SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ya üç puan, ya üç puan!

Beşiktaş sezonun en kritik maçına çıkıyor ve asla şanssızlıkla bağdaştırılamayacak bir şekilde rakibi Trabzonspor da sezonun en kritik maçına hazırlanıyor. Beşiktaş'ın önündeki en önemli engel de bu. Özellikle Sivasspor deplasmanında kaybedilen üç puan sonrasında Trabzonspor da üç puana kilitlenmiş durumda.

Beşiktaş'ın iç meseleleri de haftaya damga vurunca, sorgulanan Abdullah Avcı; yönetimiyle ve yönetme şekliyle açık açık en ciddi sınavını vermeye hazırlanıyor. Hücum planı 3-2-5 de olsa, Beşiktaş düşe kalka Manchester City'nin oyununu Süper Lig seviyesinde sahaya yansıtmaya çalışsa da Avcı ve öğrencileri henüz 6. haftada bile ortada yatan üç puana erişmek durumunda.

TEK GEÇERLİ PLAN…

Bu yüzden Beşiktaş'tan daha dikine ve daha rakip yarı alanda baskıya dayalı bir oyun beklemekteyim. Bordo-mavililerin savunma merkezindeki zaafiyetlerine baskı uygulamak, bu maç özelinde -ve aslında sadece bu kritik hafta özelinde- Beşiktaş için tek gerçekçi plan olarak göze çarpmakta zira Trabzonspor da Beşiktaş gibi bir oyun oynuyor ve siyah-beyazlıların karşı bir vuruş geliştirmesi şart.

Topla oynama oranlarında yüzde 64 ile ligde yüzde 65'li Fenerbahçe'nin ardından ikinci sırada yer alan Beşiktaş, bu kadar fazla oynadığı topla ne yapacağını henüz çözebilmiş değil! Burada da yukarıda bahsettiğimiz 3-2-5'in zorlukları devreye giriyor. Oyuncuya karşı oldukça talepkar bir sistem olan bu sistem, tüm elemanların birlikte kusursuz ilerlemesini gerektiriyor.

SIKINTISIZ DİŞLİ YOK!

Mesafeler, pozisyonlar, pas istasyonları ve hücum senaryoları kusursuzca çalışması yapının dişlilerini oluşturuyor. Ve Beşiktaş'ın bu kritik dörtlüde sıkıntılı gözükmeyen tek bir dişlisi bile yok. Böyle sorunlu bir ortamda bu maçtan, bu kritik deplasmandan üç puan almak zorunda olan Beşiktaş'ın bunun için belki de farklı bir plana ihtiyacı var.

Gecenin sonunda 6 maçın ardından 5 puanda kalmak şampiyonluk yarışı hedefini şimdilik bir kenara bıraktırır ve takımı başka dertlere sürükler! Bu başka dertlere sürüklenmemek için planın kusursuz işlemesi şart. Hafta içi çıkan haberlerde Avcı'nın “daha dikine bir oyun tercih edeceğinin” altı çiziliyordu.

Ben Avcı'nın Başakşehir maçından sonra basın toplantısında ısrarla ve tüm hakimiyetiyle ikna edici bir şekilde anlattığı oyun yapısından vazgeçeceğini düşünmüyorum ama takımın bazı temel şeyleri çok daha iyi yapabilmesi şart. Mesela iki sekiz numara gibi duran Ljajic ve Dorukhan'ın, rakibin orta saha ve savunma bloğunun arasına ve zaman zaman beklerle stoperlerin arasına efektif bir şekilde sarkması gerekiyor ancak Beşiktaş bunu açık bir şekilde beceremiyor.

Bu noktada en sorunlu parça olarak gözüken geçen sezonun yıldızı Adem Ljajic, Trabzonspor karşısında yok ve formanın Oğuzhan'a gitmesi bekleniyor. Oğuzhan'ın ne yapacağı hem Beşiktaş'ın bu sezonki geleceği hem de Oğuzhan'ın Beşiktaş'taki geleceği açısından çok önemli. Son iki sezondur yokları oynayan Oğuzhan ya tamamen silinecek ya da böylesi kritik bir maçta artık sazı eline alacak.

OĞUZHAN FAKTÖRÜ!

Bunu Oğuzhan'ın kaptanlık sorumluluğu ile de yapması gerekiyor. Takımın kaptanları arasındaki Oğuzhan, formsuzlukla “gamsızlığı” o kadar birleştirdi ki yavaş yavaş ve kimsenin de sorgulamadığı şekilde siliniyor. Maalesef Oğuzhan alıştırdı buna bizi!

Anlayacağınız bir çok noktadan bir geri dönüş anlamına geliyor bu maç ve camianın seçime hazırlandığı bu kaotik dönemde gelecek bir üç puan hem Avcı hem camia hem de oyuncular için bir can simidi olacak. Ve Beşiktaş açısından şanssızlık bu ki Trabzonspor da bu üç puanı çok çok istiyor.

Son yıllardaki gibi keyifli bir Trabzonspor – Beşiktaş maçı bekliyorum. İki hoca kenarda keyif almaktan uzak bir halde olacak orası kesin ama tribünlerdeki taraftarlar ve futbolseverler heyecan dolu bir maç izleyeceklerdir.

Yazarın Diğer Yazıları