SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Spor yazarlarından Fenerbahçe Gençlerbirliği maçı değerlendirilmesi

Süper Lig'in 14. hafta açılış maçında Fenerbahçe evinde ağırladığı Gençlerbirliği'ni 5-2'lik skorla mağlup etti. Spor medyasının önde gelen kalemleri maçı yorumladı.

Ali Ece, Hoca özüne dönünce... - Fanatik || Yanal, hatasından döndü ve taraftar baskısıyla tekrar ‘Yanal Futbolu’na döndü: Fenerbahçe, 3 gol kaydettiği ilk 45’te bu sezon bir lig maçının ilk yarısında ilk kez bu kadar çok sayıda şut çekti. Yanal, “Fenerbahçe savunma yapmaz, yaptırır” diyordu ya zaten stoperler değişse de Fenerbahçe gol yiyor. İzmir’de Castro’dan yediği golün benzerini Sio’dan yediler.
Sio, Castro’dan çok daha sert vurdu ama asıl benzerlik önünde Serdar, Sadık artı Gustavo varken vuruş açısı verilmesi. Fenerbahçe taraftarı, takım yediğinin iki katını attıktan sonra bunların üzerinde durmuyor, onlar için istatistik kadar estetik de önemli. Misal Gustavo ve Ferdi’nin golleri estetik açıdan hangisi daha etkileyici diye yarışacak cinsten.
Vedat ise attığı 2. golde adeta ekmeği taştan çıkardı. Sakatlığını atlatmamış olmasına rağmen sekeni inatla takip etti, yere yatarak topu faulsüz aldı, kalktığı gibi usta bir dokunuşla golü yazdı: Tam bir oyun karakteri gücü farkını sahaya yansıttı.
Deniz Çoban, Sorunsuz yönetim - Fanatik || Ligin genç ve bu tür maçlar için tecrübesiz hakemi Ali Şansalan başarılı bir maç çıkarttı. Faullerde ve kartlarda doğruluk oranı yüksekti. 12’de Muriç penaltı bekledi. Penaltı değildi, hem de ofsayttaydı. 23’te beraberlik golünde, Isla ofsaytta değildi. Rakip pası kesmek için bilinçli temas etti. 26’da Kruse’nin golünde hakem yanılmadı. Değişen kurallara göre gol olan pozisyon öncesi ele temas eden toplar ihlal sayılıyor.
Tartışmalar sonlandı Haftalardır dile getirilen bir iddia var. “Fenerbahçe maç kazanırsa, o maçın hakemi cezalandırılıyor ve sonraki hafta maç verilmiyor!” deniliyor. Bu iddiaya katılmadığımı daha önce ifade etmiştim. Şansalan’ın sorunsuz maç yönetmesi bu tartışmayı da sonlandıracaktır. Çünkü sorunsuz yönetiminin ödülü olarak haftaya büyük olasılıkla MHK ona tekrar maç verecektir.
Ercan Taner, Kadıköy’de farklı gece - Sözcü || Yıllar çabuk geçiyor. Ersun Yanal'ın resmen damgasını vurduğu dönemin Gençlerbirliği takımı, tam bir ekol olmuştu. Avrupa'da bile Blackburn ve Sporting Lizbon gibi takımları sahadan sildiği yıllar bir anda hafızamda tekrar canlandı. Ya Fenerbahçe'nin Yanal döneminde, çok erken ilan ettiği şampiyonluk? Büyük başarıydı. Futbolda mazi çok önemlidir. Hep gurur duyarsınız, başarılarla. Gerçekler ise bugünün içinde saklıdır. Şimdi nasıl oynuyorsunuz? Oyun sisteminiz gelişti mi? Geri mi gittiniz? Yoksa, kadro bu, oyun bu, gerçeği mi sahaya yansıyor?
Kakıköy’de ilk Gençlerbirliği atağı golle sonuçlanınca, maça 1-0 yenik başladı Fenerbahçe. Şampiyonluk mücadalesi veren bir takımın, kendi evinde başladığı maçta, rakibine, en az 15 dakika nefes aldırmaması lazım. G.Birliği’nin, Fenerbahçe'nin birinci bölgesine yaptığı prese çare bulamaması, normal bir vaka değildi doğrusu. Ama yenilen gol, rüzgârı Fenerbahçe lehine döndürdü. Hücumda kanatları iyi kullanınca, en büyük koz ortaya çıkıyor ev sahibinde: Vedat Muriqi. Maça yenik başlamanın şokunu atlatmak kolay değildir, bunu başardı Fenerbahçe. Geçmişteki Yanal oyun stilinden örnekler çoğalırsa, yokuş aşağı, freni boşalmış kamyon örneği, tutamazsınız Fenerbahçe'yi.
Mehmet Ali Sabuncu, Bu sefer oynadı kazandı - Fanatik || Kadro seçimi ve alınan sonuçlardan sonra Ersun Yanal, Zanka yerine Sadık ile maça başladı. Hamza hoca ile kendine gelmeye çalışan Gençlerbirliği ise Kadıköy’e puan için geldi. 3’te Rodrigues topla kale önünde buluştu, şutunda Ertaç’tan dönen topa kötü vurdu. 8’de defansın hatasından yararlanan Sio sert vurdu, ve durum 0-1 oldu, Kadıköy sustu. 15’te bir metre mesafeden önce Muriç, ardından Rodrigues topu kaleye atamayınca gol kaçtı. Beraberlik 23’te geldi. İsla ile başlayan atakta Kosovalı golcü kafayla golü attı: 1-1. 32’de Gustavo’nun uzaktan füzesi ligin en şık gollerinden biri oldu: 2-1. 39’da Muriç kendi yarattığı pozisyonda farkı 3’e çıkarttı, devre bu sonuçla bitti.
68’de Muriç’in ince pasıyla pozisyona giren Kruse’nin şutu cılızdı. 74’te Ferdi’nin uzaktan şutunda oluşan gol, Trabzonlu Hami gibi baldırdan kuvvet alarak attığı golleri hatırlattı: 4-1. 78’de Stancu’nun uzaktan şutu farkı 2’ye indirdi: 4-2. 85’te Rodrigues’in pasında Kruse maçı bitiren golü attı: 5-2. Alınan sonuç geçen haftalarda yapılan tüm eleştirilere bir anlamda cevap niteliğindeydi. Gençlerbirliği takım halinde mücadele etti, ama gücü yetmedi.
Mehmet Demirkol, Şampiyonluk için kalite artmalı - Fanatik || Fenerbahçe’nin sıkıntı yaşadığı bütün maçlarda temel sorun şut kalitesiydi. Dün bunun üstesinden belli oranda gelebildikleri için yenik başladıkları maçta rahat ettiler. Eğer şampiyonluk mücadelesi vereceklerse bu sorunu ortadan kaldırarak verecekler. Kruse’nin 27. şut denemesinde nihayet golü bulması bir başlangıç olacaksa misal. Ya da Rodrigues akıl almaz şansları daha az harcayacaksa. Bu tabloda ligde kaleyi bulan 2 şutundan 2 gol çıkarabilen Ferdi Kadıoğlu’nun artık en azından krizde ilk oyuna girecekler listenin başına geçmesi şart. Hem şut kalitesi üst seviyede hem de 3. bölgede oyunu okuyabilme içgüdüsü çok parlak. Fenerbahçe dün kale önünde biraz etkili olduğunda yediğinden fazlasını atabileceğini gösterdi.
Maçın starı: Muriç. Attığı 2 gol de birinci sınıf santrfor işi. Kafa vuruşu mükemmel. Eşitliği sağlama peşindeyken bu kadar bitirici ve ustaca bir vuruş yapmak için sağlam bir zihin lazım. 2. goldeki takibi, soğukkanlı bir vuruşla yaptığı gol mükemmel.
Kısa mesaj: Taraftar yıldız istemez. Ferdi gibi genç oyuncu da ister. Altyapıdan parlak performans da ister. 20 yıldır takımda oynayan efsane de ister. Brezilya görmüş yıldız da ister. Ozan gibi yeniden doğan da ister. Kadro mühendisliğinin bir boyutu da taraftarın duygusal bağlar kurabileceği bir çeşitlilik oluşturmak.
Lemi Çelik, Vedat Muriqi fark yarattı - Sözcü || Fenerbahçe’yi evinde farklı galibiyete götüren en önemli etkenlerden birinin Başkan Ali Koç ve yönetimi olduğunu söylemem gerekiyor. Bir de bunların yanında camianın coşkusu, zor koşullarda bile olsa tribünlerdeki taraftarların takımı yalnız bırakmayıp desteklemesinin, oyuncuların performanslarını maksimum düzeye çıkardığını da ekleyebilirim. Takım olarak oyun disiplini ve taktik disiplini elbette kolay değil. Fenerbahçe neleri iyi yaptı diye bakacak olursak;
1-Muriqi’li ve Muriqi'siz Fenerbahçe arasında çok büyük fark var. Tıpkı Burak Yılmazlı ve Yılmazsız Beşiktaş gibi… Muriqi olduğu zaman Fenerbahçe'nin hücum gücü neredeyse % 80 artıyor. Hem golcülüğü hem kolektif oyuna uyum sağlaması hem saha içerisinde vermiş olduğu mücadele takımı da tribünleri de ateşliyor. Vedat'ın bu hırsı tüm arkadaşlarına da yansıyor.
2-Fenerbahçe kanatları çok iyi kullandı. Soldan Hasan Ali ve Rodriguez sağdan Isla ile yapılan ortalarla hava hâkimiyeti olan Vedat iyi beslendi. Kanat akınlarından goller bulundu. Bu da kapalı defansları açmak için en önemli silahlardan birisiydi.
Şampiyonluk için iyi bir kadroya sahip olsa da Fenerbahçe'nin 18 iyi oyuncuya ihtiyacı var. Vedat'ın sakatlığı sonrası gol sıkıntısı çekmesi bir ders olmalı. Mutlaka yedek bir golcü alınmalı. Hatta iyi bir orta saha ve stoper kısacası Fenerbahçe'nin 3 tane yıldız düzeyinde oyuncuya ihtiyacı var. Bunlar alınırsa Fenerbahçe şampiyonluğun en büyük favorisi olur. Yoksa sakatlıklar başa dert açabilir. Benden söylemesi…
Serdar Ali Çelikler, 4-2-3-1'e dönünce şutlar girince - Habertürk ||14. dakikada Sio golü attıktan 1 dakika sonra sevdiğim bir Fenerbahçeli dostuma şu mesajı attım: "Yine ilk gelen pozisyonda ilk şutta gol yersen, Garry yüzde yüz pozisyonda golü atamazsa; sonra hem Vedat hem de Garry boş kalelere atamıyorsa hoca buna ne yapacak?" O da "haklısın" diye cevap verdi. Şimdi negatifleri söyleyeyim:
Zanka büyük takım stoperi değil. Öne çıkan takımda oynayamıyor. Sadık iyi bir Fenerli ve yürekli bir oyuncu ancak Stancu'nun golünde de görüldüğü gibi göbekten delinebiliyor savunma. Devre arası kaliteli bir stoper ya da hem sol bek hem stoper oynayabilecek (Ah Kolarov Ah)bir isim şart. Muhakkak golcü bir oyuncu transferi yapılmalı. Sağ ön olabilir, 2. santrfor olabilir ama golcü mutlak şart.
Gelelim pozitif taraflara: Vedat Muric'i pamuklara sarıp sarmalamak lazım. Hafta içi kupa maçında hem Vedat hem de Ferdi'yi oynayıp ritim kazandıran Ersun Yanal'ın doğru yaptığı ortaya çıktı. Ferdi Kadıoğlu'nun 3-1 iken beklenmeden 45'de oyuna girmesi önemlidir. "Çözülmüş maçlarda" iyi oynuyor bu genç adam. Bence Max Kruse'nin yapması gereken gol vuruşlarını cesaretle yapıyor. Çözülmemiş maçlar ve sıkıntılı skorlarda da sorumluluk alırsa daha büyük bir yıldız olma adımları atar.
Ersun Yanal, uzun bir aradan sonra hem Max hem de Vedat geldiğinden olsa gerek 4-2-3-1'e döndü. Emre ve Gustavo ikilisi ile iyi alan boşalttılar. Önde Vedat olduğunda ve Garry'nin "arkaya kaçma tehdidi sürdüğünde Max'ın savunma eksikliği hissedilmiyor. Keşke Vedat ve Max yokken 10 numara pozisyonunda Gustavo ya da Ferdi denenip 4-2-3-1 devam ettirilseydi. 4-3-3'de sol iç oynayan ve 8 olmak zorunda olan Emre bu görevi yapamamıştı. Bir daha böyle bir durumda Yanal'ın dizilişi değiştirmeyeceğini düşünüyorum.