SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Galatasaray Sivasspor

Süper Lig'in 8. haftasında Galatasaray sahasında Sivasspor'u 3-2 mağlup etti. Zorlu mücadelede yaşananları spor yazarları yorumladı.

Süper Lig'in 8. haftasında Galatasaray sahasında Sivasspor'u 3-2 mağlup etti.Süper Lig 8. hafta açılış maçıyla ilgili başlıca kaleme alınan yazılardan derlemeler şöyle ...
Aslan hala karma takım / Mehmet Demirkol (Fanatik) Galatasaray hâlâ karma bir takım. Takım olma sürecinin çok çok başında gibi. Dün sahaya çıkan takımda birbirini tamamlayan herhangi bir ikiliden bahsetmek mümkün değil. Grup sadece bireysel büyük işlerle yürüyebiliyor.
Bu kadrodunun başında Pep veya Klopp da dahil herhangi başka hoca olsa ve bu oyun oynansa tribünler çoktan, ‘İmparator Fatih Terim’ tezahüratlarına başlamışlardı. Ya hocanın oyunu, oyunculara geçmiyor, uygulayamıyorlar ya da hoca kendisini işine tam veremiyor. Ciddi bir bunalım var.
Kısa mesaj: Galatasaray’da ezberlenmiş bir oyun, şablonlar yok. İyi oyuncuların bireysel işleriyle oyun yürüyor.
Heyecan yaşatmayı seviyorlar / Bahadır Çokişler (Sözcü) FATİH Terim, ayıpladığı oyuncularına, “Maçı da puanları da almak lazım” demişti ya… O Galatasaraylı futbolcular, Sivas karşılaşmanın ikinci yarısında, belki de sezon başından bu yana ilk kez birbirleri için oynadı. Ama kronikleşen sıkıntıları da aşamadı. Konsantrasyonunu 90 dakikaya yayamıyor, kanatlar düzgün işlemiyor.
Ceza sahası içinde final paslarını bir türlü veremiyor. Kaleyi gören topa vuruyor. İyi ki Muslera var. Andone'nin fırsatçılığı, Nzonzi'nin tecrübesi, Ömer'in çabası ve Babel'in iş bitiriciliğini es geçmeyelim. Maçın son anlarında 10 kişilik Sivas, konsantrasyonu bozulan Galatasaray'dan neredeyse puan alacaktı. Sarı-kırmızılı oyuncular taraftarına heyecan yaşatmayı seviyor.
Penaltı kararı doğru / Deniz Çoban (Fanatik) Eli dar olan MHK, Galatasaray’ın sahasında oynadığı son üç maçın ikincisine de Ali Palabıyık’ı atadı. Ali Palabıyık’ın sezona iyi başladığını söyleyemem ama dünkü maça iyi başladı. Oyunun başında doğru düdükler çaldı, kartlarını yerinde kullandı. 41. dakikada Appindangoye, Andone’yi düşürdü, Palabıyık doğru bir penaltı kararı verdi. Kırmızı kart hatalı Ne olduysa bu dakikadan sonra oldu.
Penaltıya kadar hatasız gelen Palabıyık, ilk yarının sonunda Cofie’ye faulün tartışılacağı bir pozisyonda sarı kart çıkarttı. Bu kez 48’de Cofie’ye ikinci sarı kartı göstererek oyundan ihraç etti. Cofie topa vurduktan sonra ayağını yere basacakken, kazara rakibinin topuğuna bastı. Faul doğruydu ama sarı karta gerek yoktu. İki pozisyonda da karta gerek yokken, 2 sarı kartla Cofie kırmızı kart gördü. Bu kart oyunun gidişatını ciddi şekilde etkiledi.
Hoca gürledi, onlar kükredi / Atilla Gökçe (Milliyet) Hafta içinde gürleme... Hafta sonunda kükreme. İlk eylemi yapan kişi Teknik Direktör Fatih Terim. Futbolcularının beklenenin altındaki performansına karşı gürleyerek, sesini yükselterek, kaşlarını çatarak uyarı görevini yapıyor. Arada ocak transferinde yolların ayrılabileceği olasılıklarını da hatırlatarak...Öfkeli bir ses bu. Uyarının en sert hali.
Milli maç arasından lige dönüşte Galatasaray yine Falcao’suz. Mücevher transfer (!), Real Madrid’le yapılacak galaya mı saklanıyor, bilmiyoruz. Taraftarların merakı ve kaygısı da farklı nedenlerle sürüp gidiyor. Neyse ki, Galatasaray dün öfkeden coşkuya geçiyor. Sert ve yüksek sesli uyarı (gürleme) maç başlar başlamaz yerini keyifli bir taşkınlığa ve coşkuya bırakıyor.Eh, bu da aslan kükremesi...
Radamel Falcao mu? Kapalı salonda çalışsın, tedavi olsun, kendinden beklenenleri yapsın. Çıkacak hali varsa da Real Madrid galasına buyursun gelsin. Ötesini kimse merak etmesin artık.Dün geceki Florin Andone, kendini tabelaya yazdırdı. Artık Galatasaray’ın tabelası kolay kolay boş kalmaz, anlayacağınız.
Muslera değil, Misler ha! / Oğuz Dizer (Fanatik) Cillop gibi iki otomobile bakar ve sorar meraklısı ‘yürüyenleri nasıl?’ Sahadaki mükemmel mücadeleye bakınca, gördümki; Terim ve Çalımbay yürüyenleri mükemmel iki pırıl pırıl otomobili sürmüş yarışa. Herkes mücadele ve kazanmaya odaklı olunca, seyri doyumsuz bir heyecan fırtınası çıktı ortaya.
Maçın starı: Muslerayı her hafta ‘star’ ilan etmekten sorumu corner writer değilim ama ilk 20 dakikada 3 mutlak golü kurtarmasa Andone’nin 2 golü neye yarardı? Bravo Muslera, sana da aferin Andone.
Ne değişti? / Yasin Yıldırım (Sözcü) FATIH Terim, Gençlerbirliği maçından sonra formayı savaşanlara vereceğini söylemişti. Sarı-kırmızılı takım mecburi değişiklikleri de hesaba katınca küçük çaplı sürpriz bir kadro ile Sivasspor maçına çıktı. Ne mi değişti? Hiçbir şey!
Çünkü sorun oyuncularda değil, sistemde. Fatih Terim’in kabul etmediği de bu. 45 dakika 10 kişi oynayan Sivasspor karşısında ecel terleri dökerek kazanıyorsan, bir kişi eksik oynayan rakipten iki gol yiyorsan ve senin attığın goller sadece bireysel yeteneklerle geliyorsa şapkanı önüne koymak zorundasın Fatih Hoca. Galatasaray ne yaptığını bilmez halde, ne organize bir atak ne de oyunu rakibine kabul ettirme.
G.SARAY’DA tutan formda da işler daha fazla sarpa sarmıyor. Muslera olmasa Aslan’ın hali duman. Andone’nin müthiş golü ve ardından pozisyon yokken kazandırdığı penaltı, iyi bir golcüye olan özlemin boşa olmadığını gösterdi. Rumen futbolcu defansa gelip yardım etti, pres yaptı, gollerini de attı. Gecenin Galatasaray adına en büyük kazanımı da Andone oldu.
İKINCI yarının başında kırmızı kartı Sivasspor gördü ama sanki Galatasaray on kişi oynadı. Son saniyelerde Yiğidolar’ın kaçan şutu gol olsa başka şeyler konuşurduk.
GERÇEKLERLE yüzleşmeden kötü gidişin durmasını beklemek de hayalcilik olur.