum. İnsanları bir şey öğretmek, bir şeyi düzeltmek için çok emek sarfeden biriyimdir. Kızıma yürümeyi öğretene kadar çok zaman harcadım ama hiç bıkmadım. Özel hayatımda da böyleyim, yardımseverim. Sabırlı biriyim. Özel kurslar verirdim heralde. Spordan komple koparmıydım ama bilmiyorum. Tenisi çok severdim belki o sektöre geçerdim. Aktif olmayı sevdiğim için bu işlerin içinde olabilirdim”

‘HAYATIMDA UNUTULMAYANLAR ARASINDA’

“Göztepe ile oynadığımız play off finali vardı. Final maçından sonra 2 ay hala o maçı izliyordum. Şampiyon olduğumuz zaman annem babam ben ailem hepimizin o sahada olması çok farklıydı. Beşiktaş ile oynadığım Galatasaray maçı. Orada bir hata yapmıştım. O maç da benim hayatımda unutulmayanlar arasında. Atmosferi seyirci anlamında da çok farklı olan bir maçtı. Olimpiyat Stadı’nda oynamıştık o maçı. Hata yapmıştım ancak sonrasında çevirmiştik çok değişik bir duygu olmuştu. Geçtiğimiz sene Gaziantep F.K.’da play off finali yine futbol hayatımda unutulmayanlar arasındaydı”

‘İTALYA’DA OYNAMAK İSTERİM’

“İngiltere’de oynamayı çok istiyordum. Ama orada tanıdığım herkes yaşamak için çok kötü bir yer diyor. Ama futbol ülkesi. Stattaki atmosferden her şey belli oluyor zaten. Almanya’da oynamayı düşünürdüm. Ama tabii ki İtalya Ligi hep içimde farklı birşeyler getiriyor bana. Futbola olan tutkuları Türkiye’de olduğu gibi sevdiğini bırakmamak gibi bir şey. İtalya’da Inter’de oynamak isterdim”

‘KIRALY, COUPET VE NEUER’

“Macaristan Milli Takım kalecisi Kiraly, hep eşofman giyerdi. Ben, onun sayesinde kaleci oldu. Evde eşofmanı giyiniyordum sağa sola atlıyordum. Kafamı bir kazısam her taraf dikiş zaten görürsünüz. Sonra Fransa Milli takımına Coupet geldi. Ona baktığım zaman kendimi görüyordum. Yürüşüyü bakışı falan değişik… Tabii benim idolüm Neuer, o başka bir seviye”

‘BİZİ YALNIZ BIRAKMASINLAR’

“Gaziantep için 10 bin taraftar az. Süper Lig’de olan tek kulübüz şehirde. Stadımız güzel. Şehir dışında olması biraz etkileyebilir. Bütün imkanlar var. Gaziantepspor’dan dolayıda bir kopukluk olabilir. Ben eskiden Gaziantep’in maçlarını izlediğim zaman stat müthişti. Futbol şehri bir yerdi burası. Biz kopanları tekrar birleştirmeye başladık. İlk başta çok az geliyorlardı ama sonradan artık herkes sahiplenmeye başladı. Başakşehir maçında 10 kişi kalmasaydık belkide taraftarımızla birlikte en az 1 puan alırdık. Kapasite var Gaziantep’te. Stadımız dolabilir. Herkesi buradan davet ediyorum. Onlara güzel futbol izlettirmek için herşeyi yapmaya çalışıyoruz. Bizi yalnız bırakmasınlar”