SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kaderine razı oldu

Fatih Terim'in zor günler için takımına uygulattığı üçlü defans, PSG maçının ilk 15 dakikası için uygundu. Rakip birkaç pozisyona girse de kendisi çok da sıkmadan oynadı, yürüye yürüye geldi. Galatasaray'ın öncelikli hedefi belli ki güçlü rakibini yavaşlatmaktı. Kısa boyu ve güçsüz fiziğiyle Emre Mor'un ileri uçta oynaması yüzünden, hücum anlamında beklentiler de sıfırlamıştı üstüne üstlük.

Dakikalar ilerledikçe ‘Bermuda Şeytan Üçgeni'ni andıran Neymar-İcardi-Mbappe, Galatasaray'ın çaresizliğini ispatlarcasına yüklenmeye başladı ve sarı-kırmızılıların uyuklamasını fırsat bilip golü de attılar. Zaten bu saatten sonra ne üçlü defans kaldı ne de takım uyumu. Fatih Terim kulübede, taraftarlar tribünde çıldırmaya başladı. Galatasaray çekildiğiyle kalsa iyi pozisyon da üretemiyordu.

Bir de bunların yanına her maçı kurtaran Muslera da çaresiz kalınca ilk yarı 2-0 bitti. Galatasaray ikinci yarının hemen başında Neymar'ın attığı gol sonrası Real Madrid maçındaki gibi farkı korumaya çalışan bir görüntüye büründü ama başarılı olamadı, kaderine razı oldu. NE Fatih Terim'in bazı futbolculara güveni kalmış ne de oyuncular bunu umursuyor. Sürekli olarak Muslera da dahil olmak üzere birçok oyuncuya kızan Terim'in yapacak bir şeyi yok; o da takımı gibi çaresiz. Zaten bu kadar kötü oynayan bir takımın Avrupa'da yoluna devam etmesi hayaldi. Sakatlanan Seri oyundan çıkarken Terim ile diyaloğu neden başarısız olunduğunun özetiydi. Fatih Hoca'nın psikolojisi hiç iyi değil. Takım üzerindeki etkisi de kalmamış.

MADEM Paris'teyiz, ünlü Fransız diplomat Talleyrand'ın meşhur sözüyle yazımızı bitirelim: “Süngülerle çok şey yapabilirsiniz ama üstüne oturamazsınız.”

Yazarın Diğer Yazıları