SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe Konyaspor maçını spor yazarları değerlendirdi

Süper Lig'in 9. haftasında Fenerbahçe evinde Konyaspor'u 5-1 mağlup etti. Zorlu mücadelede yaşananları spor yazarları yorumladı.

Çöl rüzgarı Rodrigues - Şansal Büyüka(Milliyet) Fenerbahçe’yi geride kalan maçlarından farklı kılan tek şey; Rodrigues’in Arabistan çöllerindeki toz toprağı üstünden atıp, gerçek kimliğine bürünmesiydi…
Fenerbahçe’nin her golü, her asisti soldan Rodrigues fırtınasının sonucu oldu...Hep söylüyoruz, hızlı hücum yoksa ne yapsanız nafile... Yan pasla, çok pasla, gereksiz pasla rakip ceza alanına gelmeye çalışınca “doğum sancısı“ gibi sıkıntıya giriyor, ter içinde kalıyorsunuz...
Serdar bu ülkenin en iyilerinden birisi ama “camdan adam“ gibi… Çabuk kırılıyor, çabuk tuz - buz oluyor… Bu bakımdan Fenerbahçe Sadık‘ı her şartta hazır ve formda tutmak zorunda…İlk yarıdaki Rodrigues‘i elbette bir tarafa koyuyorum…
Ancak özellikle Ozan Tufan’ın tek kelimeyle “muazzam“ oynadığını söyleyip hakkını teslim etmeliyim, ardından da orta alandaki partneri Gustavo…Fenerbahçe‘nin bu kadrosu elbette 2014‘ün o müthiş kadrosu değil… Buna rağmen maçın çoğu bölümünde Ersun Yanal‘ın ayak seslerini duydum..
Kocaman’ın planını yırtıp attılar - Mehmet Demirkol(Fanatik) Aykut Kocaman’ın, Fenerbahçe stoperlerine baskı yaparak oyuna başlamasını anlayabiliyorum. Sarı- Lacivetliler’in savunmada yapmaya alışkın oldukları sakarlıklara oynadılar. Fenerbahçe’de savunma dörtlüsünün yüzde 100 mevkilerinde oluşu ve Altay’ın iki yan pas gelince topu Muriç’e uzun oynamaktan imtina etmeyişi bu planı taca çıkardı.
Muriç’in topu indirebileceği Moses, Rodrigues ve özellikle Emre’nin varlığı bunu tehditkar bir hücum metoduna çevirdi. Baskıyı geçince Isla ve Hasan Ali’nin de katıldığı, Ozan’ın dinamosu olduğu, kalabalık, iyi yayılan, hızlı top çevirip aralara sızan bir oyun izlettirdiler.
Özellikle Rodrigues’in akıcı ve delici oyunu Aykut Kocaman’ın başını ağrıttı. 2. yarıda değişikliklerini onun koridorunu kapatmak için yaptı. Fenerbahçe, Kocaman’ın planını çok hızlı bir şekilde yırtıp attı.
Kısa mesaj: Geçen hafta kırmızı kart gören Serkan Kırıntılı bütün hafta boyunca konuşuldu. Onun yerine oynayan Ertuğrul her ne kadar zor toplara geldiyse de hiç engel oluşturamadı. Kaleci sadece bir oyuncu değil. Tek başına bir takım.
Herkes kendi yerinde - Yasin yıldırım (Sözcü)Fenerbahçe'de taşlar yerine iyice oturuyor. Sakatların iyileşmesi sonrasında Ersun Yanal’ın elinin ne kadar güçlendiği dünkü Konya maçında net şekilde görüldü. Artık herkes kendi yerinde Fenerbahçe de yerli yerinde.
Defans hattı oturdu, sezon başından beri sağda solda dolaşan Ozan Tufan gerçek bölgesinde. Basıyor, ısırıyor, dikine gidiyor. Gustavo ile birlikte rakibe geçit vermiyor. Gustavo demişken… Bu ligin üzerindeki Brezilyalı futbolcu kalitesini ve klasını her hafta üstüne koyarak gösteriyor.
Maça ön alan baskısıyla başlayan Konyaspor’un direncini kıran ise Rodrigues oldu. Açık alan bulduğunda, süratiyle ve vuruş tekniğiyle kilidi rahatça nasıl açtığını dün gösterdi.
Galatasaray’daki eski günlerinden esintiler sundu. Denizli maçının yıldızı Tolga Ciğerci de Moses’ın dönüşüyle kenara geldi. Dedik ya Ersun Hoca bölgesinde oynayan kimse artık ilk tercih olarak ona şans veriyor.
Vedat Muriqi ile en uçtan presi başlatan Fenerbahçe, Gustavo-Ozan’la zaten ortada çok güçlü. Emre Belözoğlu’nun koşmasına bile gerek kalmıyor.
Süper Lig’in en diri takımlarından Konyaspor’a karşı bu kadar üstün oynamak kolay iş değil. Takım halinde dengeli ve ne yaptığını bilen bir futbol ortaya koyunca da taraftarını mest eden bir Fenerbahçe ortaya çıkıyor.
Kadıköy fantazileri - Ercan Güven(Milliyet) Kadıköy özel bir yer… Bir yanıyla fanteziye müsait, öte yanıyla gerçeği olanca acımasızlığıyla insanın yüzüne çarpmaya hazır bir atmosfer...
Ne çıkarsa bahtına!Oraya gelen takımlar şanslarını deniyorlar… Hatta zorluyorlar. Sıra dışı şeyler peşinde koşuyorlar. Ezberini unutmuşlar da en kolay lokma oluyorlar.Mesela Konyaspor… Beraberliğin bile zor olduğu, gol attığında kilitlenen, topu arkasına geçtiğinde kimsenin geçemediği Anadolu takımı, en büyük kozu savunmayı bir kenara bırakıp gelmiş Kadıköy’e.Cürete bakın; yenecek Fenerbahçe’yi!Tabi herkesin bir Kadıköy hesabı oluyor
Aykut Kocaman da “namım yürüsün” demiş Kadıköy’de… İlk dakikadan itibaren önde basmak, rakip kalede var olmak için güdülemiş takımını. En büyük kozunu görmezden gelmişİşte size fantezi peşindeki bir hocanın intiharı.
Haklı galibiyet - Erman Özgür(Fanatik) Konyaspor’un oyunu dar alana sıkıştıran müdahaleli savunması daha ilk 15 dakikada Rodrigues-Moses ikilisinin çabukluğuna teslim oldu. Bu zaman diliminden 2 gol, bir de direğe çarpan 3 pozisyon çıkarttı Fenerbahçe. Serdar Aziz’in şanssızlığı ile gelen gole rağmen çabuk atak nasıl şekillenir sorusunun cevabı ders niteliğinde bir golle verildi.
Emre-Ozan-Rodrigues ile gelen organizasyondan harika bir gol vuruşu ile maçı garantiye erken aldılar. Muriç, son vuruşları iyi yapsa çok farklı bir skor çıkabilirdi fakat sadece Rodrigues’in al da at pasları boşa gitmiş oldu.
2. yarı Aykut Kocaman’ın hamleleri ile başladı ancak tempo ilk yarıya göre düşük kaldı. Fenerbahçe, her dakika Konyaspor’un gardını yavaş yavaş düşürdü. Gustavo ve Muriç nakavt etti.
Sonuçta Fenerbahçe ilk yarıda oynadığı istekli oyunla maçı çabuk oyuncuları üzerinden çözerek haklı bir galibiyet almayı başardı.
Gecenin sorusu: Kruse olmadan Fenerbahçe orta sahası daha mı iyi? Görünen o ki artık Kruse için Emre sağlıklı olduğu sürece bir forma rekabeti söz konusu.Maçın starıRodrigues maçın zor geçme ihtimalini ortadan kaldıran oyuncuydu. Attığı gol ve asisti ile maça damga vururken, Fenerbahçe’nin sezon boyunca en sıra dışı forvet oyuncusu olabileceğini de hissettirdi.
Kruse'nin yokluğu yeni bir plana dönüştü - Mehmet Özen (Sözcü) Fenerbahçe, Konyaspor karşısında 5-1’lik net bir galibiyet aldı. Özellikle ilk yarıda rakibinin oyuna girmesine neredeyse hiç izin vermeyen ev sahibi, ilk 45 dakikada kale ayırmaksızın 4 gol kaydetti.
Topu önünde isteyen kanat oyuncularına kavuşan Ersun Yanal’ın maça baskın hücumlar yapma planı ile başladığını gördük. Bu planla pozisyonlar bulundu, alışageldiği gibi bu şanslar bazen kale önünde bazen oraya gelemeden harcandı. Ancak terazinin dengesi alışagelmedik bir yerden, çok uzaklardan bozuldu.
İlk yarı kariyerinin en iyi maçlarından birini çıkaran Rodrigues, çok da repertuarında olmayan bir şekilde oyunu ve kilidi açtı. Bu sürpriz, karşılaşmanın tüm hikayesi haline geldi ve maç içi psikolojik avantajını gelgitlere bırakmayan Fenerbahçe 4 uzak şut ile 3 puana uzandı.
Geçtiğimiz haftalarda Fenerbahçe’nin Emre’siz bir plana da ihtiyacı var diye yazmıştım. Dün akşam sahada Emre varken bile Emre’siz bir planın izlerini gördük aslında. Kruse’nin ikamesi olarak -ve acı çektiği yüzünden okunurken- görevi üstlenen 39’luk veteran maçta çok etkin değildi. Buna rağmen sarı lacivertli oyuncuların ofansif kararlarında Kruse’sizlikten kaynaklanan bir noksanlık hissedilmedi.
Bunu sahadakilerin başarısı kadar Alman oyuncunun bugüne kadar ortaya koyduğu standartın vasatlığıyla açıklamak mümkün. Kruse çok kaliteli ve kariyerli bir oyuncu, aynı zamanda çok zeki. Çok eforsuz 5 asist yaptı. Ancak Fenerbahçe’nin, Milli marş söyleme jestlerindense, Kruse’nin fazla kilolarından kurtulmasına, kendine iyi bakmasına ihtiyacı var. Aksi takdirde Fenerbahçe’ye uzun vadeli Kruse’siz bir plan da gerekecek.
Bu orta saha stratejilerinin iki anahtarı ise Gustavo ve Ozan. Onların yanına eklenebilecek Tolga-Tolgay-Emre üçgeniyle Yanal’ın ekibi oyunu geriden kuran değil rakibi bozan ve baskın yapan, uzun toplarda ribaund kovalayan bir kimliğe dönebilir. Ciğerci - Emre değişikliği sonrasında bu sezon görmediğimiz bir Fenerbahçe kıskacı izledik. Yanal özellikle skor avantajlı senaryolar için cebine bir plan daha ekledi. Bu 3 puan kadar değerli.
Şimdi onlar düşünsün - Sercan Hamzaoğlu (Sözcü)Fenerbahçe, dün Konyaspor karşısında oynadığı etkili futbol ve farklı galibiyetle rakiplerinin birbiriyle oynayacağı haftada rahat bir nefes aldı. Maçın en etkili mesajını teknik direktör Ersun Yanal verdi. Haftalardır eksik kadroyla çalışan, ideal 11’ini oluşturamayan Yanal, özellikle kanat forvetleri takıma geldiğinde neler yapabileceğini tüm kesimlere gösterdi. Rodrigues’in sakatlıktan sonra hazır hale gelmesi, Moses’in takıma dönmesiyle Yanal, vadettiği hücum futbolunu taraftarlara sundu.
Fenerbahçe’yi dünkü maçta tek eleştireceğimiz nokta ise 45-70 arasıydı. Bu bölümde oyundan düşüp kontrol rakibe verildi ama bu da normaldi. Karşında ligin en diri takımı vardı ve ikinci yarıya bir tepki vererek çıkmaları normaldi. Ancak burada da devreye Ersun Yanal girdi. Oyundan düşen takımına hemen müdahele etti ve Tolga Ciğerci hamlesi yaptı. Tolga’nın oyuna girmesiyle orta saha üstünlüğünü tekrar aldı Fenerbahçe ve iki müthiş golle farka koştu. Fenerbahçe iyi oynamadığı 20-25 dakikalık bölümde bile rakibine tek bir net fırsat vermedi. Bu çok çok önemli bir detay.
Dikkati çekti mi bilmem ama Fenerbahçeli futbolcuların Golden sonraki sevinçleri görülmeye değer. Her Golden sonra bir bütün olan takımda Ozan Tufan’ın Ersun Yanal’a koşması başta yan kulübe olmak üzere birçok mesaj içeriyordu. Gustavo da attığı akıl dolu Golden sonra yedek kulübesinin önüne büyük bir hırsla gelmesi, kaptan Emre’nin bu gole sevinci günün en iyi kareledi.
Sonuç olarak Fenerbahçe hedefledi şampiyonluğa emin adımlarla ilerliyor. Şimdi şampiyonluk yolundaki en büyük rakipleri Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor ve Başakşehir birbirileriyle oynayacakları haftada ne yapacaklarını düşünsünler. Fenerbahçeliler de çaylarını, kahvelerini alıp haftayı keyifli bir şekilde bu maçları izlesinler. Kısaca Fenerbahçe rakiplerine mesajı verdi, “Şimdi onlar düşünsün”...