SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Spor yazarları Kayserispor Fenerbahçe maçı için ne dedi?

Süper Lig'in 10. haftasında Fenerbahçe liderlik için gittiği Kayseri'de 1-0 mağlup oldu. Umut Bulut'un tek golüyle kazanan Kayserispor sarı lacivertlileri eli boş gönderdi. Spor yazarları bir çok tartışmalı pozisyonun da yaşandığı mücadeleyi değerlendirdi.

Kayseri'de soğuk duş! (Ercan Taner-Sözcü) ---------- GEÇEN hafta evinde 5 gol atan Fenerbahçe, maç önü hesaplarda 4 puanlı lig sonuncusu Kayserispor karşısında kâğıt üzerinde kesin favoriydi. Nasıl olmasın? Ligde toplamda son 6 deplasman maçında 4 galibiyet alan, ligin en çok şut atan ve topa en fazla sahip olan takımı olan Fenerbahçe maça çok iyi başlayamadı.
Kayserispor’un ligin bu bölümüne kadar galibiyeti yoktu. Çok adamla kendi yarı sahasında kalan Kayserispor karşısında Moses’ın direkten dönen füzesi ve Rodrigues’in şutu, kapanan takıma karşı hücum prensibinin önemli ayrıntısıydı.Kazanırsam yeniden lider olacağım düşüncesi takımı strese sokmuş gibiydi.
Böyle maçlarda golü erken bulamazsanız oyun içi bunalımlar yaşayabilirsiniz, özellikle net pozisyonları değerlendiremezseniz! Bu tip maçlarda, ani ataklarla rakip sizi üzebilir. Fenerbahçe bu tehlikeyi de yaşadı. Fenerbahçe, ilk yarıdan hiç ders çıkartmayınca, Kayserispor maça ortak oldu. SONRASINDA Umut Bulut en sevdiği pozisyonlardan birini yakalayınca affetmedi. Fenerbahçe’nin iki kanadını çok iyi kapatan Kayserispor’a karşı Ersun Yanal’ın mutlaka alternatif üretmesi gerekliydi.
Futbolda haddini bilerek oynarsan, kolay kaybetmezsin derler. Ev sahibi bu felsefeye uydu. Felsefenin yanında direkler de Kayserispor’u korudu. Bazen, olmayınca olmuyor. Kayserispor, haftanın en büyük sürprizine imza attı.
Beklemek işe yaramadı (Mehmet Demirkol-Fanatik) ------- Bülent Uygun’un planı, Mensah’ın merkezde olduğu bir kontratak oyunuydu. Enine ve derinliğe iyi yayılıp Gustavo ve Emre’nin oyunununu yavaşlattılar. Fenerbahçe kontratak tedirginliğinden oyunu hızlandıracak riskleri almadı. Oyuncuların bu yönde birbirlerini uyarışlarını sahada görmek mümkündü.
Temponun düşüklüğü Kayseri savunmasında kopuşlar olmasını engelledi. Kontra sıklığının düşüklüğü Fenerbahçe’yi genelde önde tuttu. Geri koşmadılar pek. Dolayısıyla özellikle duran toplardan sık sık olmasa da net şanslar buldular. Hücumcuların standardı düşük olunca Kayseri’nin direnci arttı. Bu oyun Ersun Yanal’ı beklemeye itti.
Risk almadan bir golle işi çözerim diye düşündü ama Gustavo-Emre planı çalışmadı. Ancak o bekledi. Bu anlaşılabilir bir karardı ama işe yaramadı. Emre, Fenerbahçe’nin en önemli oyuncusu. Fakat onsuz da bir alternatifi değil, temel planı olmak zorunda. Emre bazen, hatta çoğu zaman bu takımın çileği olmalı temeli değil.
Rodrigues çarkıfeleği (Ali Ece-Fanatik) ----------- Rodrigues, Galatasaray’da olduğu gibi Fenerbahçe’de de çarkıfelek tarzı futbolculuğa devam ediyor: Bir maç bingo, diğer maç 0 çekebiliyor! Konyaspor karşısında ligin en iyi açık oyuncusuymuşçasına döktürdü, Kayseri’de Fenerbahçe’nin maçı ilk yarıdan kazanmasına yetecek kadar pozisyonu çok kötü vuruşlarla bozuk para gibi harcadı.
Rodrigues’ten daha dengesiz olan ise şüphesiz hakemlerimiz. İlk yarıda Muriç’e yapılan ve Serdar’ın yaptığı müdahalelerin benzerlerine orta sahada faul çalıyorlar ama ceza alanı içinde olunca üç maymunu oynuyorlar. İkinci yarıda kaleci Altay’ın rakibine diziyle müdahalesi ve Vedat’ın vuruşunu rakibin elle kesmesinde VAR’a bile gitmiyorlar.
Erce Kardeşler yetenekli bir kaleci ama Arda Kardeşler yeteneksiz bir hakem! Fenerbahçe’de ise yeteneklerin istikrar sorunu çözülmeli: Bir maç Rıdvan golü atan oyuncu, diğer maç Frey vuruşu yaparsa ligin galibiyeti olmayan son takımı Kayseri’de altın tepsideki fırsatı kaybedersin. Birkaç tanesi hariç hakemlerimiz maalesef istikrarsızlığı, standartsızlığı ve eyyamcılığı ile kötü anlamda meşhur. Fenerbahçe’nin bu yenilgiyi SADECE hakemle açıklamakla kalmayıp daha çok son vuruş çalışması gerek.
Penaltı yok, sırtına çarptı (Deniz Çoban-Fanatik) ------ Dün akşam oynanan maçta Arda Kardeşler, kritik kararlar vermek zorunda kaldı. Verdiği kararlarda standardı tutturamadı. Sene başında FIFA kokartı takacak olan Kardeşler yönettiği üç büyük maçlarında standardını koruyamıyor, faul ve kart hataları yapıyor ve başarısız maçlar çıkartıyor.
Maçta 3 penaltı beklentisi oldu. Kardeşler penaltı ile ilgili kararlarında yanılmadı. 31’de Serdar’ın ceza sahasında Lopez’le ikili mücadelesinde, Lopez’in kendini kolay yere bıraktığı fikrindeyim. Bu pozisyonda hakemin devam kararı doğruydu. 75’te Tolga’nın ortasında Kayserili oyuncunun koluna çarpan topta da penaltı yoktu ve yine hakemin devam kararı doğruydu.
Bu iki pozisyonda doğru karar veren Kardeşler, Vedat Muriç’in kafasından sonra Kayserili oyuncunun sırtına gelen topuda iyi süzdü. Top kolları yüksekte olan Kayserili oyuncunun sırtından dönmüştü. Buradaki devam kararı da doğruydu. 82’de kaleci Altay’ın Henrique’ye hareketi de kırmızı olmalıydı.
Bu 3 puan çok aranır (Yasin Yıldırım-Sözcü) ------------ FENERBAHÇE’NIN Kayseri maçını gol atamadan kaybetmesinin tek bir nedeni var, beceriksizlik. Deplasman maçları laubaliliği kaldırmaz. İlk yarıda Rodrigues’le başlayan gol kaçırma yarışının bedeli sarı-lacivertliler için çok ağır oldu. Kayseri’de bırakılan 3 puan, bundan önceki 9 haftada yapılan birçok doğruyu da götürdü. Bu kayıp, Antalyaspor mağlubiyeti gibi çok ekstra bir darbe oldu.
Kayseri, Süper Lig’in belki de en kötü takımı. Kağıt üzerinde iyi bir kadrosu, tecrübeli yıldızları var. Ancak saha içinde savruk, birbirine küs gibi oynayan bir takım. Kısacası malzeme iyi ama uyum kötü. İşte o Kayserispor, gollerin de kaçmasıyla ilk defa takım gibi hareket etmeye başladı. Umut’un golünden sonra da birbirine kenetlenerek maçı kazandı. Koca Fenerbahçe’ye bir Adebayor yetti.
FENERBAHÇE, geçen haftaki afili galibiyetin ardından özgüveni yüksek şekilde maça başlamıştı oysa. Kendinden emin, nasıl olsa atarım havasıyla… Aradığı fırsatları da fazlasıyla buldu. Direkten dönen toplar tamam ama Rodrigues’in girdikleri kaçacak cinsten değildi.
Bir sorun da şu. 39 yaşındaki Emre yavaş yavaş düşmeye başladı. İşin kötüsü, o oyundan çıktıktan sonra da ne yaptığını bilmeyen bir Fenerbahçe var. Asıl tehlike burada!