SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Dandini dandini dasdana

Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi macerası Club Brugge deplasmanıyla başladı. Fatih Terim'in basın toplantısında söylediği gibi ben de Şampiyonlar Ligi müziğine doyamayanlardanım. İnsanı heyecanlandırıyor, coşturuyor, hayaller kurduruyor. Ancak sarı-kırmızılı takımın oynadığı futbol ise insanı uyutuyor, kendinden bezdiriyor. Temposuz, ritimsiz, iki ileri bir geri. Bu oyun anlayışı ve ortaya konan futbol Şampiyonlar Ligi'nin çok uzağında.

Galatasaray'ın en büyük şansı Club Brugge gibi bir takıma karşı Devler Ligi macerasına başlaması oldu. Atletik ancak yetenekleri kısıtlı Belçika ekibinin bu vasatlığı sayesinde 1 puanı cebine koydu Cimbom.

Sezon başı sorunlar aynen devam ediyor. Yine birbirinden uzak oynayan, kompakt hareket edemeyen bir takım var sahada. Ne iyi savunma yapabiliyor sarı-kırmızılılar ne de kontraya etkili çıkabiliyor. Koca maçta sayabileceğimiz tek pozisyon Babel'in kalecinin üzerine vurduğu şut. O pozisyon da rakip defansın hediyesi oldu. Organize tek bir atak yapamadan maçı bitirdik.

Ritmini bulamayan oyuncu sayısı çok fazla. Marcao ve Luyindama'nın hem tedirgin hem aksayan futbolu bu maçta da devam etti. Lemina, Seri ve Falcao'nun maç eksiği ise bariz şekilde gözüküyor. Zamana ihtiyaçları olduğu aşikar. Feghouli, yeteneklerini Şampiyonlar Ligi seviyesine uymayan oyun temposu yüzünden gösteremiyor. Bir şeyler yapmak isteyen Babel ise destek bulamadığı için sürekli top tutmaya çalışıyor. Diagne'de yaşanan sendrom Falcao'da da yaşanabilir çünkü Galatasaray takımı forvetini besleyemiyor.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Şampiyonlar Ligi'ne 1 puanla başlamak Galatasaray adına en sevindirici şey. Geçen sezon Devler Ligi'nin en az koşan takımı olan sarı-kırmızılılar temposunu yukarılara çekemezse 5 maç daha Şampiyonlar Ligi müziği dinler.

Yazarın Diğer Yazıları