SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Bu yılın konusu da aynı: Bitiricilik

Fenerbahçe ve Trabzonspor geçtiğimiz sezon olduğu gibi Kadıköy'de 1-1 berabere kaldı. Bazen futbolda skor değişmez ama kazanç ve kayıplar değişebilir. Geçen yıl 1 puan kazanan taraf, bu maçta 2 puan kaybetti.

Maça çok yüksek tempoyla başlayıp ilk 15 dakika Trabzonspor'u tamamen oyuna yabancılaştıran bir takım gördük. Fenerbahçe oyunun genelinde parça parça etkili oldu, hem set oyununda, hem geçiş oyununda pozisyon üretmeyi başardı. Ama Ersun Yanal'ın ana oyun planını o “15 dakikaları” uzatmak ve o sekanslarda maçları bitirmek üzerine inşa edeceğini düşünüyorum.

Öncelikle şunu söylemek gerek. Fenerbahçe ligin üçüncü haftası olmasına rağmen, hücumda büyük bir uyumla oynuyor, böyle bakınca hücum dörtlüsü ve arkasındaki ikilinin yeni transferler olduğuna inanmak zor. Uzun yıllar sonra futbol oynamaktan keyif alan bir oyuncu grubu görüyoruz. Bunda bu oyuncuların beraber hazırlık kampı görmesinin payı da büyük.

Takımın güneyinde ise zıt bir durum mevcut. Fenerbahçe öndeki oyuncularının aksine savunma hattını netleştiremedi. Stoper olmayan Jailson, takıma geç katılan Zanka, takıma daha da geç katılan Rami, sakatlıklarına zaman zaman futbol arası veren Serdar'dan bir kurgu henüz çıkmadı. Sadık belli ki olmayan kurgunun bile parçası değil şu an. Bek pozisyonu zaten bölgenin gerçek sahiplerini bekliyor… Durum böyle olunca stoper de oynayabilen Gustavo'yu yakın gelecekte savunmaya pansuman yaparken de görebiliriz. Bu savunma uyumsuzluğu da bir kontra gol yiyip psikolojik avantajı Trabzonspor'a verme ile sonuçlandı. Golde ceza sahasında Trabzonspor'dan 3, Fenerbahçe'den 4 oyuncu olmasına rağmen golü yapabilecek iki oyuncunun bomboş kalması, bu uyumsuzluğu gösteriyor.

Fenerbahçe için kritik bir başka nokta ise bitiricilik. Geçtiğimiz sezon sarı lacivertlilerin iyi oynadığı ve ritm yakalayabileceği anlarda hep ayaklarına bitiricilik dolanmıştı. Forvet hattından başlayan topu içeri atma beceri eksikliği tüm takımı aşağı çekmişti. “Bitiricilik” çok iyi yapılmış bir mantının üzerindeki yoğurt gibi. Mantıyı hazırlamak çok emek istiyor ama yoğurdun tadı kötü olduğunda her şey boşa gidiyor.

Bu yıl transferlerde kağıt üzerinde bitiriciliği yüksek isimlerle anlaşıldı ancak her ne kadar maçın kahramanı Uğurcan Çakır olsa da Fenerbahçeli oyuncuların net gol vuruşları yapmadığını gördük. Maç içinde zaman zaman enerjisini kaybeden Fenerbahçe bu yıl yüksek tempo yapıp pozisyon bulduğu anlarda tabelayı değiştirmek zorunda. Ozan'ın orta sahaya (Tolga'nın da kulübeye) dönmesi bu anlamda da Yanal'ın elini rahatlatacaktır.

Öte yandan maçın başında seyirciyle gelen yoğun baskı ve golün ardından Trabzonspor'un mental olarak ayağa kalkması da bordo mavililer için çok iyi bir sinyal. Yarışacak yetenekleri fazlasıyla var, onlar için farkı yaratacak olan bu mental direnişler olacak. Maç 65'ten sonra Trabzonspor'a yaklaştı ama bordo mavili ekip Abdülkadir Ömür'ün tercihlerini çok aradı.

Yazarın Diğer Yazıları