SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Birbirleri için oynayanlar kazandı

Galatasaray ağır oynadı, topu oyuna sokma becerisinde sınıfta kaldı, kazandığı toplarla hızlı çıkamadı, hücum bölgelerinde çoğalamadı, takım halinde organize olamadı. Doğal olarak bütün yük Muslera, Babel ve ileride de Andone'ye kaldı. Kaleyi bulan şut sayısı az olunca yenildi!

Beşiktaş’ın sakatı çoktu ama Gökhan ve Diaby riske girip oynadı, rakibine baskı yaparak top göstermedi, son vuruşları iyi değildi ama genç Umut ile sonuca gitti. Abdullah Avcı oyun sistemini henüz oturtamadı.

Derbiler, futbol bayramı gibidir. Teknik adamlar derbi haftalarında takımlarını farklı hazırlar, futbolcular yediklerine dikkat eder, taraftarlar bu maça özel besteler yapar. Ancak o kadar zevksiz bir derbi izledik ki ne tribünler ne teknik adamlar ne de futbolcular bizleri heyecanlandıramadı. Tribünlerden küfür, teknik adamlardan eksik hamle, futbolculardan ise bol bol yeteneksizlik izledik. Biri kalecisinden topu alıp oyuna sokar, orta sahaya gelemeden kaptırır. Diğeri rakip sahada baskı yapar, topu kapıp cılız şutlarla kaleci çalıştırır. Bu nasıl derbi?

Galatasaray, şut atmayı unuttu! Galatasaray gol sıkıntısı çekiyor, saha içinde kimse sorumluluk almıyor, her oyuncu ayrı telden çalıyor. Ben topu oyuna sokmakta bu kadar zorlanan bir Galatasaray izlememiştim. Daha maçın başında uzun topla çıkan bir Galatasaray hatırlayanınız var mı? Gören de “Fatih Terim'in takım üzerinde etkisi kalmamış” diyecek.

Beşiktaş, rakibine baskı kurunca ilk yarıda 3 kere gole yaklaştı. Morale ihtiyacı olan Abdullah Avcı ve öğrencileri bu kadar eksiğe rağmen Galatasaray'ı aciz duruma düşürmeyi başardı. Burak olsaydı ilk yarıda 2-0 olurdu ama Umut güzel bir gol attı da derbide gol görebildik.

Mete Kalkavan maçın sonucuna etki edecek bir hata yapmadı. Ancak pozisyonlara o kadar yakındı ki futbolcular ona da çalım atmak zorunda kaldılar.

Yazarın Diğer Yazıları