SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Real Madrid Galatasaray maçını spor yazarları yorumladı

Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'de deplasmanda Real Madrid'e 6-0 yenildiği karşılaşmayı spor yazarları değerlendirdi.

Şampiyonlar Ligi A Grubu'nda Galatasaray'ın Santiago Bernabeu'da Real Madrid'e 6-0 mağlup olduğu karşılaşmayı spor yazarları yorumladı.
Beceriksizler ordusu! - Bahadır Çokişler (Sözcü)| Biz Türkler, Galatasaray'a öyle bir yük yükledik ki ‘Avrupa Fatihi' diyerek büyük bir sorumluluğun altına soktuk. Oyuncuların kalbinin içine vatan sevgisini yüklediğimizi düşündük. Camiasını seven öyle bir taraftarı vardı ki neredeyse futbolcuların ceketini tutan bir baba, yemeğini önüne koyan bir ana, yollarını gözleyen bir sevgili olmuştu.
Dün Real Madrid karşısında izlemek zorunda kaldığımız Galatasaray'ın ilk 11'inde ne yazık ki yerli oyuncumuz yoktu. Hâlbuki UEFA Kupası'nı kaldıran o kadroda ruhuyla oynayan 4 yabancı vardı. Onlar da içimizden biri gibi oynamıştı.
Futbolculuk amatörler için eğlencedir, profesyoneller için ise iş ama ne kadar zevkli olursa olsun ağır iştir. 18 yaşındaki bir çocuk Galatasaray'a 7 dakikada 2 gol atabiliyorsa sanırım hocasının ona güvenini boşa çıkarmamış oluyordur.
Galatasaraylı futbolcular, ikinci şans tanınan aslında ilk şansı kötüye kullanan oyuncular topluluğu gibiydiler. Defansın kademe hataları, evlere şenlik oyun düzeni, sahada ne yaptığı belli olmayan futbolcu grubu… Bir de yalnız adam Fatih Terim. İlk yarı skoru 4-0'a gelince açıkçası Türk bir gazeteci olarak dehşete kapıldım.
Mağlubiyeti kabullenmiş, sahada adım atmaya hali olmayan oyuncularla ne yapabilirdi ki Galatasaray? Kiminin ekmeği bayat, kiminin ise pırlantası ufak işte… Onların Ramos'u, Varane'ı, Marcelo'su, Hazard'ı, Kroos'u, Benzema'sına karşı futbollarıyla, saçları kadar ilgilenmeyen Babel'i, Lemina'sı, Luyindama'sı ile mücadele etmeye çalıştı.
Hezimet bağıra bağıra geldi, daha kötü bile olabilirdi. Hocam, ocak ayına kadar bekleme lüksünüz var mı? Bu oynattığınız futbolla tabuttaki Zidane'ı bile kurtardınız.
Terim kepengi kapatıyor! - Mehmet Demirkol (Sözcü)| Terim büyük bir kızgınlıkla ‘Bazılarına son şanslarını verdik’ dedikten 3 hafta sonra Beşiktaş maçındaki ilk 11’i Belhanda dışında sahaya sürdü. Ve maç 14 dakikada 3-0’a geldi... Terim, Türk Futbol Devrimi’nin bayraktarlığını yapmış bir devrimciydi.Maalesef kepengi de o kapatıyor.
Halbuki 2000 yılından bu yana Real Madrid’i Bayern ve Juve’den sonra Avrupa en çok yenen 3. takım Galatasaray. Maalesef dün 70’lerden hatırladığımız bir futbol kederiyle sahadaydı.Kabul etmek lazım ki, skor çok daha ağır olabilirdi.
Günahkârlar ordusu - Şansal Büyüka (Milliyet) | Salı akşamından beri karşımda iki televizyon Şampiyonlar Ligi maçlarını izliyorum. Özellikle Borussia Dortmund-Inter, Chelsea-Ajax maçlarında gözlerim “faltaşı” gibi açıldı, adeta ekrana yapıştım. Şunu kabul edelim; bu takımların oynadığı “futbol”sa, bizim takımlar başka bir şey oynuyorlar. Yok bizim oynadığımız “futbol”sa, demek ki, Avrupa takımları “Uzay Çağı”na geçmişler.
Diyeceksiniz ki “Bizim takımların tamamı da yabancı oyunculardan kurulu... Avrupalısı, Asyalısı, Afrikalısı... Ne ararsanız var.” Bu doğru... O zaman biz yabancıların ya “posa”sını alıyoruz ya da çok kısa sürede adamları kendimize benzetiyoruz.
Bir ihtimal daha var; hocalarımız günümüzün gelişen, değişen antrenman yöntemlerinin, bilimsel gerçeklerinin gerisinde kalıyorlar. Maalesef Türk futbolunda böyle bir gerçek var. Öyle ya, adamlar bizden daha hızlı, bizden daha çabuk, bizden daha disiplinli... Hadi, kalite daha fazla parayla ilgili... Ama çabuk olmanın, hızlı olmanın, takım disiplinine uymanın parayla ne ilgisi var? Teknik adamların en azından bunu başarması gerekmiyor mu?
Bir ülke futbolu bu kadar sevip, futbola bu kadar yatırım yapıp, bu kadar “ızdırap” çeker mi? Maalesef biz çekiyoruz, Türkiye çekiyor. Ama kabul edelim ki, ektiğimizi biçiyoruz, attığımız yanlış adımların faturasını ödüyoruz.
Görürsünüz, “annemizin ligi” başlar, her şeyi unuturuz. “Penaltıyı vermedin. Operasyon var, örgüt var” diye gene birbirimize gireriz, tek kelime futbol konuşup tartışmayız. Kısır bir galibiyetle her şeyi unuturuz. Kazandıysak, ne oynuyoruz, ne yapıyoruz, bakmayız bile...
Bu ülkede daha geçen hafta kalesinde tam 10 gol tehlikesi yaşayan takım, maçı kazandı diye haftanın takımı ilan edilmedi mi? Bu ülkede bir galibiyet bütün ayıpları örtüyorsa, oyunun kalitesi hiç öne geçemiyor ve gelişemiyorsa olacağı budur...
TFF’siyle, kulüp BAŞKAN’ları ve YÖNETİCİ’leriyle, takımlarına gelişme sağlayamayan HOCA’larıyla, emekliliği gelmiş uzatmaları oynayan FUTBOLCU’larıyla, daha fazlasını istemeyen, talep etmeyen, sorgulamayan SEYİRCİ’siyle, gerçekleri yazıp söyleyemeyen, sadece eleştirip hakaret eden, ancak alternatif üretmeyen MEDYA’sıyla, Türk futbolunun içinde hepimiz “GÜNAHKÂRLAR ORDUSU”nun mensuplarıyız. Bu ordu, bu kafayla, bu yapıyla maç kazanamaz. Olsa olsa böyle bozguna uğrar.
Hayal satarak bu kadar - Yasin Yıldırım (Sözcü) | Tarihin en kötü Galatasaray'ı desem az kalır. Facia geliyordu ama gerçekler halının altına süpürülünce balon Real Madrid maçında patladı.
Türk olmayan takımları yenmek için kurulmuş, Avrupa Fatihi Galatasaray'dan, Avrupa'da bırakın galibiyeti golü unutan Galatasaray'a… İlk yarı 4 yiyip ikinci yarıda fark açılmasın diye oynayan bir takım izledik dün. Bu utanç da bize yetti.
Kral çıplak demek için çocuk masumiyeti taşımanıza gerek yok. Biraz cesaret yeter. Kral da İmparator da çıplak hem de çırılçıplak. İKI sezondur kötü oynayan, hele bu yıl tanınmaz halde olan bir Galatasaray izliyoruz. Suçlu kim? Hoca hariç herkes.
Geçen sezon tarihin en kolay grubundan çıkamayıp golcüyü bahane eden Fatih Terim, bu sene de sanki kendi bu takımı kurmamış, antrene etmemiş gibi devre arasını işaret etmeye başlamıştı. “Hayalim Şampiyonlar Ligi kupası” diyen Terim'in takımı iki maç kala Şampiyonlar Ligi'ne dün veda etti. Hayal sata sata, geçmişin mirası da tükendi.
Bir söz de futbolculara… Bu kadar ruhsuz ve umursamaz olmaya hakkınız yok. Maç günü 8-0'lık Liverpool-Beşiktaş maçına gönderme yapan Babel, emin ol Beşiktaş o maçta dünkü Galatasaray kadar ezilmemişti.
Galatasaray vazgeçmiş! - Erman Özgür (Fanatik) | Formsuz olabilirsin, kötü bir gününde yakalanabilirsin, şans yanında olmayabilir falan neyse ama bunların tamamının yanında bir de niyetin yoksa 15 dakikada 3, bir devrede 4 gol yediğin bir maç olabilir.
Marcelo’nun 2 asisti, Rodrygo’nun attığı gollerin yanında yaptığı asist futbol adına iyi işlerdi ama ne olursa olsun tepki vermeyen hatta maç daha başlamadan direnmeye niyeti olmayan bir Galatasaray vardı sahada. İkinci yarıda da bu görüntü değişmedi.
Farka rağmen gol arayan Rodrygo ve Benzema ile bulan Real Madrid, dostluk maçı oynar gibi sahada dolaşan Galatasaray’dı. Sonuçta Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nden vazgeçmiş görüntüsünün karşılığı bir skorla maçı tamamladı.
Kısa mesaj: Yabancı kuralı sayesinde Türk oyuncuların daha çok yurt dışında oynayıp kulüplerimiz için de Avrupa’da başarı getireceğine inanan arkadaşlar... Galatasaray sahaya Türk oyuncu olmadan çıktı.