SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kadıköy’de farklı gece

Yıllar çabuk geçiyor. Ersun Yanal'ın resmen damgasını vurduğu dönemin Gençlerbirliği takımı, tam bir ekol olmuştu. Avrupa'da bile Blackburn ve Sporting Lizbon gibi takımları sahadan sildiği yıllar bir anda hafızamda tekrar canlandı. Ya Fenerbahçe'nin Yanal döneminde, çok erken ilan ettiği şampiyonluk? Büyük başarıydı…

Futbolda mazi çok önemlidir. Hep gurur duyarsınız, başarılarla. Gerçekler ise bugünün içinde saklıdır. Şimdi nasıl oynuyorsunuz? Oyun sisteminiz gelişti mi? Geri mi gittiniz? Yoksa, kadro bu, oyun bu, gerçeği mi sahaya yansıyor?

Kakıköy’de ilk Gençlerbirliği atağı golle sonuçlanınca, maça 1-0 yenik başladı Fenerbahçe. Şampiyonluk mücadalesi veren bir takımın, kendi evinde başladığı maçta, rakibine, en az 15 dakika nefes aldırmaması lazım.

G.Birliği’nin, Fenerbahçe'nin birinci bölgesine yaptığı prese çare bulamaması, normal bir vaka değildi doğrusu. Ama yenilen gol, rüzgârı Fenerbahçe lehine döndürdü. Hücumda kanatları iyi kullanınca, en büyük koz ortaya çıkıyor ev sahibinde: Vedat Muriqi.

Maça yenik başlamanın şokunu atlatmak kolay değildir, bunu başardı Fenerbahçe.

Geçmişteki Yanal oyun stilinden örnekler çoğalırsa, yokuş aşağı, freni boşalmış kamyon örneği, tutamazsınız Fenerbahçe'yi.

Maçın önemli bölümü, dünya ağır sıklet boks şampiyonunun, rakibini ringde iplere yaslayıp, perişan etmesi gibiydi.

Ferdi’nin mükemmel gol vuruşuna verilecek en güzel yanıt ayağa kalkıp alkışlamak… Bravo.

Evinizde yediğiniz gollere gelince… Bu oyun, rahatlık ve ben kazandım duygularını asla kabul etmez.

Yazarın Diğer Yazıları